Kadına Yönelik Sağlıksız Bakış Örnekleri Devam Ediyor!

Kadın erkek beraber horon oynamanın İslam`a aykırı olduğunu söyleyen Samsun Müftüsü Yrd. Doç. Dr. Hayrettin Öztürk “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” nedeniyle yapılan etkinlikte yaptığı bir konuşmada “18 yaşındakinin zinasına karşı çıkamıyorsanız, 7 aylık bebeğe tecavüze karşı çıkmak timsahın gözyaşlarıdır” diyerek hem dolaylı olarak IŞİD tarzı sapık fikirleri meşrulaştırmaya çalışmış, hem de üstelik bir “din adamı” olarak kadınlara yönelik olarak son yıllarda örneklerini sıkça görmeye başladığımız çarpık ve sağlıksız bakış açısını ortaya koymuştur.

Evlenmeyen bütün kadınlardan potansiyel tehlike olarak söz eden Samsun Müftüsü`nün zihniyeti ile Ortaçağ`da şeytanın bazı özelliklerine sahip olduğu için o dönem Avrupa`da başlatılan cadı avı sonrasında toplu halde yakılan kadınlara yönelik Ortaçağ zihniyeti arasında hiçbir fark yoktur.

Yıllardır çocuk istismarına karşı tek söz etmeyen, çocukluklarını bile yaşayamadan küçük yaşta evlendirilen çocuk gelinler sorununa, katlanarak artan kadın cinayetlerine sesini çıkarmayan Samsun Müftüsü gibi Ortaçağ kafasına sahip insanların halkın karşısına “din adamı” sıfatıyla çıkması büyük bir çelişkidir.

Benzer bir yaklaşım Sosyal Doku Vakfı Başkanı Nureddin Yıldız tarafından dile getirilmiştir.  Yıldız, “İnternette cinlerin olduğunu iddia ederek” kadınların internette fotoğraflarını paylaşmasını eleştirmiştir. Her iki yaklaşım da kadınların toplumsal yaşam içinde nasıl görülmeye ya da gösterilmeye çalışıldığının görülmesi açısından önemlidir.

Kadınları hemen her fırsatta hedef haline getiren uygulamalar sadece bu iki olayla sınırlı değildir. Geçtiğimiz günlerde Kobane`de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek için Atatürk Havalimanı`nda ve Diyarbakır TRT binasında basın açıklaması yapmak isteyen ve aralarında Eğitim Sen üyelerinin de bulunduğu kadınlar polis tarafından dövülerek gözaltına alınmış, polis aracında sözlü ve fiziksel tacize uğramışlardır.

Türkiye`de kadına bakışın ne kadar sağlıksız olduğunu gösteren bu örneklerin artmasına paralel olarak, kadınlara yönelik cinayetlerin, cinsel taciz ve tecavüzlerin artarak sürmesinin sorumlusu sürekli hedef gösterilen kadınlar değil, erkek egemen sistem ve bu sistemin kimi zaman din adamı, kimi zaman polis kılığında karşımıza çıkan sözcüleridir.

AKP hükümeti gerek çıkardığı yasalarla gerekse cinsiyetçi ve ayrımcı söylemleri ile kadına yönelik her türlü şiddet, taciz ve kadın cinayetlerine davetiye çıkarmaktadır. Her ağızlarını açtıklarında kadınları açık hedef haline getiren Samsun müftüsü ve Sosyal Doku Vakfı Başkanı gibi kadın düşmanları hakkında gerekli işlemler yapılmalıdır.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu