Pippa Bacca’nın Katledilmesinin Birinci Yıldönümünde Kadına Yönelik Şiddeti Kınıyoruz!

Merkez Kadın Sekreterimiz Gülçin İsbert‘in “Pippa Bacca‘nın Katledilmesinin Birinci Yıldönümünde Kadına Yönelik Şiddeti Kınıyoruz!” başlıklı basın açıklamasıdır:

Barış eylemcisi İtalyan Sanatçı Pippa Bacca, geçen yıl 31 Mart günü Kocaeli‘nin Gebze İlçesi‘nde tecavüz edildikten sonra katledildi. Tecavüz edilerek katledilen kişinin, beyazlar içinde bir barış eylemcisi olması, 8 Mart‘ta kendi ülkesinde başlattığı barış yürüyüşünün ülkemizden geçtiği sırada bu şekilde vahşice sona erdirilmesi, başta kadın hareketi olmak üzere her kesimi derinden etkiledi. Kısa süre sonra olayın faili olduğunu kabul eden bir kişi yakalandı. Ancak aradan bir geçmiş olmasına rağmen dava süreci henüz tamamlanmadı. 26 Mart 2009 tarihli son duruşmada da sonuç alınamadı ve mahkeme ileri bir tarihe ertelendi. Kadın örgütlerinin müdahil olma talebi de kabul edilmedi. Pippa Bacca‘nın vahşice katledilmesi, kadına yönelik şiddet konusunun bir kez daha gündeme gelmesine ve lanetlenmesine yol açmış olsa da ne yazık ki aradan geçen bir yıl içinde kadına yönelik şiddet sona ermedi. Kadınlar evde, sokakta, iş yerinde taciz edilmeye, şiddet görmeye ve katledilmeye devam ettiler. En az bu olaylar kadar kötü olanı ise geçtiğimiz günlerde birisi yanında çalıştırdığı, diğeri ayrılmak istediği kişilerce katledilen iki genç kadının ardından, medyada kadınların maruz kaldıkları şiddette kendi “güzellikleri”nin payı olup olmadığı gibi son derece sakıncalı tartışmaların yapılabilmiş olmasıydı. Bir yandan kadına yönelik şiddet konusunun geçmişe göre çok daha görünür olduğu, kadına yönelik şiddete karşı duyarlılık oluşturulmaya çalışıldığı ve bu konuda yasal düzenlemelerin yapıldığı bir dönemde, şiddetin pervasızca devam etmiş olması üzerine düşünmek gerekmektedir. Kadına yönelik şiddeti önlemek için yasal açıdan yapılan düzenlemeler, alınan önlemler yeterli olmadı. Yasal düzenlemeler önemli olmakla birlikte, kadına yönelik şiddetin ardında toplumsal, kültürel, ideolojik, ekonomik ve politik pek çok etkenin bulunduğu göz önüne alındığında bunun yeterli olmayacağı açıkça görülebilir. Kaldı ki hukuk düzleminde de, Pippa Bacca davasının bir yıl içinde tamamlanamaması örneğinde görüldüğü gibi işler kolay değildir. Kimi zaman bu davada görüldüğü üzere yargı süreci etkili ve hızlı bir şekilde ilerleyemiyor, kimi zaman ise yasalar ne derse desin uygulayıcılar kendi zihniyetlerine göre davranmaya devam edebiliyorlar. Sonuç olarak kadına yönelik şiddet engellenemiyor, engellenmiyor. Cinsiyet ayrımcılığını doğuran ve besleyen etkenlerle her düzeyde mücadele edilmedikçe, kadına yönelik şiddetin son bulması mümkün olamaz. Bu nedenle aile içinde, toplumda işyerinde ve yaşamın her alanında cinsiyet ayrımcılığına yol açan, eşitsizliği doğuran ve besleyen her türlü düzenleme, uygulama ve zihniyetin açığa çıkarılması ve değiştirilmesi doğrultusunda çok yönlü bir mücadele yürütülmesi gerekmektedir. Pippa Bacca‘nın katledilişinin birinci yıl dönümü vesilesiyle kadına yönelik şiddeti bir kez daha kınıyor ve gerekli önlemlerin alınması için başta resmi düzeyde sorumluluk sahibi olan kurum ve kişiler olmak üzere herkesimi duyarlı olmaya çağırıyoruz.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu