Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu`nun `Hukukun Yok Sayıldığı Yerde Cezalandırma Yargısız İnfazla Yapılır! Bingöl’de Yaşananlar Tüm Yönleriyle Aydınlatılmalıdır!` başlıklı açıklama metnidir:
9 Ekim gecesi Bingöl`de üst düzey Emniyet Müdürlerine karşı gerçekleştirilen suikast ve sonrasında yaşananlar, olayın gerçekleştirilmesinde karanlık ellerin varlığına dair akıllardaki soru işaretlerini güçlendirmektedir.
Hemen belirtmek isteriz ki gerek gerçekleştirilen suikasti gerekse sonrasında yaşanan yargısız infazı kınıyoruz! Günlerdir yaşanan ölümlerin rakama indirgendiği, hükümetin tehdit, şiddet dışında bir çözüm üretemediği bir sürecin, her tür provokasyona gebe olmasının kaçınılmaz olduğunu çok iyi biliyoruz! Bu nedenle, Bingöl`de yaşananlara dair hızla servis edilen bilgilerle, her iki olayın da gerçekleşmesine dair görgü tanıklarının ve adli tıp raporlarının sunduğu bilgilerdeki çelişki, soğukkanlılıkla ve tüm yönleriyle aydınlatılamadığı takdirde günlerdir yaşanan ölümlerin artması ve yaşam hakkının tamamıyla yok sayılması kaçınılmaz olacaktır. Kaldı ki, anayasasında hukukun üstünlüğünden bahsedilen bir ülkede, bir başbakanın suikastı gerçekleştirenleri “cezalandırdık” söylemi, bu karanlığı derinleştirmekten başka bir şey ifade etmemektedir.
Olayla ilgili kimi bilgilere bakıldığında,
· Emniyet müdürlerinin her zaman kullandıkları rutin bir güzergahta olmamaları,
· Polislere yönelik saldırıda kullanılan araç ile yargısız infazın yapıldığı olay arasında 1 buçuk saati aşan bir sürenin olmasına rağmen, iki bölge arasının 20 kilometre olduğu ve on dakikada alınabilecek bir yolun bu kadar süre içerisinde alınması,
· Polislere yönelik saldırıda kullanılan araç ile taranan aracın farklı renk ve modelde araçlar olduğu,
· Aracın tarandığının söylenmesine rağmen, araç kapılarında kurşun izlerinin olmamasının yanı sıra, öldürülen kişilerin baş ve kulak hizalarından vurulduğu,
· Olayın faili olarak basına servis edilip, ailesine yaşamını yitirdiği aktarılan Erhan Şenyuva‘ya ulaşılamaması ve nerede olduğunun bilinmemesi,
· Aracın dur ihtarına uymadığının, durdurulan diğer araçlardaki kişiler tarafından yalanlanması,
gibi birçok çelişki, olayın yargısız infaz olduğuna işaret etmektedir. Kaldı ki araçta iddia edilenin aksine Bingöl İl Milli Eğitim Müdürlüğü`nde hizmetli olarak çalışan bir sivil, üyemiz Ali Bozan da bulunmaktadır. Yargısız infazların toplumsal ve siyasal belleğimizdeki karanlık yeri açıktır. Ancak bu olay, sadece travmatik bir belleği harekete geçirmenin ötesinde, köklerini geçmişten alan ve ne yazık ki yaşam hakkının ortadan kaldırılmasına dair kaygıları yarınlara taşımaktadır.
Eğitim Sen olarak, bu saldırıların yarattığı kıvılcımın, toplumsal ve siyasal bir körlüğe neden olmasının engellenmesini ve her iki olayın da tüm yönleriyle soruşturulup, gerçeğin toplumla paylaşılmasını istiyoruz. Bugün muktedirlerin ihtiyaç duyduğu algı yönetimine hizmet eden dezenformasyonun, yarınlarımıza kurulan bir tuzak olduğunu biliyoruz! Bu tuzağa düşmemek için her iki olayın da faillerinin ve ardındaki görünmez ilişkilerin peşine düşülmesi gerekmektedir. Çünkü biliyoruz ki, hukukun olmadığı yerde kişilerin suçlu olup olmamasına bakılmaksızın “cezalandırma”, yargısız infazla yapılır.











