Nimet Çubukçu’ya Soruyoruz: Eğitim Fakültelerinin Plansız Politikalara Mahkum Edilmesinin Failleri Kim Ya da Kimlerdir?

Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç’ın “Nimet Çubukçu’ya Soruyoruz: Eğitim Fakültelerinin Plansız Politikalara Mahkum Edilmesinin Failleri Kim Ya Da Kimlerdir? ” başlıklı açıklama metni:
 

YÖK Genel Kurulu`nun 17.02.2011 tarihinde gerçekleştirilen toplantısında alınan kararlar, sekiz yıldır iktidarda olan AKP`nin eğitim politikalarındaki başarısızlığının açık itirafıdır. Ancak Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu`nun toplantı çıkışında basına yönelik gerçekleştirdiği açıklamada 2010 yılı içerisinde kurulan yeni üniversitelerin bünyesindeki yedi eğitim fakültesinden, fen edebiyat ve ilahiyat fakültelerine verilen formasyon hakkından haberdar değilmiş gibi bir ruh halinde olması da şaşkınlık vericidir. Bakan Çubukçu`nun basına da yansıyan açıklamasında “Eğitim fakülteleri, Türkiye`nin ihtiyacının çok daha üstünde öğretmen yetiştiriyor. Daha önceden yanlış planlama neticesinde ortaya çıkan bu tablo hepinizin malumu ve kamuoyunun gündeminde olan atanamayan öğretmenler konusu; gerekli olmayan alanlarda veya istihdam edilemeyecek bölümlerin açılmış olması ve bu alanda çok fazla sayıda öğretmenin mezun verilmesiyle ilgili bir problemdi.” sözlerine yer vermesi, yaşananları en açık şekilde ifade etmektedir. Yeni eğitim fakültelerinin plansızca açılması ile fen edebiyat ve ilahiyat fakültelerine verilen formasyon hakkı sonrasında ataması yapılmayan, işsiz öğretmen sayısına daha fazla gencimizin ekleneceği gerçeği ortadayken, Çubukçu`nun bu konularda bugüne kadar sessiz kalmış olmasının nedenini anlamak güç değildir. AKP`nin sekiz yıllık iktidarında eğitim politikalarına ilişkin “yap boz tahtası” benzetmemizin ne kadar doğru olduğu ortaya çıkmıştır. SBS`nin öğrencilerimiz üzerinde yarattığı olumsuz sonuçlar sonrasında “yanlış bir uygulama” olduğunun kabul edilmesi gibi, yeni kurulan eğitim fakültelerinin plansız olduğuna dair kabulün Bakan Çubukçu`dan ne zaman geleceğini merakla bekliyoruz. Kaldı ki ataması yapılmayan öğretmenlerin sayısının ciddi düzeylerde olması karşısında, öğretmen açıklarını kapatacak yeterli atamaları yapmayan bir hükümetin, Fen Edebiyat ve İlahiyat Fakültesi öğrencilerinin işsiz öğretmen ordusuna katmayı amaçlaması “bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” dedirtecek düzeydedir. Bakan Nimet Çubukçu kendi döneminde olan bu düzenlemeleri unutmuşçasına, kontenjan fazlalığından ve plansız öğretmen yetiştirme politikalarından şikayetçi olması karşısında şaşırmamak elde değildir. Ancak bu sürecin en önemli noktası, yanlış uygulamaların siyasal sorumluluğunun kimse tarafından üstlenilmemesi ve plansız politikaların yarattığı olumsuz sonuçların faillerinin sekiz yıldır iktidarda olan hükümet tarafından başka yerlerde aranmasıdır. Ataması yapılmayan öğretmenlere “atanamayanlar” diye hitap ederek hakaret edenlerin asıl derdi, eğitim hizmetini daha iyi örgütlemek ve öğretmen açıklarını kapatmak olmadığı da görülmektedir. Çubukçu “Bakanlık olarak önümüzdeki 20 yıl içerisinde hangi alanda öğretmenlere ihtiyacımız olduğunu sadece bizim değil Türkiye`nin özel sektörünün ve özel kurumların da ne kadar eğitim fakültesi mezununa ihtiyacı olduğun yönünde bir analiz yaptık.” sözleriyle bu gerçeğin altını çizmektedir. Milli Eğitim Bakanı`nın özel sektörün öğretmen ihtiyacı yerine, okulların öğretmen açığını kadrolu atamalarla nasıl gidereceğini düşünmesi gerekmektedir. AKP`nin iktidarda olduğu süre içerisinde dershane sayılarındaki yaklaşık % 100`lük artışa rağmen okullaşma oranlarının, kadrolu öğretmen istihdamının ve eğitimin niteliğinin yetersiz olması, hükümetin önceliklerini göstermektedir. Eğitim Sen olarak sorun çözmekten çok sorun üreten politikalar karşısında aşağıdaki taleplerimizi bir kez daha ilgili kurumların ve kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.

• Eğitim Fakülteleri`nin kurulması ve öğretmen yetiştirme açısından ataması yapılmayan öğretmen sayısı da göz önünde bulundurularak; kamusal, parasız, demokratik ve nitelikli bir eğitim hizmetinin örgütlenebilmesi için bilimsel kriterler çerçevesinde acil şekilde planlamaya gidilmelidir.

• Öğretmen açığı ile işsiz öğretmen sayısı arasındaki denge de düşünülerek, işsiz öğretmenlerin tamamının bir planlamaya gidilerek en kısa sürede; Bakanlığın resmi belgelerde belirttiği öğretmen açığının giderilmesi için de hemen kadrolu iş güvenceli olarak atamaları yapılmalıdır.

• Çalışma yaşamı içinde olması gereken herkese kadrolu iş, güvenceli çalışma olanağı sağlanmalıdır.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu