Maraş Katliamında Katledilenleri Unutmadık, Unutmayacağız!

193

Gerici-faşist güçlerin saldırıları sonucu 19–26 Aralık 1978 tarihleri arasında yaşanan ve Türkiye’yi 12 Eylül darbesine götüren sürecin önemli dönemeçlerinden biri olan Maraş katliamının üzerinden 38 yıl geçti.

19 Aralık 1978 gecesi, Maraş’ta Çiçek Sineması’na tahrip gücü çok düşük bir bomba atılmış, daha sonra faşistler tarafından atıldığı ortaya çıkan bu bomba bahane edilerek, günlerdir kentte tırmandırılmakta olan Alevi-Sünni gerginliğini çatışmaya dönüştürülerek, ülke tarihinin en kanlı katliamlarından birisi olan Maraş katliamı gerçekleştirilmiştir.

20 Aralık’ta Alevilerin oturduğu bir kıraathane bombalanmış, 21 Aralık’ta iki TÖB-DER’li öğretmen katledilmiştir. 22 Aralık’ta cenaze töreni sırasında halka saldıran gerici güçler, kalabalığı dağıttıktan sonra kent merkezine yürüyüşe geçmiş, polis engeli ile karşılaşmadan kent merkezinde bulunan Alevilerin işyerlerini tahrip ederek üç kişiyi katletmiştir. 23 Aralık’ta ‘polis-halk çatışması’nı önlemek gerekçesiyle kentteki bütün polisler devre dışı bırakılmış, 24 Aralık’ta çevre köy ve ilçelerden getirilen silahlı faşist grupların takviyesi ile Alevilerin yaşadığı mahalleler önce taranıp bombalanmış, daha sonra kuşatma altına alınmıştır.

Maraş’ta insanlar; kadın, çocuk, genç, yaşlı, hamile, hasta, yaralı ayrımı yapılmaksızın devletin gözü önünde göz göre göre katledilmiştir. Ancak 26 Aralık’ta durdurulan saldırılarda resmi olarak 111 kişi hayatını kaybetmiş, yüzlerce kişi yaralanmıştır. Katliam sonrası binlerce Alevi Maraş’ı terk etmek zorunda kalırken, katliamın sorumluları göstermelik olarak yargılanmış gibi yapılarak katliamın üzeri örtülmüştür.

Türkiye’de geçmişte halkları birbirine karşı kışkırtarak, kitlesel katliamlara ve cinayetlere zemin hazırlayanlar, bugün aynı kafayla hareket ederek ayrımcı, tekçi, ırkçı ve gerici politikalarını sürdürmekte, halkların eşitliğine dayanan ve barış içinde bir arada yaşama iradesini engellemeyi hedefleyen saldırıları ve girişimlerini yoğunlaştırmaktadır.  Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta katliam yapan zihniyet ile bugün “tek adam yönetimi”ne karşı çıkan herkesi düşman ilan eden karanlık zihniyet arasında hiçbir fark yoktur.

Üzerinden 38 yıl geçmiş olsa da, özellikle son yıllarda yaşanan kitlesel katliamlar, iktidar merkezli olarak sürdürülen ırkçı ve mezhepçi politikalar, toplumda iç çatışma ve gerginlik yaratmayı sürdürmekte, yeni katliamlara adeta davetiye çıkarmaktadır. Türkiye’nin katliamlarla dolu tarihi, son yıllarda peş peşe yaşanan yeni katliamlarla sürmektedir. İnsanlığa karşı işlenen bütün suçlara, yaşanan katliamlara sessiz ve tepkisiz kalınmaması, katliamları yapanlar ve masum insanların yaşam hakkının elinden alınmasına seyirci kalınmaması gerektiği açıktır.

İnsanlığın hedef alındığı katliamları ve ardındaki kirli ilişkileri unutmak değil hatırlamak, hafızalarımızdan sildirmek isteyenlere karşı inatla unutturmamak hepimizin görevidir.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu