Okullara Bombalar Yağıyor!

Bugün, Kilis’te Eyüp Gökçe Ortaokulu’nun bahçesine okulda eğitimin devam ettiği sırada üç roket mermisi düşmüş, 1 kişi hayatını kaybetmiş ve 3 kişi de yaralanmıştır Öncelikle yaşamını yitiren kişinin yakınlarına ve ailesine başsağlığı, yaralılara ise acil şifa diler, bu saldırıyı yapanları lanetlediğimizin bilinmesini isteriz.

Suriye sınırının ardındaki IŞİD mevzilerinden atıldığı belirtilen roketler, bir gerçeği gözler önüne sermiştir. Yaşanan savaş ortamı ve şiddetin her biçimi gençleri ve çocukları doğrudan etkilemektedir. AKP’nin savaş politikaları ise çocukları, gençleri ve eğitim kurumlarını bu savaşın içine daha fazla çekmektedir.

Yaşanan bu acı olay münferit bir olay olarak görülmemelidir. 16 Ağustos tarihinden bu yana 7 ilde 19 ilçede en az 60 güne yakın devam eden sokağa çıkma yasakları, bölgede yaşayan yaklaşık 1 milyon 300 bin kişinin ve içlerinde ki 500 bin çocuğun temek hak ve özgürlüklerini ihlal etmiştir.

AKP’nin yürüttüğü savaş politikalarına bakıldığında tablonun vahameti daha net gözükecektir. Türkiye BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni 1990 yılında imzalayarak her bir çocuğun hak ve özgürlüklerini her koşulda koruma ve yerine getirme yükümlülüğünü kabul etmişken, içinde bulunduğumuz savaş ve çatışma ortamında Sur, Silopi, Cizre, Nusaybin olmak üzere en az 70 çocuk hayatını kaybetmiştir. Eğitimin durdurulduğu, öğretmenlerin hizmet içi eğitim gerekçesiyle şehir dışına gönderildiği, okulların karargâh olarak kullanıldığı, temel ihtiyacı için sokağa çıkan sivillerin hedef alınarak katledildiği, halkın zorla göçe sürüklendiği gün yüzü gibi ortadadır.

Tüm bunlar savaşın acı yüzüyle burun buruna olduğumuzun açık kanıtıdır. Bölgeye sıklıkça yapılan askeri sevkiyatın devam etmesi savaş ortamının büyüyerek derinleşeceğinin göstergesidir. Hiçbir yasal dayanağı olmayan sokağa çıkma yasaklarının eğitim, sağlık, barınma ve şiddetin doğrudan tanığı olmakla çocukların ruhsal durumlarını olumsuz etkilemektedir. Basına da yansıyan şekilde okulların, sınıfların bizzat kolluk güçlerince kullanıldığı, karargâh haline getirildiği, eli silahlı pozlar verildiği, sınıf tahtalarına nefret söylemi içeren yazıların yazıldığı çocukların maruz kaldığı nefret ve savaş ortamının açık göstergesidir.

Eğitim çağında olan, anne karnında ölen, sokakta oyun oynayan çocukların hedef gözetilerek katledildiği ülkemizde hükümet, bir an önce içerde ve dışarda izlediği savaş politikalarından vazgeçmelidir. Hükümetin temel görevi Suriye’ye yönelik emperyalist heveslerle hareket etmek değil, dil, din, ırk ayrımı yapmaksızın çocukların yaşam hakkını korumak ve kalıcı barış ortamını sağlamak olmalıdır.

Eğitim Sen olarak, savaşın faturasını çocuklarımızın ödememesi, onlara adil, demokratik ve barış içinde bir yaşamı sunabilmek amacıyla, savaşa karşı barışın sesi olmayı sürdüreceğimiz bilinmelidir. Okulların eğitim öğretim yapılan yerler olduğunu, okullara dönük her türlü saldırını çocuklarımıza ve geleceğimize dönük olduğunun farkındayız.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu