MEB, ‘Zorunlu İmam Hatip’ Uygulamasında Kısmen Geri Adım Attı!

Milli Eğitim Bakanlığı “Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliği” geçtiğimiz günlerde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Eğitim kurumlarının açılması, kapatılması, düzenlenmesi ve isim değişikliği ile ayrıntılı düzenlemelerin yer aldığı yönetmelikle tepki çeken çok sayıda adım atılmıştır.

Eğitimin acil sorunlarına kalıcı çözümler üretmek yerine, enerjisinin önemli bir bölümünü imam hatip okullarının sayısını artırmayı kendisine temel görev haline getiren MEB, yönetmelik değişikliği ile imam hatipler için daha önce 50 bin olan nüfus koşulunu okulun açılacağı yerleşim birimi merkez nüfusunun 5 bin veya yerleşim birimine bağlı mahalle ve köyleri ile birlikte en az 10 bin olması kararlaştırılmıştır. Yönetmeliğin açıklanmasının ardından sendikamız konuyu kamuoyu gündemine taşımış ve yönetmelik iptali için dava açmıştır.

MEB tarafından yapılan yönetmelik değişikliği ile Türkiye’de nüfusu 10 binin altında bulunan 200’e yakın ilçede sadece imam hatip okullarının açılması hedeflenmiştir. Yönetmelik değişikliğine yönelik başta sendikamız olmak üzere, toplumun çeşitli kesimlerinden yükselen itiraz ve eleştiriler üzerinde Milli Eğitim Bakanlığı kısmen geri adım atmış, yönetmelikte yer alan nüfus koşulunu yapılan yönetmelik değişikliği ile kaldırmış ve değişiklik resmi gazetede yayımlanmıştır. Ancak böylesine önemli ve hassas bir konudaki yetkileri valiliklere bırakarak uygulamanın fiilen hayata geçirilmesi için “açık kapı” bırakmış olması kabul edilemez.

Milli Eğitim Bakanlığı, yeterli talep olmamasına rağmen, çok sayıda devlet okulunu öğrenci ve velilerin karşı çıkmasına rağmen imam hatibe dönüştürmeyi sürdürmektedir. TEOG yerleştirmeleri sürecinde kayıt yaptıramayan öğrencilerin imam hatiplere mecbur bırakılması, yapılan yönetmelik değişiklikleri, il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinin teşvik ve yönlendirmelerle öğrencileri imam hatip okullarına yönlendirmesi uygulamalarına son verilmelidir.

Türkiye’de imam hatip okullarında okuyan toplam öğrenci sayısı Milli Eğitim Bakanlığı’nın üstün gayretleri ve devletin bütün imkânlarını seferber etmesi sonucunda toplamda 1 milyon 436 bin 74’e çıkmıştır. Türkiye’de okulların fiziki donanım ve altyapı sorunları sürerken fiziki altyapı sorunları en az olan,  teknik olarak en donanımlı okulların imam hatibe dönüştürülmesi, siyasi iktidarın kamu okulları arasında siyasi tercihleri üzerinden resmen ayrımcılık yaptığını göstermektedir.

Türkiye’de her konuda ve her alanda yaşanan ayrımcı uygulamaların toplumun geleceğinin şekillendiği okullar üzerinden bizzat MEB eliyle yapılıyor olması dikkat çekicidir. Türkiye’de hiçbir okul türü diğerlerine göre ayrıcalıklı değildir. MEB eğitim politikalarını uygularken, bütün eğitim kurumlarına eşit mesafede yaklaşmalı, ayrımcı uygulamalardan uzak durmalıdır.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu