Konya Valisi’nin bir öğretmene karşı gösterdiği davranış, kullandığı sözcükler, kamu yöneticilerinin, siyasilerin öğretmenleri, eğitim ve bilim emekçilerini, mesleğimizi hedef alan, mesleki itibarımızı zedeleyen tutumunun ve yaklaşımın ısrarla sürdürüldüğünü bir kez daha göstermiştir. Öğretmenlerin yaşadığı sorunlar ve talepleri ile ilgili çözüm odaklı politikalar üretilmemesi nedeniyle meslektaşlarımızın kendilerini yalnız, değersiz ve güvensiz hissettiği yapmış olduğumuz çalışmalarda da açık olarak ortaya çıkmaktadır. Sorunlarımıza çözüm üretmesi gereken MEB ise, çözüm üretmek yerine kamuoyuna dönük eğitim alanının ve öğretmenlerin sorunlarının çözüleceğine dair bir algı oluşturmaya çalışmaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı öğretmenlere, eğitim ve bilim emekçilerine yönelik şiddeti engellemek istiyorsa, öncelikle şiddetin her türüne karşı bütünlüklü bir yaklaşımı ortaya koymak zorundadır. Şiddeti sadece bir güvenlik sorunu olarak algılamak yerine, onu üretene sosyolojik ve ekonomik koşulları dikkate alan bir bakış açısıyla sorun ele alınmalıdır. Öğretmene yönelik şiddeti, kamu yöneticilerinin öğretmenlere ve öğretmenlik mesleğine yaklaşımının olumsuzluğu ve öğretmenlerin gerçek sorunlarının çözülmesi için kalıcı ve yapısal adımlar atılmaması tetiklemekte ve büyütmektedir. Eğitim Sen, Konya Valisi’nin tutumunu, maruz kaldığımız şiddetin nasıl üretildiği ve yaygınlaştığının açık bir örneği olarak görmektedir. Konya Valisi’nin, öğretmenlere ve öğretmenlik mesleğine karşı sergilediği kabul edilemez davranışa, meslektaşımıza karşı kullandığı şiddet diline karşı Milli Eğitim Bakanlığı’nı net bir tutum almaya, somut bir adım atmaya davet ediyoruz.
Hiçbir arkadaşımız kendisini yalnız ve güvensiz hissetmemelidir. Biz varız, Eğitim Sen var! Eğitim Sen olarak tüm arkadaşlarımızın sesine ses olmaya, dayanışmayı ve mücadeleyi birlikte örmeye devam edeceğiz. MEB’i bu konuda somut tutum almaya, Konya Valisi’ni de acilen özür dilemeye ve istifa etmeye davet ediyoruz.












