Prof. Mahmut Ak İstanbul Üniversitesi’nin Meşru Rektörü Değildir!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Üniversitesi Rektörü olarak Prof. Mahmut Ak`ı atadı. Söz konusu atama işleminin yasalara uygun olması bir yana, meşru ve üniversitenin iradesine uygun olmadığı su götürmez bir gerçektir! Çünkü önce en çok oyu alan Prof. Raşit Tükel, Cumhurbaşkanı`na gönderilen listede YÖK tarafından ikinci sıraya düşürülmüş, sonra da Cumhurbaşkanı tarafından, Prof. Tükel`den yaklaşık 300 oy az almasına rağmen Prof. Mahmut Ak rektör olarak atanmıştır

Daha önce de belirttiğimiz üzere üniversitelerdeki rektörlük seçimleri, öğretim üyeleri dışındaki üniversite bileşenlerinin iradesinin yok sayıldığı, seçimlerde oy kullanan öğretim üyelerinin iradesinin ise son kertede Cumhurbaşkanı`nın iradesi karşısında buharlaştığı göstermelik bir oyuna dönmüştür. Halbuki olması gereken, tüm üniversite bileşenlerinin katılımıyla, yani eşitlikçi, özgürlükçü ve demokratik özyönetim modeliyle üniversitenin yönetilmesidir. Ancak Türkiye`nin faşizme doğru hızla sürüklendiği bir atmosferde, AKP`den üniversiteler üzerindeki gücünü üniversite bileşenleriyle paylaşmasını beklemek hayli naif bir beklenti olmanın ötesine geçemeyecektir.

İstanbul Üniversitesi`ndeki rektörlük seçimleri ise üniversitenin üniversite olabilmesi için gerekli olan iradenin nerede saklı olduğunu göstermekle kalmamış, bu iradeyi güçlü bir şekilde ortaya koymuştur.  Oy kullanan 2 bin 595 öğretim üyesinin yarısı toplum yararına nitelikli bilgi üreten, tüm üniversite bileşenlerinin karar alma süreçlerine etkin ve eşit katılımını hedefleyen bir program dahilinde oylarını Prof. Dr. Raşit Tükel`e vermiş ve onun birinci gelmesini sağlamıştır. Her ne kadar tüm üniversite bileşenlerinin iradesi bu seçime yansımamış olsa da oy hakkı elinden alınmış üniversite bileşenleri de yaptıkları açıklamalarla Raşit Tükel`e ve demokratik üniversite programına ciddi bir destek sunmuştur. Dolayısıyla üniversite bileşenleri, her defasında seçimi kutsayan AKP`yi kendi minderinde mağlup etmiştir.

Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prof. Mahmut Ak`ı rektör olarak atayarak, tercihini AKP`nin “üniversiteyi üniversite olmaktan çıkaran politikalarının” devam etmesi yönünde kullanmıştır. Belli ki Prof. Ak da ülkenin yönetilmesini örnek alarak üniversiteyi yönetmeye kararlıdır. Bunun açık anlamı, İstanbul Üniversitesi`nde baskıcı, yasakçı ve işletmeci politikaların kararlılıkla süreceğidir. Affedersiniz (!) ülkeyi anonim şirket gibi yönetme derdinde olanların, üniversiteleri de rektörlerin çiftliği haline getirmesinde ne yazık ki artık şaşılacak bir yan kalmamıştır. Düşünebiliyor musunuz, bunu da yaptılar!

Eğitim Sen olarak, Prof. Ak`ın rektör olarak atanmasının, üniversiteyi üniversite bileşenlerinin iradesine rağmen yönetmek anlamına geldiğini belirtmek isteriz. Bir kez daha olması gerekenin, üniversitenin tüm üniversite bileşenlerinin katılımıyla yani eşitlikçi, özgürlükçü ve demokratik özyönetim modeliyle yönetilmesi olduğunu ifade eder, İstanbul Üniversitesi bileşenlerinin kendilerine yönelecek her türlü baskıcı ve yasakçı uygulamada yanlarında olduğumuzun bilinmesini isteriz!

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu