Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, proje okullarının belirlenmesi ve bu okullara yönetici ve öğretmen atama ve görevlendirmelerinde Milli Eğitim Bakanı’na sınırları belli olmayan, herhangi bir ölçüte dayanmayan çok geniş bir yetki verilmesini Anayasa’ya aykırı bularak Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.
Anımsanacağı gibi Milli Eğitim Bakanlığı’nca, 2015 yılı Haziran ayında Milli Eğitim Bakanlığı Doğrudan Merkez Teşkilatına Bağlı Kurumlara Yönetici Görevlendirilmesine ve Öğretmen Atamasına İlişkin Yönerge yayımlanmıştı.
Yönergede, yönetici olarak görevlendirileceklerde aranacak genel ve özel koşullar ile duyuru ve başvuru koşullarına yer verilmemişti. Yine öğretmen atamalarında duyuruya yer verilmemişti. Ayrıca Yönergenin geçici 1. Maddesinde yer alan “(1) Bu kurumlarda halen görev yapan yönetici ve öğretmenler, bu yönergenin 6 ncı ve 7 nci maddeleri kapsamında görevlendirme/atama yapılmasından itibaren durumlarına uygun eğitim kurumlarına görevlendirilir/atanır” hükmü uyarınca da öğretmen ve yöneticilerin görevden alınmasının yolu açılmıştı.
Yönergede yönetici olarak görevlendirileceklerde aranacak genel ve özel koşullar ile duyuru ve başvuru koşullarına yer verilmediğini yine öğretmen atamalarında duyuruya yer verilmediğini, Yönergenin geçici 1. maddesi uyarınca bu kurumlarda görev yapan yönetici ve öğretmenlerin tamamının başka kurum ve okullara atanmasının yolunun açıldığını gördüğümüzden, iptali istemiyle bir dava açtık, Danıştay İkinci Dairesi E.2016/1125 sayılı kararla yürütmenin durdurulması isteğimizin reddine karar vermişti.
Danıştay İkinci Dairesi’nin bu kararına, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na başvurarak itiraz ettik. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, yönergenin dayanağını oluşturan 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 37. Maddesine 6528 sayılı Kanunla eklenen 9 ve 10. fıkralarının Anayasa’ya aykırı olduğu görüşüne varmış ve iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştur.
Kararda: 652 sayılı KHK’da yapılan değişiklikle Bakana, doğrudan Bakanlık merkez teşkilatına bağlanan kurumları belirleme ve bu kurumlara yapılacak öğretmen atamaları ve yönetici görevlendirmeleri konusunda sınırları belli olmayan, herhangi bir ölçüte dayanmayan çok geniş bir yetki verildiği, yine bu kurumlara yapılacak atamalarda ve görevlendirmelerde 652 sayılı KHK, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve diğer mevzuatın sınavlar ve atamaya ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı kuralına yer verilerek Milli Eğitim Bakanı’na tanınan yetkinin genel ve sınırlarının belirsiz olduğunun açıkça vurgulandığı, bu şekilde Yasama organı tarafından, temel ilkeleri koyulmadan, çerçevesi çizilmeden, sınırsız, belirsiz, geniş bir alanı düzenleme yetkisinin yürütme organının bir parçası olan Milli Eğitim Bakanı’na bırakılmasının, “memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödeneklerinin ve diğer özlük haklarının kanunla düzenlenmesi” gerektiğini öngören Anayasa’nın 128. maddesine, yasama yetkisinin devredilemeyeceğine ilişkin Anayasa’nın 7. maddesine, sonuçta da Anayasa’nın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesine açıkça aykırı olduğu vurgulanmıştır.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun Anayasa Mahkemesi’ne başvurma kararını görmek için tıklayınız.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun kararını görmek için görmek için tıklayınız.










