Öğretmenlerin Gelecekleri, Seçim Yatırımlarına Göre Belirlenmemelidir

Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç‘ın “Öğretmenlerin Gelecekleri, Seçim Yatırımlarına Göre Belirlenmemelidir!” başlıklı basın açıklaması metnidir:

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, geçtiğimiz gün katıldığı bir televizyon programında, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirileceğini duyurmuş ve bu çerçevede, 1. atama bölgesinde 5 yıl, 2. atama bölgesinde 4 yıl ve 3. atama bölgesinde ise 3 yıl çalışan sözleşmeli öğretmenlerin herhangi bir sınava tabi tutulmadan kadroya alınacağını açıklamıştır. Eğitim Sen olarak her fırsatta dile getirdiğimiz üzere, sözleşmeli öğretmenlik üzerinden yaratılmak istenen statü farklılaşmaları ve güvencesiz istihdamın kamuda yaygınlaştırılması çalışmaları, temel olarak bu hükümetin geride bıraktığı 6 yılda gündeme yerleşmiştir. Bir yandan eğitim yatırımlarına MEB bütçesinden ayrılan payın azaltıldığı, diğer yandan da eğitimin temel yükünün öğrencilerin ve velilerin sırtına yüklendiği bir dönemde, eğitim emekçileri de bu yaygın sömürü ve güvencesizlik mekanizmasından payını almıştır. Şimdi görüyoruz ki AKP‘li Bakan, 6 yıldır eleştirdiğimiz bu uygulamayı, yerel seçimlerin yaklaştığı bir dönemde “kadroluya geçireceğiz” açıklamalarıyla bir yatırım olarak sunmaktadır. Kuşkusuz Eğitim Sen olarak biz, başından beri tüm öğretmenlerin kadrolu olarak göreve başlatılmasını, güvencesiz istihdamın kabul edilemez olduğunu her fırsatta dile getiriyoruz. Nitekim sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesi kararını da olumlu buluyoruz. Bununla birlikte, Hüseyin Çelik‘in açıklamasının bir seçim yatırımı olduğunu düşünmeden edemiyoruz. Zira açıklamada, sözleşmelilik uygulamasının kaldırılacağı belirtilmediği gibi, önümüzdeki yıl alınacak 30 bin öğretmenden sadece 8 bin öğretmenin kadrolu olarak göreve başlatılacağının açıklanması da tartışmaları beraberinde getirmektedir. Öte yandan, yine Eğitim Sen olarak sormadan edemiyoruz: Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, çok değil 6 ay önce TBMM‘de gerçekleştirdiği bir konuşmada, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesi gerektiğini, bu istihdam biçiminin kadrolu öğretmenlere göre hak kaybı yarattığını belirterek itirazlarını yükselten milletvekillerine “sözleşmeli öğretmenlerin hak kaybı yok, kadrolularla durumları aynı” diyerek yanıt vermiştir. Eğer ortada bir hak kaybı yoksa, şimdi ne olmuştur da, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesi bir müjde olarak yansıtılmaktadır? Bu açıklama, sözleşmeli istihdamın bir hak kaybı olduğunun Hükümet tarafından itirafıdır. Bakan 6 ayda fikrini değiştirmiş ve sözleşmeli öğretmenliğin kadrolu istihdama göre bir hak kaybı olduğu kanaatine mi varmıştır? Bütün bunlar yanıtlanması gereken sorulardır. Öte yandan, AKP‘nin emekçi ve yoksul kitleler nezdinde geliştirdiği ölüm yerine sıtmaya razı etme politikasının izleri burada da görülmekte ve olması gereken temel doğrultular ve politikalar birer lütuf gibi sunulmaktadır. Bakan Çelik‘in seçim öncesi “müjdeli” açıklaması da buna işarettir.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu