Üyelerimize Yönelik Baskı ve Sürgünler Bir An Önce Durdurulmalıdır!

Çayyolu Türk Telekom Sosyal Bilimler Lisesi’nde çalışan 4 üyemiz, AKP’li müdürün şikayeti üzerine sürgün edildi. Konuyla ilgili olarak bugün Çayyolu Türk Telekom Sosyal Bilimler Lisesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdik. Açıklamaya, CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, Genel Başkanımız Kamuran Karaca, Genel Mali Sekreterimiz Mesut Fırat, Genel Örgütlenme ve Yükseköğretim Sekreterimiz İsmail Sağdıç, Eğitim Sen şube yöneticileri ve üyeleri ile öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

Genel Başkanımız Kamuran Karaca tarafından yapılan açıklama şöyle: 

“Türk Telekom Sosyal Bilimler Lisesi’nde görev yapan 4 üyemiz şehir merkezi dışındaki 4 farklı ilçeye sürgün edilmiştir. Bu okulda özellikle okul müdürünün yanlı tutumu, son bir yılda Eğitim Sen üyelerine ve diğer öğretmenlere karşı mobbinge dönüşmüştü. Öğretmenleri sürekli izleme, hasta olanların aldıkları sağlık raporlarının sahte olduğu iddiaları, öğrenci notlarının e-okula zamanında işlenmediği gibi ifadeler okul müdürünün politik baskılarına dönüşmüştü.

10 Ekim 2015 tarihinde Ankara’da sendika ve meslek örgütlerin çağrısıyla yapılmak istenen EMEK, DEMOKRASİ ve BARIŞ mitingine 2 canlı bombayla saldırı düzenlenmiş ve 7’si öğretmen, 101 katılımcı ölmüş, 600’e yakın katılımcı yaralanmıştı. Bu olayda yürekler yanarken, daha başsağlığı bile dilemeden bu okulun müdürü, okulundan Eğitim Sen üyesi 11 öğretmeni mitinge katılmak suçmuş gibi şikayet etmişti.

Şikayet nedeniyle okula gelen müfettişler; başta 12. sınıflar olmak üzere, hemen hemen bütün sınıflarda öğrencilere dağıttıkları A4 kağıtlarına; öğretmenlerin sınıflarda siyasi konuşmalar yaptıklarını, bazı öğrencileri mitinge katılmaya çağırdıklarını, öğrencilerin bu konularda bildiklerini, duyduklarını yazmalarını istemişlerdir.

Öğrenciler; TC kimlik numaralarını, kendi isimlerini, anne-baba isimlerini de yazarak bu sorulara cevap yazmaya zorlanmışlardır. Soruşturma için diğer bazı öğretmenler, idareciler ve suçlanan öğretmenlerin de ifadeleri alınmıştır.

Aslında Eğitim Sen üyeleri ve diğer öğretmenlerin çoğunluğu okul müdürünün baskıları, siyasi tavrı nedeniyle mağduriyet yaşarken, böyle yeni bir zorlama baskıyla yaşadıkları soruşturma sonucu, 1/30 maaş kesimi cezası teklif edilmişti. Öğretmenler soruşturma raporu istediklerinde süre uzatılmış, 23 Kasım 2015’te ek bir soruşturma daha açıldığı söylenmiş ve bu soruşturma için ek ifade alınmamıştır.

Soruşturma raporunda öğretmenler, soyut ve genel ifadelerle suçlanarak; “Siyasi görüşlerini, eğitim öğretim ortamı içinde tutum ve davranışlarına yansıttıkları” iddiasıyla;

Zülal Turgut Bala’ya, Ergün Bayram Elmadağ’a, Erol Şeref Ayaş’a, Umut Kızıldaş Kazan ilçesine sürgün edilmiştir.

Bu sürgünü, sendikamız üyesi öğretmenlerin okul müdürünün partizanca ve eğitim etiğine yakışmayan tutumlarına karşı gösterdikleri direnç nedeniyle yaşadıklarını biliyoruz. Kendisi AKP militanı gibi yazılar yazan ve öyle davranan okul müdürü, arkadaşlarımızın haklı direnciyle karşılaşınca böyle bir yöntemle arkadaşlarımızı sürgün ettirmiş, kendi politik dayatma ve uygulamaları için dikensiz gül bahçesi yaratmak istemiştir. Ülkede hiçbir dönemde olmadığı kadar politik olarak şekillendirilmek istenen eğitim alanı ve toplumsal alanda tam bir kaos yaşanmaktadır. Neredeyse her yıl değişen eğitim uygulamaları nedeniyle öğrenciler denek, eğitim tam bir yapboz tahtasına dönüşmüştür. Bu okulun müdürü gibi yöneticilere soruyoruz: Eğitimde hangi alanda başarı yükselmiştir? Sizin hedefiniz eğitim değil de başka bir şeyse, bırakın öğretmenliği, gidin istediğiniz işi yapın.

Okul Müdürü Mehmet Emin Ergun; facebook sayfalarındaki yazılarından da anlaşılacağı gibi sanki bir AKP üyesi ya da yöneticisi gibi politik değerlendirmeleri paylaşmakta, muhalefet partileri ya da kişilere, ağır hakaretler içeren ifadeler yazmakta ya da bu tür yazıların sahipleri ile değerlendirmelere girmektedir.

Eğitim Sen olarak haksız yere sürgün edilen üyelerimizin haklarını korumak için gerekli her türlü çalışmayı yürüteceğiz. Okul müdürünün görevden alınması için Milli Eğitim Bakanlığı’na çağrıda bulunuyoruz. Sürgün ve cezalarla mağdur edilen öğretmenlerin yargı yoluyla da haklarını aramayı sürdürmekteyiz.

Bu okulda üyelerimizin sürgün edilmesi, aslında son süreçte sendikal haklara yönelik bütünsel saldırının bir parçasıdır. Sendikal faaliyetler, yapılan basın açıklamaları ve son olarak 29 Aralık grevine katılanlar hakkında çok sayıda soruşturmanın açılması, son Başbakanlık genelgesinin tüm kurumlarda imzaya açılarak baskı ve tehdide dönüştürülmesi bu yönelimin göstergesidir. Bundan önceki süreçlerde olduğu gibi tüm baskı ve tehditler rağmen sendikal hak arama mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğimizi bir kere daha paylaşıyoruz.”

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu