Kırklareli Şube Kadın Sekreterimiz Gülüzar Çağlak’ın Yanındayız!

Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu`nun `Kırklareli Üniversitesi Yönetimi Yolsuzluk Suç Duyurusuna İşten Atma Tehdidiyle Karşılık Verdi! Kırklareli Şube Kadın Sekreterimiz Gülüzar Çağlak’ın Yanındayız!` başlıklı açıklama metnidir:
 

Kırklareli Üniversitesi yönetimi tarafından uzun süredir hukuksuz sürgünlere ve mobbinge maruz kalan Şube Kadın Sekreterimiz Gülüzar Çağlak hakkında keyfi ve hukuksuz işlemler bitmek bilmiyor! Şimdi de şube yöneticimiz hakkında facebook paylaşımı gerekçe gösterilerek hukuksuz, keyfi ve siyasi saiklerle soruşturma açıldı! Ancak belirtmek gerekir ki söz konusu soruşturma, şube yöneticimiz üzerinde uygulanan baskı politikalarının sadece bir yanıdır.

Gülüzar Çağlak Kırklareli Üniversitesi İdari ve Mali İşler Şube Müdürü`yken üniversitede yaşanan hukuksuzluklara ve yolsuzluklara tepki gösterdiği için çok defa sürgün edilmiştir. Hukuksal mücadelemiz sonucu yargı kararıyla bu işlemler iptal ettirilse de üniversite yönetimi hukuksuzluklarında ısrarcı olmuş ve sürgün, mobbing politikasından vazgeçmemiştir.  Şube Kadın Sekreterimizin son sürgün yeri ise kampüs içinde servis araçlarının ve dolmuşların durağına yaklaşık 1 km. mesafede olan, internet ve telefon hattı olmayan, kaloriferi olmayan, çalışma odasında masa, koltuk ve sandalyesi olmayan Kayalı Kampüsü`ndeki Merkezi Araştırma Laboratuvarı olmuştur. 

Söz konusu sürgün ve mobbingin arkasında yatan neden ise yöneticimizin üniversitede yaşanan hukuksuzluğa ve yolsuzluğa karşı takındığı tavırdır! Kırklareli Şubemizin öğrencilerden kayıt esnasında ve kimlik kartı, yıllık bandrol, staj defteri için zorla alınan ücretler; birçok önemli birimde ve gizlilik gerektiren işlerde idari personel yerine taşeron işçi çalıştırılması; yapılan işlerle faturaların gerçeği yansıtmaması; taşeron işçilere sınav gözetmenliği yaptırılması; resmi araçların özel araç gibi kullanılması; lojmanda ücretsiz kalınması gibi çoğaltılabilecek çok sayıda konu hakkında suç duyurusunda bulunması üyelerimiz üzerindeki baskıyı had safhaya çıkarmıştır.

Üstelik şubemizin üniversite yönetimi hakkında 02.05.2014 tarihinde yaptığı suç duyurusu sonrasında, Yükseköğretim Denetleme Kurulu`nca inceleme yapılmış ve 17.07.2014 tarihli bir rapor hazırlanarak kimi iddialarımız nedeniyle Üniversite Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aykaç, Genel Sekreter Ergün Erbay, İdari Mali İşler Daire Başkanı Ferhan Kaçarlar, Personel Daire Başkanı Hülya Tuç ve çok sayıda öğretim elemanı hakkında disiplin ve ceza soruşturması açılması gerektiği belirtilmiştir (Söz konusu inceleme raporu, çalışmalarımız tamamlanır tamamlanmaz kamuoyuna duyurulacaktır).

Yaşanan bu gelişmeler sonrasında ise üniversite yönetimi, şube yöneticimiz üzerindeki baskıları artırarak adeta onu cezalandırmak istemiştir. Bu süreç içerisinde yöneticimiz Çağlak`ın facebook paylaşımında yerel bir gazetenin “KLÜ Genel Sekreteri Erbay`dan personele yemek” başlıklı haberini paylaşırken “yiyenler ve yiyenlerin habercisi” yorumunda bulunması soruşturma gerekçesi olmuştur. Soruşturma neticesinde “amirine hakaret etmek” fiili gerekçe gösterilerek “kademe ilerlemesinin durdurulması” cezası talep edilmiş; ancak Gülüzar Çağlak`ın sicilinin olumlu olması nedeniyle “kınama” cezası verilmiştir. 

Hakkında açılan son soruşturma da benzer bir mahiyete sahiptir. Şube yöneticimizin facebook hesabından “haklıdan değil de güçlüden yana olanlar korkak ve kaypak olurlar. Güç merkezi değiştikçe döner, sonunda fırıldak olurlar” yazan bir fotoğrafı paylaşırken “KLÜ`nün çoğu personeli gibi” ifadesini kullanması nedeniyle üniversitede çalışan tüm akademik ve idari personele alenen hakaret ettiği gerekçesiyle soruşturma açılmıştır. Soruşturmada belirtilen gerekçeyle, “çoğu personel” ifadesini “tüm personele” çevirerek bizatihi kendi personeline hakaret ettiğini dahi fark edemeyen üniversite yönetimi, soruşturma neticesinde disiplin suçunun tekerrürü değerlendirmesi yaparak, Şube Kadın Sekreterimiz Gülüzar Çağlak hakkında “kamu görevinden çıkarma” cezası talep etmiştir.

Eğitim Sen olarak belirtmek isteriz ki düşünce ve ifade özgürlüğünü yok sayan, temel hak ve özgürlükler denildiğinde zihin dünyasında “şiir, Tayyip Erdoğan, cezaevi” imgeleri dışında bir şey canlanmayan, hukuku sadece muhaliflerini cezalandırabileceği bir araca indirgeyen, üniversiteyi “aile şirketine” indirgeyip üniversiter değerlerden bihaber olan kişilere ne üniversitelerimizi ne öğrencilerimizi ne de üyelerimizi “yedirmeyeceğiz”! Üniversiteleri krallık, kendilerini de kral sananlar bilmelidir ki her türlü demokratik hakkımızı kullanarak Şube Kadın Sekreterimiz Gülüzar Çağlak`a yaşatılanların ve yürütülen onca hukuksuzluğun hesabını soracağız! 

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu