Fatoş Pınar Türker’e yönelik tehdit, kötü muamele ve işkence iddiaları kabul edilemez, görmezden gelinemez, meşrulaştırılamaz.
Kadınları özel olarak hedef alan şiddet, çıplak arama işkencesi, tehditkâr ifadeler ve yıllardır kamuoyuna yansıyan sayısız örnek bir gerçeği yeniden gözler önüne sermektedir: Çıplak arama, adı ne konulursa konulsun, işkence ve kötü muameledir. Bu uygulama; kadınların bedenini denetim, sindirme ve itaat ettirme aracı olarak kullanan sistematik bir hak ihlalidir. İnsan onuruna, beden dokunulmazlığına ve mahremiyete yönelik açık bir saldırıdır.
Kadınlara yönelik saldırılar sadece gözaltı sırasında değil; evde, iş yerinde, sokakta, okulda, kampüste, yargı süreçlerinde ve kamusal yaşamın her alanında karşımıza çıkmaktadır. Erkek egemen zihniyet, kadınların bedenini, emeğini, sözünü ve iradesini baskı altına almaya çalışmaktadır. Çıplak arama işkencesi de bu zihniyetin en ağır, en onur kırıcı ve en insanlık dışı biçimlerinden biridir.
Hiçbir güvenlik gerekçesi, hiçbir idari uygulama, hiçbir yargı süreci kadınların beden bütünlüğünün ihlal edilmesini meşrulaştıramaz. Kadınları aşağılayan, travmatize eden, iradesini kırmayı hedefleyen ve hak ihlallerini sıradanlaştırmaya çalışan bu insanlık dışı uygulamayı reddediyoruz.
Eğitim Sen olarak; kadınların bedenine, kimliğine, emeğine, söz hakkına ve örgütlü mücadelesine yönelen her türlü saldırının karşısındayız. Çıplak aramaya, kötü muameleye ve işkenceye maruz bırakılan tüm kadınların yanındayız.
Failler hakkında derhal etkin, bağımsız ve tarafsız soruşturma yürütülmeli; sorumlular yargı önüne çıkarılmalı ve cezasızlık politikalarına son verilmelidir.
Sivil ya da kamu görevlisi herkese bir kez daha hatırlatıyoruz: İşkence insanlık suçudur; hiçbir koşulda meşru gösterilemez.
Sessiz kalmıyoruz, normalleştirmiyoruz, kabul etmiyoruz.
Kadınların bedeni, iradesi ve onuru hedef alınamaz!
Çıplak arama işkencedir!










