ÖSYM, Adaletsizlik ve Eğitim Hakkı İhlaline Devam Ediyor

ÖSYM, ADALETSİZLİK VE EĞİTİM HAKKI İHLALİNE DEVAM EDİYOR

Bilindiği gibi AKP iktidarının dinsel dogmatizmi hayatın her alanına yayma çabasından en fazla nasibini alan eğitim alanı oldu, olmaya da devam ediyor. Bu durumun son örneklerinden birisi “din bilgisi”ni üniversiteye giriş sınavlarında kriter haline getirmesiydi. ÖSYM Başkanı Ali Demir geçtiğimiz yılın son günlerinde, ortaöğretimde zorunlu ders olarak okutulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinden YGS ve LYS-4‘te soru sorulacağını ifade etmişti.  Bu açıklama kamuoyunda tepkiyle karşılandı ve daha çok okullarda okutulmakta olan din derslerini almayan gayri Müslimlerin durumunun ne olacağı tartışıldı. Sendikamız bu haklı sorunun yanı sıra uygulamaya daha kapsamlı gerekçelerle karşı çıktı. Sorun sadece İslam dinini benimsemeyen yurttaşların eğitim hakkıyla ilgili bir sorun olmanın çok ötesindeydi. 

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ile ilgili soruların üniversiteye giriş sınavında bir başarı ölçütü olarak değerlendirilmesi başlı başına kabul edilemez bir durumdu. Kaldı ki AKP iktidarına göre din öğretisi sadece İslam`ın Sünni mezhebinin öğretisi olarak görmekte; kendilerini bu çerçevede tanımlamayan Alevilere, Caferilere, Şafilere ve başka inanç gruplarına da öğretiyi dayatmaktadır. Dayatmakla da kalmayıp inançlar arasında hangisinin “din” olup, hangisinin olmadığına karar verebileceğine inanmakta, kendi öngördüğü şekilde inanamayanların insanlıklarını sorgulamaktadır. 

Tüm bunlar kelimenin tam anlamıyla AYRIMCILIK`tır. Bu yaklaşımın eğitime empoze edilmesi ise aynı zamanda EĞİTİM HAKKININ İHLALİ`dir. 

Sendikamız bu gerekçelerle söz konusu düzenlemeye karşı hukuki süreci başlatmış bulunmaktadır. 

Kamuoyunda yükselen tepkiler üzerine ÖSYM`nin bir adım geri atarak gayri müslimlerin bu sorulardan muaf tutulacağı yönünde bir düzenleme yaptığını öğreniyoruz. Açıkça ifade etmek gerekir ki, böylesi bir düzenleme sorunu ortadan kaldırmaya yetmeyecektir. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi sorularının, üniversite giriş sınavlarında başarı ölçütlerinden biri haline getirilmesi, gayri Müslim öğrenciler muaf tutulsa bile, inançlar nedeniyle ayrımcılık, eşitsizlik ile eğitim hakkının ihlali olmaya devam edecektir. Söz konusu sorunun ortadan kalkmasının tek yolu vardır, o da, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi sorularının tümüyle bu sınavlardan çıkarılmasıdır. 

Eğitim Sen olarak hem bu konuda hem de genel olarak eğitimin iktidarın sistemi dinselleştirme girişimlerine alet etme çabalarının karşısında olduk ve olmaya devam edeceğiz.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu