Gençlerimiz Sadece 19 Mayıslarda Hatırlanmayı Değil, Özgür Bir Yaşamı Güvenceli Bir Geleceği Talep Ediyor!

Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışının ve Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcı olarak kabul edilen 19 Mayıs’ın 107. yılını kutluyoruz. Emperyalizme karşı mücadelenin önemli tarihsel simgelerinden biri olan 19 Mayıs, aynı zamanda “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanmasına rağmen, ülkemizde gençler gençliklerini özgürce yaşamaktan çok uzaktır.

Yıllardır 19 Mayıslarda gençlere övgüler dizilmekte, ancak gençlerin karşı karşıya olduğu gerçek sorunlar görmezden gelinmektedir. Bugün gençler; evde, okulda, üniversitede, sokakta ve iş yerlerinde baskıcı, otoriter, ayrımcı ve geleceksizleştirici politikaların hedefi haline getirilmektedir. Tutarlı, demokratik, eşitlikçi ve kamusal bir gençlik politikası geliştirmeyen siyasi iktidar, gençlerin taleplerini yok saymayı sürdürmektedir.

Türkiye’de gençlik; nitelikli eğitim olanaklarından yoksun bırakılmakta, işsizlik, yoksulluk, güvencesizlik, barınma sorunu ve gelecek kaygısıyla baş başa bırakılmaktadır. TÜİK verilerine göre 15-24 yaş arası her altı gençten biri işsizken, her dört gençten biri ne eğitimde ne istihdamda yer almaktadır. Bu tablo, gençlere dayatılan geleceksizliğin ve mevcut politikaların iflasının açık göstergesidir.

Gençler; eğitimde dinselleşme, ırkçı-şoven politikalar, tarikat ve cemaat kuşatması, çeteleşme, uyuşturucu ve şiddet sarmalı içinde yalnız bırakılmaktadır. Özellikle yoksul, işçi ve emekçi ailelerden gelen gençler, eğitim hakkından yeterince yararlanamamakta; işsizlik, yoksulluk ve sosyal adaletsizlik nedeniyle her tür gerici, ayrımcı ve piyasacı politikanın hedefi haline getirilmektedir.

Bugün gençliğin yaşadığı sorunlar, yalnızca bireysel tercihlerle ya da geçici ekonomik krizlerle açıklanamaz. Gençlerin geleceksizliğe, güvencesizliğe ve umutsuzluğa mahkûm edilmesi; eğitimden istihdama, kültürden sosyal yaşama kadar bütün alanları piyasanın, gericiliğin ve otoriterliğin ihtiyaçlarına göre düzenleyen politikaların sonucudur. Gençliği denetim altına almak isteyen anlayış, onların özgür düşünmesini, sorgulamasını, örgütlenmesini ve kendi geleceği üzerinde söz sahibi olmasını engellemeye çalışmaktadır.

 Gençlik Gelecektir, Geleceğimize Sahip Çıkacağız! 

Gençlerin sağlıklı, özgür, yaratıcı ve eşit bireyler olarak gelişebilmesi; onları baskı, itaat ve denetim ilişkileri içinde şekillendirmeye çalışan eğitim politikalarının terk edilmesiyle mümkündür. Gençlerin dünyayı egemenlerin gösterdiği gibi değil; bilimsel, eleştirel, laik, demokratik ve özgür düşünce temelinde kavrayacağı bir eğitim sistemi oluşturulmalıdır.

Türkiye’de farklı kimliklere, inançlara, kültürlere ve anadillerine sahip gençler; eşit, özgür, demokratik ve barış içinde bir ülke mücadelesinin en önemli dinamiklerinden biridir. Gençlerin enerjisini, yaratıcılığını ve emeğini sömüren; onları ucuz iş gücü, sınav nesnesi ya da itaatkâr bireyler olarak gören politikalar son bulmalıdır.

Gençlerin kamusal, bilimsel, laik, demokratik, cinsiyet eşitlikçi ve anadilinde eğitim hakkından eşit ve parasız biçimde yararlanması sağlanmalıdır. Gençler ucuz emek kaynağı olarak değil; hakları, özgürlükleri, söz hakkı ve gelecek beklentileri olan bireyler olarak görülmelidir. İstihdam, iş güvencesi, barınma, beslenme, ulaşım, kültürel yaşama katılım ve onurlu yaşam hakkı güvence altına alınmalıdır.

Eğitim Sen olarak biliyoruz ki gençlerin geleceği, yalnızca gençlerin değil, bütün toplumun geleceğidir. Gençlerin özgürce düşünebildiği, bilimsel bilgiye erişebildiği, kendi kimliği ve anadiliyle var olabildiği, eşit yurttaşlık temelinde yaşam kurabildiği bir ülke ancak örgütlü mücadeleyle mümkündür. Bu nedenle gençlerin söz, karar ve örgütlenme hakkının önündeki tüm engeller kaldırılmalı; üniversitelerden liselere, iş yerlerinden yaşam alanlarına kadar gençlerin demokratik katılım kanalları güçlendirilmelidir.

Eğitim Sen’in ve ülkenin dört bir yanında görev yapan eğitim ve bilim emekçilerinin mücadelesi, aynı zamanda çocuklara ve gençlere onurlu bir gelecek bırakma mücadelesidir. Koşullar ne kadar zor olursa olsun; eşit, özgür, laik, demokratik ve barış içinde bir yaşam mücadelesini çocuklarımız ve gençlerimizle birlikte sürdürmeye devam edeceğiz.

Eğitim Sen olarak, eşit ve özgür bir yaşam ile aydınlık bir gelecek mücadelesinde birlikte yürüdüğümüz bütün gençlerimizin ‘19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyoruz.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu