Eğitim Sen Merkez Yönetim Kurulu’nun “Sözleşmeli öğretmen Başbakanı eleştirdi, görevden alındı!” başlıklı açıklama metni:
Sosyal paylaşım sitesi Facebook`taki sayfasında 12 Eylül`de yapılan referandumla ilgili olarak, “Referandum`da oyum hayır” diyen ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`ı eleştiren sözler yazan bir sözleşmeli öğretmenin görevden alındığı bugün basına yansımıştır. Çorum`da sözleşmeli olarak görev yapan Eğitim Sen üyesi bir sözleşmeli öğretmen, internetteki kişisel facebook sayfasında; referandumda “hayır” oyu vereceğini ifade ederek, Başbakan Erdoğan`ı eleştirmiş ve “Madem 12 Eylül`le ilgili derdiniz vardı, 7 yıldır neredeydiniz” şeklinde ifadeleri nedeniyle hakkında soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma sonucunda, Çorum Valiliği`nce sözleşmeli olarak çalışan öğretmen görevden uzaklaştırılmıştır. Soruşturma işleminin henüz başında, konunun ne olduğu bile anlaşılmadan, öğretmenin açığa alınması, şikayetin hangi amaçla ve niçin yapıldığını, iktidar yanlılarının kendileri gibi düşünmeyenlere nasıl baktığını gösteren somut bir örnektir. Sözleşmeli öğretmenin görevden uzaklaştırılması, iktidarın eleştiriye tahammülü olmadığının, AKP`nin “ileri demokrasi”sinin nasıl bir şey olduğunun görülmesi açısından ayrıca öğretici olmuştur. Öğretmenin kişisel sayfasındaki sözleri ve eleştirileri inceleme ve soruşturma konusu yapılmış, kimsenin ulaşma imkanı olmayan kişisel sayfasından bilgiler alınarak, okul ve mesleki yaşamın dışındaki bir dönemde cezalandırma işlemine gidilmiştir. Baştan sona hukuk dışı yöntemlerle işleyen süreç sonucunda sözleşmeli öğretmeni açığa almak ve peşinen suçlu ilan etmek büyük bir haksızlıktır. İdarenin, referandumla ilgili olarak Başbakana yönelik eleştirel sözler için bir öğretmenin görevden uzaklaştırılması, son yıllarda benzer örneklerini sıkça görmeye başladığımız bir eleştiriye tahammülsüzlük örneğidir. Bu ve benzeri durumlarda karşımıza çıkan aşırı denetleyici ve baskıcı yaklaşımlar, insanların bırakalım facebook`ta yazışmayı, telefonda bile konuşmaktan çekinir hale gelmesine neden olmuştur. Türkiye`yi kelimenin tam anlamıyla 24 saat gözetlenen ve denetlenen bir açık cezaevine çevirmeye çalışanların bu tür baskıcı yaklaşımlarının giderek artıyor olması endişe vericidir. Hükümetin kendi yarattığı siyasi gerginliğin sonucunda, öğretmenin hislerini kişisel sayfasında yazmasından dolayı görevden uzaklaştırması ve idarenin “özel hayatın gizliliği” ilkesini hiçe sayarak vermiş olduğu bu karar, yanlış ve hukuk dışıdır. Bu nedenle görevden alma işlemi bir an önce sona erdirilmeli, öğretmenin özlük haklarının gecikmeden ödenerek yaşadığı mağduriyet ortadan kaldırılmalıdır. Sendikamız konu ile ilgili olarak hukuksal süreci başlatmıştır.









