Eğitim Sen YİBO`ları Daha Önce Defalarca Gündeme Getirip Çözüm Önerisini Sunmuştu…
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Alt Komisyonu‘nun Mardin‘de yaptığı inceleme vesilesiyle ülkemizin ve eğitim sistemimizin kanayan yarası durumundaki YİBO‘lar bir kez daha gündeme gelmiş oldu. Gerek TBMM İnsan Haklarını İnceleme Alt Komisyonu‘nun sorunu dile getirme şekli gerekse de bunun basında yer alma tarzı, sanki YİBO‘lara ilişkin sorunlar ilk kez fark ediliyor, ilk kez dillendiriliyormuş izlenimi vermektedir.
Oysa YİBO‘larla ilgili sorunlar ve çözüm önerileri daha önce defalarca sendikamız tarafından gündeme getirilmiş bulunmaktadır. Sendikamız, 2005 ve 2010 yıllarında gerçekleştirmiş olduğu araştırmalarla, YİBO‘larda yaşanan sorunlara dikkat çekmiş ve çözüm önerilerini dile getirmiştir. 29 Nisan 2010 tarihinde yayınlamış olduğumuz YİBO araştırmamıza ilişkin açıklamamızı bu vesileyle bir kez daha kamuoyuna sunmak istiyoruz.
30.12.2010
YİBO‘larda Yaşanan Sorunlar Acil Çözüm Bekliyor!
Eğitim Sen YİBO‘larda yaşanan sorunları ve alınması gereken önlemleri bir araştırma ile tespit etmiş ve 20 Nisan 2005 tarihinde basına ve kamuoyuna açıklamıştı. O tarihten bu yana Milli Eğitim Bakanlığı sorunların çözümü için herhangi bir adım atmamış, YİBO‘larda yaşanan sorunlar bugünlere kadar artarak gelmiştir.
2009-2010 eğitim öğretim yılı başında; 574 Yatılı İlköğretim Bölge Okulu‘nda (YİBO) 9.908 derslikte, toplam 265 bin 285 öğrenci eğitim görmektedir. 2010 yılı itibariyle YİBO‘larda görev yapan öğretmenlerin sayısı 13.571‘dir.
Yatılı İlköğretim Bölge Okulları, nüfusu az, dağınık, okulu bulunmayan veya ilköğretim hizmetlerinin götürülemediği yerleşim yerlerindeki zorunlu öğrenim çağındaki öğrencilerin parasız yatılı, çevresindeki öğrencilerin gündüzlü olarak eğitim-öğretim gördükleri ilköğretim okullarıdır. Buna göre yatılı ilköğretim kurumlarında okuyan öğrencilerin; barınma, beslenme, tedavi ve ilaç giderlerinin tamamı devlet tarafından karşılanır. Ayrıca, bu öğrencilere kanunda ön görülen miktar kadar da harçlık verilmektedir.
Yatılı ve pansiyonlu ilköğretim okulları; zorunlu eğitim çağındaki (6-14 yaş) öğrencilere eğitim ve barınma imkânları sağlayan eğitim kurumlarıdır.
1942 yılına kadar, köylerde açılmış olan okulların yaklaşık olarak yarısına yakını, üç sınıflı eğitmenli, geri kalanı da beş sınıflı öğretmenli veya öğretmenli-eğitmenli okullardır. Üç sınıflı okullardan da çıkanlara dördüncü ve beşinci sınıflarda okuma imkânı verebilmek için özellikle üç sınıflı okulların çoğunlukta bulundukları bölgelerde pansiyonlu veya pansiyonsuz “Köy Bölge Okulları” açmanın yararlı olacağı düşünülmüştür. Bu okullar, yalnız eğitmenli, öğretmenli veya öğretmenli-eğitmenli olabilmektedir. Bölge okulları Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulması istenilen “Yatılı Mektepleri”nin bir devamıdır.
1958 yılında 19.000 metre karelik bir alan üzerine bölge yatılı erkek okulu olarak inşa edilen, 1959 Mart ayında Afganistan‘dan gelen 9 öğrenciyle yatılı okul olarak eğitime başlayan, 1963-1964 öğretim yılıyla beraber yatılı kız öğrencilerinde alınmasıyla ilk yatılı ilköğretim bölge ve pansiyonlu ilköğretim okullarının temeli Adana, Ceyhan, Mustafabeyli Kasabasında atılmıştır.
1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanununun 25. ve 222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununun 9 uncu maddelerinde nüfusun az ve dağınık olduğu yerlerde, köyler gruplaştırılarak, merkezi durumda olan köylerde ilköğretim bölge okulları ve bunlara bağlı pansiyonlar, gruplaştırmanın mümkün olmadığı yerlerde ise yatılı ilköğretim bölge okullarının açılacağı belirtilmiştir.
Yatılı ilköğretim bölge okulları ve pansiyonlu ilköğretim okulları, 1962 yılında, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununa göre hazırlanan “Bölge okulları Yönetmeliği”nin 1.maddesindeki “Çeşitli sebeplerle henüz bir ilkokul açılmamış olup, birbirine yakın birkaç köyün bulunduğu yerlerde veya evleri ve ev grupları dağınık olan köylerde gündüzlü, yatılı, pansiyonlu bölge okulları açılır” hükmü gereğince plânlanarak açılmaya başlanmıştır.
1997-1998 öğretim yılında sekiz yıllık zorunlu öğretim uygulamasının başlatılması ile birlikte bu okullar daha da önem kazanmış ve sayıları arttırılarak yaygınlaştırılması yoluna gidilmiştir.
Yatılı İlköğretim Bölge Okullarının Yıllara Göre Tarihsel Gelişimi
| YİBO | PİO | |||||||
| Yıllar | Okul Sayısı | Kız | Erkek | Toplam | Okul Sayısı | Kız | Erkek | |
| 2000-2001 | 270 | 27.826 | 87.560 | 115.386 | 237 | 10.009 | 21.621 | |
| 2001-2002 | 282 | 31.728 | 87.395 | 119.123 | 241 | 12.659 | 25.822 | |
| 2002-2003 | 287 | 34.040 | 89.339 | 123.379 | 259 | 14.151 | 29.033 | |
| 2003-2004 | 291 | 35.965 | 84.620 | 120.585 | 275 | 16.451 | 31.218 | |
| 2004-2005 | 301 | 37.807 | 85.586 | 123.393 | 281 | 17.581 | 31.514 | |
| 2005-2006 | 301 | 38.433 | 78.666 | 117.099 | 288 | 17.653 | 29.664 | |
| 2006-2007 | 597 | 58.225 | 107.243 | 165.468 | PİO‘lar YİBO‘ya Dönüştürüldü | |||
| 2007-2008 | 592 | 96.916 | 55.863 | 152.779 | ||||
| 2008-2009 | 589 | 58.222 | 92.108 | 150.330 | ||||
| 2009-2010 | 574 | 119.590 | 145.695 | 265.285 | ||||
Kırsal kesimde okulu bulunmayan, köy ve köy altı yerleşim birimlerinde bulunan çocuklar ile maddi imkânlardan yoksun ailelerin çocuklarının ilköğretim hizmetlerine kavuşturulmasını sağlamak amacıyla açılan yatılı ilköğretim okullarında okuyan çocukların yiyecekleri, giyecekleri, ders kitapları, defterleri, harçlıkları, ders araç ve gereçleri ile her türlü giderleri devlet tarafından karşılanmasına rağmen, YİBO‘larda yaşanan sorunlara bugüne kadar kalıcı çözümler üretilememiştir.
YİBO‘larda eğitim gören öğrenci sayısı 2009-2010 eğitim öğretim yılında ciddi bir artış göstererek, önceki yıllara kıyasla hızlı bir şekilde artmıştır. AKP döneminde ilköğretim okullarının sayısında yaşanan azalma dikkate alındığında, YİBO‘larda öğrenim gören öğrencilerin sayısının artmış olması şaşırtıcı değildir.
Eğitim Sen‘in 2005 yılında ülke çapında yapmış olduğu araşmanın sonuçları ve tespitlerimiz, aradan geçen süre içinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından dikkate alınmamış, YİBO‘lardaki eksikliklerin tamamlanması noktasında yeterince somut adım atılmamıştır.
Öğrencilerin Yaşadığı Sorunlar
- Öğrenciler, öğretmeni rütbeli, kendisini vasıfsız bir asker olarak görmektedir. Yatakhanelerin koğuş olarak adlandırılması, YİBO‘larda askeri mantığın yürütüldüğünü göstermektedir.
- Öğrencilerin derslerinden arta kalan boş zamanlarında, özellikle Cumartesi ve Pazar günleri pansiyonda kalmaları okulların “açık cezaevi” olarak tanımlanmasına yol açmaktadır.
- Yemekhane şartları hijyenik olmayıp, personel yetersizliğinden dolayı öğrencilere temizlik yaptırılmaktadır. Yemekler 6-14 yaşlarınki çocukların dengeli beslenmesi açısından uygun değildir. Öğrenciler derslere yeterince beslenmeden başlamaktadır.
- YİBO‘lara atanan öğretmenlerin rehberlik ve danışmanlık alanlarında yetersiz oldukları görülmüş, öğrencilerin eğitim teknolojilerinden yeterince yararlanamadıkları görülmüştür.
- Özellikle kış şartlarının ağır geçtiği Doğu bölgelerinde öğrenci okul içinde hapis kalmakta, sosyal faaliyetlerde bulunabileceği spor salonu vb yerler bulunmamaktadır.
- YİBO öğrencilerinde fazlaca ezilmişlik psikolojisi vardır. Öğrenciler kendisini değersiz hissetmekte ve ciddi sosyalleşme sorunları yaşamaktadır. Bu psikolojiye sahip öğrenciler kendisini yeterince ifade edememektedir. Dolayısıyla bir özgüven eksikliği bütün öğrencilerde hâkimdir.
- YİBO‘lar Rehberliğe en fazla ihtiyaç duyulan okullar olmasına rağmen birçoğunda rehber öğretmen bulunmamakta ve rehberlik hizmetleri yürütülememektedir.
- YİBO öğrencileri aile özlemi duymakta, birçoğu bu yüzden okuldan kaçmakta, tatillerde okulu erken terk etmekte ve tatil sonrası okula geç gelmektedir. 180 işgünü olan eğitim-öğretim yılı YİBO‘larda 120 iş gününe kadar düşmektedir. Bu durum öğrencilerin başarısını olumsuz etkilemektedir.
- Yurttaki odaların küçük olması nedeniyle odalarda kalan öğrenci sayısı fazladır. Büyük yaştaki öğrenciler ile küçük yaştaki öğrencilerin aynı odalarda kalması çeşitli istismarlara neden olmaktadır.
- Yurtlardaki banyolar yetersizdir ve ortak kullanımlar çeşitli sorunlar yaratmaktadır.
- Küçük öğrenciler günlük temizliklerini tam olarak yapamamaktadırlar. Bu yüzden bitlenme ve uyuz gibi sağlık sorunları yaşanmaktadır.
- Öğrencilerin ailelerinden ayrı olmaları onları psikolojik olarak çok etkilemekte, bu nedenle derslerine yeterince yoğunlaşamamaktadırlar.
- Öğrencilere verilen kırtasiye malzemeleri yetersizdir.
- Öğrenciler velilerine istedikleri zaman ulaşamama sorunu yaşamaktadır.
- Özellikle Türk-İslam sentezi öğrencilere empoze edilmeye çalışılmaktadır.
YİBO‘larda Yaşanan Sorunlar
- Yatılı İlköğretim Bölge Okullarının fiziki şartları yetersizdir.
- Bakım ve onarım işleri yeterince ve zamanında yapılamamaktadır.
- Bazı YİBO‘larda gıda ve giyecek ihalelerinde usulsüzlükler yapılmaktadır. İtaa amirinin ihaleyi onaylamaması ve iptali gibi durumlar yaşanmaktadır.
- Taşıma için araç sayısı yetersizdir, bazı okullarda ise hiç araç yoktur. Araç gereken durumlarda idareciler kendi araçlarıyla öğrencileri hastaneye götürmektedir.
- Birçok YİBO‘da revir ve sağlık personeli bulunmamaktadır.
- Sağlık personeli açığı önemli boyutlardadır. Öğrenciler saatlerce sağlık ocaklarında sıra beklemekte, dersleri aksamaktadır. Öğretmenler çoğu zaman pansuman yapmak, öğrencilere ilaçlarını kullandırmak gibi işlerle uğraşmaktadır. Sağlık personelinin yapması gereken işleri öğretmenler yapmaktadır.
- Bazı okullarda aşçı ve aşçı yardımcısı yoktur. Bu hizmetler asgari ücretle çalışan, temizlik için alınan işçilerden sağlanmaktadır. Çamaşır, bulaşık ve temizlik hizmetleri için hizmet alımı yapılmakta ve ancak öğrenci sayısına verilen ücrete göre işçi alınabilmektedir. Bu işler yemek hazırlamakta, mutfak ve yemekhane temizliği yapmakta, çamaşırhaneye bakmakta ve pansiyonu temizlemektedir.
- Hizmet alımı için yeterli ödenek olmadığından az personel alınmaktadır. Alınan personel asgari ücretle çalıştırıldığından vasıflı değildir.
- Pansiyon bütçesinin geç onaylanması ve ayrılan ödeneklerin zamanında gelmemesi ödemeleri aksatmaktadır.
Öğretmen ve Diğer Çalışanların Sorunları
- Çalışanların yaşadığı sorunların başında mesleki bilgi ve pedagojik formasyon göz önünde bulundurulmadan yapılan gerici kadrolaşma gelmektedir.
- Öğretmenlerin çalışma koşulları ağır olduğu gibi, gündüz derse giren öğretmenlerin ders çıkışında da etüt, nöbet gibi işleri yaptıkları gözlenmektedir.
- Pek çok okulda öğretmenler, yeterince memur ve hizmetli olmaması nedeniyle yapmaları gereken işlerden daha fazlasını yapmak zorunda kalmaktadırlar. Üstelik bu çalışmalar karşılığında fazla mesai ücreti almamaktadırlar.
- YİBO‘larda çalışan öğretmenler 24 saat nöbet tutmalarına rağmen, kendilerine yüklenen sorumluluklar karşısında sadece 6 saatlik ek ders ücreti almaktadırlar.
- Ders bitiminden sonra nöbetçi öğretmenin kılık kıyafet yönetmeliğine uymak zorunda tutulmaktadır.
- İdare ve öğretmen arasında aşırı bir hiyerarşi vardır. Demokratik katılım ve iletişim yoktur. Bu durum öğretmenlerin rahat çalışmasını engellemektedir.
- Okul Personeli görevleri arasında olmayan işlerde çalıştırılmaktadır.
Eğitim Sen‘in YİBO‘larla ilgili çözüm önerileri:
- YİBO‘larda yaşanan sorunların ve istismarların önüne geçebilmek için acil olarak rehber öğretmen, psikolog, psikyatrist atanmalı, sağlık ve yardımcı personel sorunu giderilmelidir.
- Bu okullarda okuyan öğrencilerin sosyal faaliyet yapma imkânları arttırılmalıdır. Sosyal tesis, spor alanları, oyun alanları ve kütüphane gereksinimleri giderilmelidir.
- Öğrencilerin kişisel giderleri için bakanlıkça gönderilen tüm ödenekler günün koşullarına uygun hale getirilmelidir.
- YİBO‘ların fiziksel koşulları iyileştirilmeli, ders araç-gereçleri yeterli düzeye getirilmelidir.
- Yemekler çeşitlendirilmeli ve öğrencilerin günlük beslenme gereksinimlerine göre yeniden düzenlenmelidir,
- Öğrencilerin, aileleri ile özgürce görüşebilmeleri için ücretsiz telefon vb iletişim araçları sağlanmalıdır,
- Tüm çalışanların çalışma koşulları, özlük hakları ve ekonomik durumları düzeltilmelidir.
- YİBO‘larda görevlendirilecek öğretmenler isteğe bağlı olarak ve seçimle atanmalıdır.
- YİBO‘larda görevlendirilecek öğretmenler, en az 10-20 yıl arasında mesleki kıdeme sahip olan öğretmenler arasından seçilmelidir.
- YİBO‘lardaki yöneticilerin deneyimli, alanlarında uzman kişilerden seçilmesi, çeşitli hizmet içi kurslardan geçirilerek okullarla ilgili gerekli bilgi ve beceriye sahip olması sağlanmalıdır.
- Hizmetli ve memurlara çalıştıkları alanlara göre kadro verilmelidir.
- Çalışan personelin fazla mesai ücretleri arttırılmalıdır.
- Okulların bütçesi hazırlanırken, okulların bulunduğu coğrafi bölge, gelişmişlik düzeyi ve yaşanan iklim mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.
- YİBO‘larda çalışan ve lojmanda kalan personelden kira alınmamalı, lojmanlarda kalmayanlara günü koşularına uygun olarak kira yardımı yapılmalıdır.
- Okul yöneticileri ve öğretmenler arasındaki iletişim kanalları açık tutulmalıdır.
- Pansiyonlu İlköğretim Okullarına hizmet aracı verilmelidir.
- YİBO‘larda çalışan öğretmenlerin maaşları, yaptıkları işin niteliği göz önünde bulundurularak daha fazla olmalıdır.
- YİBO‘lara okullaşma açısından birer ara formül olarak geliştirilmiş kurumlar olarak bakılmalıdır. Ancak süreç içerisinde okullaşma sorununa temel çözümün bu kurumlar eliyle gerçekleştirileceği beklentisi oluşturulmuştur. Oysa temel olarak yapılması gereken, her çocuğun kendi ikamet ettiği yerde okul, derslik ve öğretmen açığı sorununun giderilmesi ve bu yolla çocukların kendilerinin ve ailelerinin ikamet ettikleri yerlerde eğitim görmelerinin sağlanmasıdır. Bu sürecin bir an önce gerçekleştirilmesi için acil düzenlemeler yapılmalı ve YİBO‘ların en kısa sürede kaldırılması hedeflenmelidir.









