Toplu Sözleşme Hakkımız İçin MEB Önündeydik

Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde KILIÇ‘ın “Grev ve Toplusözleşme Hakkımızı Kullanana Kadar Mücadelemizi Sürdüreceğiz!” başlıklı basın açıklaması metni:

Grev ve Toplusözleşme Hakkımızı Kullanana Kadar Mücadelemizi Sürdüreceğiz! Bugüne kadar gerçekleştirilen toplugörüşmeler ve sonrasında yaşanan gelişmeler, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu‘nun demokratik bir çalışma yaşamının ihtiyaçlarına yanıt vermediğini göstermiştir. Emekçilerin grev ve toplu sözleşme hakkını kullanmadan kalıcı bir kazanım elde etmenin mümkün olmadığı bugüne kadar defalarca kanıtlanmıştır. Bugünkü haliyle bir oyalama sürecine dönüştürülen toplu görüşmelerin gerçek bir anlam ifade edebilmesi, ancak taraflar arasında eşit koşullarda yapılacak olan toplusözleşme uygulamasıyla mümkündür. Yıllardır bu talebimizi görmezden gelen AKP Hükümeti ile sendikalar arasında toplu sözleşme yapılmasının önündeki engeller hukuki değil tamamen siyasidir. AKP Hükümeti, yıllardır toplu görüşmeleri basit bir formalite olarak değerlendirmekte, geçtiğimiz toplu görüşmelerde olduğu gibi sendikaları, dolayısıyla kamu emekçilerini yüzdelik zamlarla köşeye sıkıştırmaya çalışmaktadır. Yapılan görüşmelere rağmen son kararı Bakanlar Kurulu‘nun veriyor olması, demokratik olmadığı gibi, yapılan toplugörüşmeleri bile tamamen işlevsiz hale getirmektedir. Taraflar arasında eşit şartlarda yapılacak bir toplu sözleşme düzenine geçilmediği sürece ne kamu emekçilerinin sorunlarına çözüm bulmak ne de bugüne kadar yaşanan sorunları çözmek mümkündür. AKP Hükümeti daha önce birçok kez “grev ve toplusözleşme hakkı” ile ilgili olarak yasal değişiklikleri yapacağını kamuoyuna açıklamıştır. 18 yılı aşkın bir süredir sürdürdüğümüz fiili-meşru mücadelemiz, uluslararası sözleşmeler, AİHM kararları ve Anayasa‘nın 90. maddesi grev ve toplusözleşme hakkımızın temel ve meşru dayanaklarıdır. AKP, kapatma davasında Anayasa‘nın 90. maddesine dayanarak, uluslararası sözleşmelerin iç hukuka üstünlüğüne atıf yaparken, benzer bir durum kamu emekçileri açısından ortaya çıktığında farklı davranmaktadır. Bugün kamuoyuna yönelik olarak yapılan resmi açıklamalarda verilen sözler tutulmamış, atılması gereken adımlar atılmamıştır. Verilen sözler tutulmalı, tüm kamu emekçilerinin beklentisi olan toplu sözleşme uygulamasına geçilmelidir. Eğitim Sen, eğitim ve bilim emekçilerinin, başta ekonomik talepleri olmak üzere, iş güvencesi, sosyal ve özlük hakların korunması ve demokratik taleplerinin gerçekleştirilmesinin ancak grev ve toplusözleşme hakkının kullanılması ile mümkün olduğunu düşünmektedir. Tüm eğitim ve bilim emekçilerini insanca yaşayacak ücret, özlük ve sosyal haklarda düzelme ve eşit çalışma koşullarına sahip olmak için Eğitim Sen‘de örgütlenmeye çağırıyor, taleplerimizi sizlerin huzurunda Milli Eğitim Bakanlığına iletiyoruz. Taleplerimiz; • Eğitime hazırlık ödeneği iki maaş tutarında, tüm eğitim ve bilim emekçilerine eşit olarak verilmelidir. • Hizmetli ve memurlara yaptıkları işlerin niteliği ve çalışma koşulları göz önünde bulundurularak ek özel hizmet tazminatı ödenmelidir. • Köy ilköğretim okullarında ve kırsal alanda görev yapan eğitim emekçilerine ek tazminat verilmelidir. • Eğitimde sözleşmeli, ücretli, vekil öğretmenlik gibi esnek istihdam uygulamalarından derhal vazgeçilmeli, işgüvencesi olmadan çalışan öğretmenlerin tamamı kadroya alınarak, bundan sonra yapılacak tüm atamaların kadrolu olarak yapılması sağlanmalıdır. Ayrıca bütün üniversite çalışanları üniversite personel yasası kapsamına alınmalı ve kadrolu olarak istihdam edilmelidir. • Çalışma yaşamında cinsiyet ayrımcılığına dayanan ve cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklı sorunlar giderilmelidir. • Örgütlenme ve ifade özgürlüğü önündeki engeller kaldırılmalı, üyelerimize yönelik baskı, sürgün ve cezalara son verilmelidir. • Grev ve toplusözleşme hakkının kullanılmasının önündeki engeller başta olmak üzere, 12 Eylül ürünü olan tüm engeller ve yasaklar kaldırılmalı, temek hak ve özgürlükler anayasal güvence altına alınmalıdır.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu