Liselere Geçiş Sistemi kapsamında yapılacak merkezi sınavlarda sınav güvenliğinin sağlanması, sınav sürecinin adil, şeffaf ve sağlıklı biçimde yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. Eğitim Sen olarak öğrencilerin emeğinin korunmasını, sınavlarda herhangi bir usulsüzlüğe ya da hak kaybına yol açılmamasını önemsiyoruz. Ancak sınav güvenliğini sağlamak amacıyla alınan önlemlerin, eğitim emekçilerinin temel haklarını, kişisel hak ve özgürlüklerini, çalışma alanlarını ve okul ortamının niteliğini zedelememesi gerekir.
Son günlerde bazı okullarda sınav güvenliği gerekçesiyle kamera kurulum çalışmaları yapıldığına, bu kameraların öğretmenler odalarını da kapsadığına ve ses-görüntü kaydı alabildiğine ilişkin bilgiler eğitim emekçileri arasında ciddi kaygılara yol açmıştır. Öğretmenler odaları; öğretmenlerin ders aralarında dinlendiği, mesleki paylaşımda bulunduğu, günlük eğitim süreçlerine ilişkin değerlendirmeler yaptığı çalışma ve dinlenme alanlarıdır. Bu alanların sürekli ya da belirsiz süreli biçimde izlenmesi, sınav güvenliğiyle açıklanamayacak ölçüde hassas bir uygulamadır.
Bu nedenle Millî Eğitim Bakanlığı’nın konuya ilişkin kamuoyunu ve eğitim emekçilerini tatmin edici biçimde bilgilendirmesi zorunludur. Öğretmenler odalarına kamera yerleştirilip yerleştirilmediği, kameraların ses kaydı alıp almadığı, görüntülerin hangi amaçla kullanılacağı, kayıtların kimler tarafından izleneceği, ne kadar süreyle saklanacağı ve sınav dönemi sonrasında kameraların yerinde kalıp kalmayacağı açıkça açıklanmalıdır. Sınav güvenliği gerekçesiyle başlatılan bir uygulamanın, sınav günüyle ve sınavın yapıldığı alanlarla sınırlı olup olmayacağı konusundaki belirsizlik giderilmelidir.
Okullarda alınacak her türlü güvenlik önlemi; hukuka uygun, ölçülü, amaca bağlı ve şeffaf olmalı; eğitim emekçilerinin kişisel hak ve özgürlüklerini kısıtlayan, özel hayatın gizliliğini ve çalışma alanlarının mahremiyetini zedeleyen bir niteliğe bürünmemelidir. Sınav güvenliği, eğitim emekçilerini sürekli gözetim altında tutan, çalışma barışını zedeleyen ya da öğretmenler üzerinde güvensizlik duygusu yaratan uygulamalarla sağlanamaz. Eğitim ortamları, güvenlikçi yaklaşımlarla değil; şeffaflık, güven, mesleki saygınlık ve hukuki güvence temelinde düzenlenmelidir.
Eğitim Sen olarak, sınav güvenliğinin sağlanması ile eğitim emekçilerinin özel hayatının gizliliği, kişisel verilerinin korunması ve çalışma alanlarının mahremiyeti arasında kurulması gereken dengenin önemine dikkat çekiyoruz. Millî Eğitim Bakanlığı’nı, uygulamanın kapsamı, süresi, teknik niteliği ve yasal dayanağı konusunda kamuoyunu açık biçimde bilgilendirmeye; öğretmenler odalarını kapsayan, ses ve görüntü kaydı aldığı belirtilen ya da sınav dönemi sonrasında da devam edeceği anlaşılan uygulamalardan vazgeçmeye çağırıyoruz.
Eğitim emekçilerinin haklarını, mesleki saygınlığını ve çalışma barışını zedeleyecek hiçbir uygulamanın normalleştirilmesine izin vermeyeceğimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz.










