Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç’ın “ÖSYM LYS Süresini Uzatmakla Sorunları Halının Altına Süpürmeye Devam Ediyor! ” başlıklı açıklama metni:
YGS`de yaşanan şifre skandalının ardından ÖSYM`nin alelacele sınav sonuçlarını açıklamasıyla başlayan LYS başvuru süresinin son günü, bugün iken 11 Mayıs`a ertelenmiştir. Sürenin bu şekilde uzatılmasıyla ÖSYM`nin hangi sorunlara çözüm getirebileceği ise muallakta kalmıştır. Çünkü LYS başvurularına gelene kadar yaşanan sürecin bir çok yanı yetkili kurum ve kişilerce belirsizliğe mahkum edilmiştir. Adeta yap boz tahtası haline getirilen bu sürecin ceremesini ise gençlerimiz ve aileleri çekmektedir. YGS sonuçlarında yaşanan yeni skandallara rağmen ÖSYM Başkanı Ali Demir`in AKP`den aldığı “tatmin olduk” desteğiyle hiçbir şey olmamışçasına makamında oturması ise vahametin derinliğini açıkça göstermektedir. AKP yaşananların üzerini örtmek için tüm gücünü seferber etmiştir. ÖSYM ise milyonlarca insanın aklındaki soruları gidermek bir yana yeni skandallara imza atmasına rağmen üç maymunu oynamakta ısrarcı bir tavır sergilemektedir. Yaklaşan genel seçimler öncesinde yangından mal kaçırırcasına alınan politik kararlarla gençlerimizin eğitim geleceği göz ardı edilerek ortadan kaldırılmak istenmektedir. İçinde bulunduğumuz süreçte adaylara ve ailelerine yaşatılan eziyet daha da artmıştır. Akıllardaki soru işaretlerini gidermesi gereken ÖSYM aksine her geçen gün yeni sorular ve sorunlar yaratmaktadır. Kaldı ki Ali Demir`in sınav hizmetinin iyi örgütlenmesi gibi hukuksal bir sorumluluğu vardır. İdarecilerin kamu hizmetinin iyi işlemesi açısından hukuksal sorumlulukları olduğunun görmezden gelinmesinin nedeni ise her şeyi ticarileştirme derdinde olan bir zihniyet bulunmaktadır. Bu zihniyet karşımıza kervanı yolda dizmek şeklinde çıkmaktadır. Daha ciddi sorunlara sebep olacağı bilinmesine rağmen sınav sonuçlarının açıklanması, sınavın iptal edilmesinin güçlü bir ihtimal olmasına rağmen hukuksal sürecin beklenmemesi ve KPSS`deki kopya skandalının halen sonuçlandırılamamış olmasına karşın YGS için içeriği ve yöntemi bilinmeyen talimatlarla hareket edilmesi bu ciddiyetsizliği ortaya çıkarmaktadır. 27 Mayıs`a kadar adayların hukuksal olarak YGS sonuçlarına itiraz etme hakkı olmasına rağmen LYS başvurularının son tarihinin bugünden 11 Mayıs`a ertelenmiş olması da bu ciddiyetsizliğe örnek teşkil etmektedir. LYS başvurusu yapabilmeleri için YGS`den 180 puandan fazla alması gereken bazı adayların sınav sonuçlarının halen netleşmemiş olması bu adaylar açısından sorunların devam edeceğinin kanıtıdır. Kaldı ki bu süreçte hiçbir sorumluluğu yokmuşçasına hareket eden ÖSYM, adaylara sınav kağıtlarının tekrar değerlendirilmesi için sorumluluk yüklemekte ve üstüne dilekçe parası talep etmektedir. Eğitim Sen olarak gençlerimizin ve ailelerinin şifre skandalı sonrasında oluşabilecek mağduriyetlerini giderebilmek ve yaşanan skandallardan en az şekilde etkilenmelerini sağlamak amacıyla çözüm önerilerimizi ısrarla dile getirdik ve getiriyoruz. Toplumsal karşılığı olan taleplerimize, gençlerimizin demokratik tepkilerine ve halen cevap bekleyen sorulara sırtını dönenlere karşı geleceğimize sahip çıkmaya devam edeceğiz. Sendikamız gençlerimizin geleceğinin bu belirsizliğe terk edilmemesi için gerçekler tüm yönleriyle aydınlatılıncaya kadar bu sürecin yakından takipçisi olmaya devam edecektir.









