’68 gençlik hareketinin önderleri Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, idam edilişlerinin 44. yılında mezarları başında anıldı. Karşıyaka Mezarlığı gün boyu ziyaretçi akınına uğradı. İşçisi memuru, genci yaşlısı, kadını erkeği binlerce kişi Denizlerin mezarı başında mücadele andı içti. Yapılan konuşmalarda AKP hükümetinin savaş politikaları ve emperyalizme öfke vardı. Tek adam diktatörlüğü kurmak isteyenlere karşı birlikte mücadele çağrısı yapıldı. Denizlerin ağabeyi ve avukatı, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinin koca çınarı Halit Çelenk de bir kez daha üç fidanla birlikte anıldı.
Karşıyaka Mezarlığı her 6 Mayıs’ta olduğu gibi yine Denizleri anmak isteyenlerle doldu. Sabah saatlerinden itibaren Denizlerin mezarları ziyaretçi akınına uğradı. Üç fidanın mezarlarına karanfil ve sigaralar bırakıldı yine. 5 Mayıs 2011’de aramızdan ayrılan Denizlerin, Mahirlerin ve birçok devrimcinin avukatı, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinin yılmaz savunucusu Halit Çelenk de ölümünün 5. yıl dönümünde Denizlerle birlikte anıldı. Halit Çelenk’in eşi, Denizlerin “Şekibe ablası” Şekibe Çelenk de her yıl olduğu gibi ellerinde karanfillerle anmadaki yerini aldı.
Denizler… Bizim Denizler!..
Emek ve demokrasi güçlerinin ortak düzenlediği anma programına KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen, DİSK Genel Başkanı Kani Beko, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy, Yazar Eşber Yağmurdereli de katıldı. Sivas’ta Madımak Oteli’nde katledilenlerin aileleri de anmaya “Madımak utanç müzesi olacak” yazılı katledilenlerin fotoğrafının bulunduğu pankartla katıldı.
“Umutsuzluğa Savaş Açmalıyız”
Enternasyonal marşı eşliğinde yapılan saygı duruşunun ardından ortak metni KESK Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Fevzi Yılmaz okudu. Yılmaz, Ortadoğu’da ve Türkiye’de yaşanan katliamlara dikkat çekti. Cizre, Sur, Silopi, İdil, Yüksekova, Şırnak’ta onlarca insanın can verdiğini, onlarcasının da yaralandığını ve bu kentlerin halen abluka altında olduğunu belirten Yılmaz, savaşa sessiz kalmayan aydın, akademisyen ve gazetecilerin ırkçı ve mezhepçi saldırıların hedefi haline geldiğini söyledi. Yılmaz, HDP milletvekillerinin “dokunulmazlıkları kaldırma yalanı” ile Meclis’ten atılmaya çalışıldığını söyledi.
İşçi ve emekçilerin kazanılmış haklarına saldırıların hız kazandığını, eğitimin giderek gericileştirildiğini vurgulayan Yılmaz, “Ülkemizin gündemleri yoğun, sorunları birikmekte; halklarımızın eşitlik, özgürlük, barış ve demokrasi talepleri daha çok anlam kazanmaktadır. 7 Haziran seçimlerinde halktan yediği tokatla sarsılan AKP, kurduğu savaş hükümetiyle 1 Kasım da yeniden iktidar oldu ve saldırganlığını artırdı. Bugün faşizmi ve tek adam diktatörlüğünün inşasını durdurmak, bu ablukayı dağıtmak zorundayız ve bu birleşik mücadelemizle mümkündür. Umutsuzluğa ve karamsarlığa savaş açmalıyız.” diye konuştu.
“Cinayeti İşleyenler Gömüldü Ama Üç Fidanımız Yaşıyor”
Şekibe Çelenk’in mesajını ise gençler okudu. Çelenk mesajında şunları dile getirdi: “Bundan 44 yıl önce, Deniz, Yusuf ve Hüseyin, evlatlarım gibi sevdiğim o üç genç fidan, 12 Mart askeri cuntasının emrindeki bir kurulun verdiği idam kararı ile yaşamlarını yitirdiler. Asıl suçlular başta Süleyman Demirel ve partisi olmak üzere bu yargısız infaz kararını TBMM’de “üçe üç” nidalarıyla onayladılar. O cinayeti işleyenler tarihin karanlığına gömüldüler ama üç fidanımız ve savundukları düşünceler ve inançları yani sınıfsız, sömürüsüz, eşit ve özgür, barış içinde bir toplum için tam bağımsız ve demokrat bir Türkiye sevdası yaşıyor, yaşamaya da devam edecek.”
“Denizler Birleştirmeye Devam Ediyor”
Denizlerin mücadele arkadaşı ve EMEP GYK Üyesi Mustafa Yalçıner ise konuşmasına Denizler ve Halit Çelenk’i anarak başladı. Denizlerin samimiyetinden, halka bağlılığından bugün bile kimsenin kuşku duymadığını belirten Yalçıner, “Denizlerin halka bilerek ve isteyerek verdiği tek bir zarar bile yoktur. Halkın kurtuluşu için yola çıktılar. Can babanın dediği gibi “en hızlısıydı hepimizin”. İpe en önce gittiler ama öldüler mi hayır. Denizler bizleri hala birleştiriyor. Bugün bizim her zamankinden çok birliğe, birlik olmaya ve bir yumruk olmaya, örgütlenmeye ihtiyacımız var” diye konuştu.
AKP ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “yerli ve milli” vurgusuyla gerçeklerin üstünü örtmeye çalıştığını dile getiren Yalçıner, Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın “Yeni anayasada laiklik olmasın” sözlerini de eleştirdi.
Denizlerin son sözlerinin okunmasının ardından Hüseyin İnan, Yusuf Aslan, Deniz Gezmiş ve Halit Çelenk’in mezarları ziyaret edildi.
Kaynak: Evrensel










