Dün Orta Doğu Teknik Üniversitesi kampüsünde yaşanan gerilim, üniversitelerde uzun süredir derinleştirilen kutuplaştırıcı siyasal iklimin ve bilinçli provokatif girişimlerin yarattığı tehlikeli tabloyu bir kez daha ortaya koymuştur.
ODTÜ Bahar Şenliği, yıllardır öğrencilerin ve üniversite bileşenlerinin emeğiyle büyüyen; farklı düşüncelerin, kimliklerin ve kültürlerin bir arada var olduğu özgürlükçü, demokratik ve dayanışmacı üniversite geleneğinin önemli bir parçasıdır. ODTÜ’nün tarihsel birikimi; baskıya, tekçiliğe ve kutuplaştırmaya karşı ortak yaşam kültürünü savunan güçlü bir toplumsal hafızayı temsil etmektedir.
Ancak dün yaşananlar, üniversite ortamını bilinçli biçimde gerilim alanına çevirmeyi hedefleyen anlayışların varlığını bir kez daha göstermiştir. Son dönemde kampüslerde farklılıkları karşı karşıya getiren, ortak değerleri ve toplumsal sembolleri siyasal gerilim aracı haline dönüştüren girişimlerin artması kaygı vericidir. Üniversitelerde yaratılmak istenen bu kutuplaştırma iklimi; gençliğin demokratik taleplerini bastırmayı, üniversiteleri özgür düşünce alanı olmaktan çıkarmayı ve toplumsal muhalefeti baskı altına almayı hedeflemektedir.
ODTÜ’de yıllardır var olan dayanışma kültürü ve birlikte yaşam deneyimi; provokasyonlarla, nefret diliyle ve gerilim siyasetiyle teslim alınamaz. Üniversiteler; şiddetin, hedef göstermenin ve kutuplaştırmanın değil; özgür düşüncenin, eleştirel aklın ve demokratik tartışmanın mekânlarıdır.
Eğitim Sen olarak;
Üniversitelerde gerilim yaratmayı hedefleyen provokatif girişimleri reddediyoruz.
Şiddeti, hedef göstermeyi ve kutuplaştırıcı dili kabul etmiyoruz.
Üniversitelerin güvenlikçi politikalarla değil; demokratik katılım, özgürlük ve çoğulculuk temelinde var olması gerektiğini savunuyoruz.
Gençliğin demokratik taleplerinin kriminalize edilmesine karşı durmaya devam edeceğimizi vurguluyoruz.
İnsan, toplum ve doğa yararına üniversite mücadelemiz; özgür bilimi, özerk üniversiteyi ve demokratik yaşamı savunma mücadelesidir.
ODTÜ’nün özgürlükçü, demokratik ve dayanışmacı geleneğine sahip çıkmaya; üniversitelerde baskının, provokasyonun ve kutuplaştırmanın değil dayanışmanın ve özgür yaşamın egemen olması için mücadele etmeye devam edeceğiz.











