Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç’ın açıklaması:
Emek ve demokrasi mücadelesinde yayınlarıyla yanımızda olan, halkın bağımsız ve gerçek haber alma hakkına önemli katkılar sunan Hayat Televizyonu ekranları, 16 Temmuz 2008 tarihi itibarıyla karartılmıştır. Türksat, mahkeme kararı olmadan frekansı tek taraflı olarak iptal etmiştir.
Tıpkı sendikalar, siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri gibi, farklı yayın çizgisine sahip gazete ve televizyonların varlığı, bir ülkede hak ve özgürlüklerin ne ölçüde var olduğunun ve bu özgürlüklerin ne kadarının kullanılabildiğinin temel ölçütlerindendir. Hayat Televizyonu`nun yayınının durdurulması, farklı seslere, kimliklere ve kültürlere tahammülsüzlüğün en açık göstergesidir. Oysa yıllardır benimsenen yasakçı, baskıcı tutum ve politikaların Türkiye`yi çıkmaza soktuğu, sürekli yeni krizlere sürüklediği bilinmektedir.
Hayat televizyonuna karşı takınılan tutum, açıktır ki iktidar partisi AKP`nin, halkın ve ülkenin çıkarlarına tamamen ters olan uygulamalarını, halkın tüm çıplaklığıyla görmesini engelleme tutumundan başka bir şey değildir. Hayat Televizyonu ekranlarının karartılması, halkın hayatını karartanların, onların gerçeğin bilgisine ulaşmasını engellemek isteyenlerin demokrasi ve özgürlük anlayışını sergilemektedir. Bu tutum, her fırsatta özgürlüklerden, demokrasiden bahsedenlerin gerçek niyetinin bir kez daha görülmesi açısından önemlidir.
Hayat Televizyonu yayın süresince yola çıkış gerekçelerine uygun, kamu emekçilerinin, işçilerin ve geniş halk kesimlerinin gerçek sorunlarını ekranına yansıtmış, sendikalarımızın ve diğer demokratik örgütlerin desteğini ve beğenisini kazanan bir yayın çizgisi izlemiştir. Ülkemizin işçi ve emekçilerinin, ezilenlerin, bilimin ve gerçeğin sesi olmuştur.
Devlet içindeki çeteleşmeye dair her gün yeni gelişmelerin ortaya çıktığı, AKP`nin demokrasi ve “özgürlük” havarisi kesildiği bir dönemde Hayat Televizyonu yayınının Türksat tarafından tek taraflı olarak iptal edilmesi kaygı vericidir.
Eğitim Sen olarak basın yayın ilkelerine ve ifade özgürlüğüne doğrudan saldırı niteliğinde olan bu uygulamayı kınıyoruz. Bu hukuk dışı uygulamaya son verilmeli ve karar derhal geri alınmalıdır.









