Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu`nun `YLSY’deki Tazminat Sorunu Kimse Mağdur Edilmeden Çözülmeli ve Kamuoyuna Gerekli Bilgilendirme Yapılmalıdır` başlıklı açıklama metnidir:
Yurtdışına Lisansüstü Öğrenim Görmek Üzere Gönderilecek Adayları Seçme Yerleştirme (YLSY) ile ilgili olarak Milli Eğitim Bakanlığı web sayfasında 13 Ocak`ta ilan edilen sonra da kaldırılan bir duyuru ile çok sayıda YLSY bursiyeri tedirgin edilmiştir.
YLSY kapsamında, üniversitelerin öğretim elemanı ve MEB, MTA, TAGEM, TPAO, SYGM, DSİ, ÇEM, OGM gibi devlet kurumlarının uzman personel ihtiyacının karşılanması amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı`nca verilen resmi burs ile yurtdışına öğrenci gönderilmektedir. Bakanlığın web sayfasında önce yer verilip sonra kaldırılan duyuru ise Maliye Bakanlığı‘nın yurtdışı doktora eğitimini tamamlayamayan öğrencilere çıkarılan borcu mecburi hizmet ile karşılayamayacakları, doktora masraflarının faizi ile geri ödenmesi gerektiğini belirtmiştir.
Yurtdışı doktora eğitimini tamamlayamayan öğrencilerin, yükümlü oldukları tazminat karşılığını mecburi hizmet aracılığıyla gerçekleştirmelerine imkan tanınmaktayken, böyle bir değişikliğin yapılacağının duyurulması çok sayıda kişiyi mağdur edecektir. Şöyle ki doktora eğitimine başlayan bir kişi zaten bu eğitimini başarıyla tamamlamak isteyecektir. Bu eğitimin ailevi, sağlık sorunları gibi nedenlerle tamamlanamaması durumunda ise bu kişilere zorunlu hizmet uygulaması getirilmiştir. Ancak zorunlu hizmet yerine tazminat karşılığının ödenmesi zorunluluğu öğrencilerin üzerinde yeni baskılar oluşturacaktır. Böylelikle Türkiye`deki üniversitelerde ÖYP`li araştırma görevlilerinin maruz kaldığı “senet baskısının” bir örneği de yurt dışındaki öğrencilere yaşatılmış olacaktır.
Halbuki öğrencilerin, yurtdışı doktora öğrenimine yönelik daha kolay karar alabileceği ve tazminat baskısından onları kurtararak doktora eğitimlerine odaklanabilecekleri bir uygulama mevcutken, tazminat baskısının YLSY`nin kendi amacına uygun olmayacağı ve çok sayıda öğrencinin ciddi miktarda borçlarla karşı karşıya kalacağı çok açıktır.
Ayrıca YLSY öğrencilerinin eğitim süreçlerinde de karşılaştıkları çok sayıda sorun bulunmaktadır. Bursların sürekli olarak gecikmeyle ödendiği ve bu nedenle öğrencilerin, kayıtlarını yenileyememe ya da ders kayıtlarını gecikme nedeniyle yapamama gibi sorunlarla karşı karşıya kaldığı da bilinmektedir. Öğrencilere ödenen miktarların düşüklüğü, öğrencileri ek gelir arayışına girmeye zorlamakta ve akademik çalışmalara yeteri zaman ayıramamalarına neden olmaktadır. Bunlarla birlikte en temel sorunlardan bir diğeri ise yurt dışına gönderilenlerin, yurt dışındaki eğitim hayatına başlamalarıyla birlikte özlük hakları tanımlı bir statü elde etmemeleridir. Halbuki YÖK bursiyerleri, gerek özlük hakları bakımından gerekse özlük hakları nedeniyle eşlerinin sağlık güvencesi elde etmeleri açısından çeşitli avantajlarla donatılmaktadır. Bu durum MEB ve YÖK burisyerleri açısından eşitsizlik yaratmakta ve ayrımcılığa neden olmaktadır. Kaldı ki MEB bursiyerlerinin en çok dillendirdikleri sorunlardan birisi de bürokratik işlemlerim çok olması, aciliyet gerektiren işlemlerin dahi aylar sürmesi ve seslerini kimseye duyuramamalarıdır. Dolayısıyla gerek bursiyerlerin emekleri, gerekse harcanan paralar bu belirsizlik içerisinde değersizleştirilmekte, niteliğin geliştirilmesi yönünde ciddi bir planlama yapılmamaktadır.
Eğitim Sen olarak belirtmek isteriz ki MEB`in ve Maliye Bakanlığı`nın tazminat ödeme durumunda olan öğrencilere yönelik tazminat karşılığında mecburi hizmet uygulamasından vazgeçmesi, öğrencilerin karşısına ödeyemeyecekleri oranda borç tutarları çıkaracaktır. Kabul edilemeyecek olan bu durum karşısında Milli Eğitim Bakanlığı`nı yeni mağduriyetler yaratacak bir adımdan dönmeye ve konuyla ilgili açıklama yapmaya davet ediyoruz.











