Genel seçim sürecine girilmesi ile birlikte özellikle Cumhurbaşkanı ve siyasi iktidar tarafından ısrarla sürdürülen ayrımcı ve ötekileştirici dil, sürekli gerginlik ve provokasyon ortamları yaratmaktadır.
AKP`nin Ağrı`da yapmaya çalıştığı provokasyonun boşa çıkarılmasının ardından “tek başına iktidar” için en büyük tehdit olarak gördüğü HDP`nin Balıkesir, Antalya Serik ilçe örgütüne yapılan saldırının ardından son olarak Genel Merkezi`ne silahlı bir saldırı düzenlenmiştir. Yaşanan bütün saldırılar, Cumhurbaşkanı ve iktidar temsilcilerinin ayrıştırıcı, ötekileştirici ve şiddeti körükleyen söylemlerinden bağımsız değildir.
Genel seçimlere sayılı günler kala peş peşe yaşanan provokasyonlar ve bir yerleri hedef gösteren açıklamalar, iktidarın tek başına iktidar olabilmek için muhalif partilere, emek ve demokrasi güçlerine yönelik saldırılara zemin hazırlamaktan ve ülkeyi ateşe atmaktan çekinmediğini göstermektedir.
Son dönemde ülkenin çeşitli yerlerinde yaşanan saldırı ve provokasyonların kitle psikolojisi üzerindeki etkileri dikkate alındığında seçime doğru yeni provokasyonların ve toplumu kutuplaştırmayı hedefleyen girişimlerin gündeme geleceğini tahmin etmek zor değildir.
Daha önce de benzer saldırıların yaşandığı ve çoğunun faillerinin ortaya çıkarılmadığı dikkate alındığında, bu tür saldırı ve provokasyonların iktidarın gerginlik politikasının bir uzantısı olduğu ve seçime kadar süreceği açıktır.
Eğitim Sen olarak toplumu kutuplaştırmaya ve ayrıştırmaya yönelik her türlü provokasyon ve saldırıya son verilmesini, saldırganların ve arkasındaki güçlerin açığa çıkarılmasını talep ediyoruz.










