Türkiye, çalkantılı bir sürecin içinden geçmektedir. Yıllardır süren çatışmalar sonucunda her gün gençlerimiz hayatlarını kaybetmekte, kaybolan canlar toplumumuza büyük acılar vermektedir. 3 Ekim tarihinde Hakkari Şemdinli sınırındaki Aktütün karakoluna gerçekleştirilen son saldırıda 15 askerin daha hayatını kaybetmesi, bugüne kadar yaşanan acıları daha da derinleştirmiştir. Yaşamlarının baharında olan, aileleri yoksulluğun pençesinde ayakta kalma savaşı veren genç insanlarımız, yine arkalarında gözü yaşlı analar, eşler ve çocuklar bırakmıştır. Yıllardır akan kan ve gözyaşları artık dinmelidir. Toplumun vicdanında ve hafızasında derin izler bırakan bu acılar artık son bulmalı, çatışmalar yerini çözüme ve barışa bırakmalıdır. Gün, kardeşlik ve demokratik çözüm günüdür. Unutulmamalıdır ki toplumumuz yıllardır barışa büyük bir özlem duymakta, acılara ve akan kana son verilmesi için gerekli adımların atılmasını beklemektedir. İntikam çığlıklarının, savaşların ve bombaların sorunları çözmek yerine daha da derinleştirdiği ve çözümsüzlüğü dayattığı ortadayken, infial ve linç kampanyalarına izin vermemek, bugün en büyük sorumluluktur. Toplumda artan öfke ve linç psikolojisinin halklar arasında düşmanlığa izin verecek düzeye getirilmemesi ve önlenmesi en büyük öncelikler arasında yer almalıdır. Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu olarak son günlerde yaşanan acı gelişmelerden duyduğumuz üzüntü ve endişeyi dile getiriyor, yaşamlarını kaybeden askerlerin ailelerine başsağlığı diliyoruz. Demokratik, barışçıl çözüm yollarını gündeme almaları için yetkili ve ilgili tüm kesimleri sağduyulu davranmaya davet ederek, toplumda düşmanlık duygularının değil, barış ve kardeşlik duygularının güçlendirilmesi için somut adımların bir an önce atılmasını istiyoruz.
EĞİTİM SEN MERKEZ YÖNETİM KURULU









