Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu`nun `İç Güvenlik Paketi İzmir’de Hayat Buldu! Gözaltındakiler Derhal Serbest Bırakılmalıdır!` başlıklı açıklama metnidir:
“Laik, Bilimsel, Anadilinde Eğitim ve Demokratik Yaşam” talebiyle düzenlediğimiz iş bırakma eylemi ve boykot, Türkiye`nin dört bir yanında güçlü ve etkili bir şekilde hayat bulmuş, eğitim ve bilim emekçileri, veliler ve öğrencilerin yoğun ilgisi ve katılımıyla gerçekleşmiştir.
Boykot ve iş bırakma çağrıları karşısında kapıldığı korkuyu bastırmak için çareyi sıkıyönetim uygulamalarına başvurmakta bulan AKP iktidarı, bu politikasını bugün de sürdürmüştür. İstanbul`da okul önlerinden velileri gözaltına alan polis, İzmir`de ise şube yöneticilerimizin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişiyi döverek, yerlerde sürükleyerek gözaltına almıştır.
SES İzmir Şube Başkanı, Eğitim Sen İzmir 1, 2, 3 ve 5 No`lu Şubelerimizin Başkanları ile bazı Şube Yürütme Kurulu üyelerimizin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi şu an itibariyle gözaltındadır. Yöneticilerimizi, üyelerimizi, gençlerimizi saçlarından sürükleyerek, nefret dolu duygularla tekme atarak gözaltına alan polis, gözaltı aracı içinde de arkadaşlarımıza şiddet uygulamaya devam etmiştir. Kısaca iç güvenlik paketinin polise sunduğu yetkilerin provası İzmir`de hayata geçirilmiştir.
Bugün gerçekleştirdiğimiz iş bırakma/boykot eylemi, sadece İzmir`in eylemi değildir! Bu eylem, Türkiye`de eşitlik, özgürlük ve demokrasi isteyen tüm toplum kesimlerinin içinde yer aldığı bir eylem olmuştur. Bu nedenledir ki İzmir`de ya da bir başka yerde yöneticilerimize, üyelerimize ve dostlarımıza yöneltilen tehdit, saldırı ve şiddete karşı, demokratik haklarımızı kullanarak daha güçlü ve daha örgütlü bir şekilde karşılık vereceğimiz çok iyi bilinmelidir.
Eğitim Sen olarak, gözaltına alınanların derhal serbest bırakılmasını istiyoruz. AKP`nin baskıcı, yasakçı ve şiddet politikaları karşısında, asla geri adım atmayacağız. Çünkü bizler daha sendikalarımızı kurarken “Biz çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakacağız, ya siz?” dedik ve sözümüzü meydanlara, sokaklara, iş yerlerimize mühürledik! Siz hala anlamadınız mı?











