Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç`ın açıklaması
Başbakan Erdoğan`a, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu`ya ve diğer Bakanlar Kurulu üyelerine konu ile ilgili olarak gönderdiğimiz mektubun bağlantısı aşağıdadır:
Bilindiği üzere son dönemde yükseköğretim kurumlarında eğitim-öğretim gören öğrencilerin harç ücretlerinin yükseltileceği yönündeki açıklamalar YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan tarafından dile getirilmiştir. Yapılan açıklama, yükseköğretim öğrenci harçlarının %8 oranında arttırılacağı, ikinci öğretim öğrencilerinden alınacak öğrenci harçlarının da % 50 oranında zamma tabi tutulacağı yönündedir. Bu oranın “cari hizmet maliyetleri”ndeki artış nedeniyle bazı ikinci öğretim programlarında %500`lere varacağı da dillendirilmektedir. YÖK`ün bu öneriyi Milli Eğitim Bakanlığı`na sunduğu ve önerinin kısa süre içerisinde Bakanlar Kurulu`nda gündeme geleceği de bilinmektedir.
Görünen odur ki YÖK, yaşanan ağır ekonomik krizin üniversite öğrencilerinin ve ailelerinin yaşamlarına etkide bulunmadığı varsayımından hareket etmekte ve halihazırda üniversiteleri birer ticari işletmeye çeviren harç sistemiyle krizin faturasını geniş toplum kesimlerine kesmeyi sürdüreceğinin işaretlerini vermektedir. Yaşadığımız ekonomik krizin bir milyonun üzerinde kişinin işinden olmasına ve onların ailelerinin yaşam koşullarının daha da kötüleşmesine yol açtığı ortadadır. Bu koşullarda, her egemen kesim krizin bedelini yoksul halk çoğunluğuna ödetmenin yollarını aramakta, Başbakan Erdoğan`ın ifadesiyle “krizi fırsata çevirme”nin önünü açmaktadır.
Bu doğrultuda üniversite harç ücretlerine yapılan zammın, bir yandan üniversitelerdeki piyasalaşmayı pekiştireceğini, diğer yandan da harç ve eğitim masraflarını karşılayamayacak durumdaki yoksul öğrencilere giderek yükseköğretim kapısını kapatacağını belirtmek gerekmektedir. Kaldı ki AKP Hükümeti her fırsatta üniversite sayısını arttırmakla ve neredeyse her şehre en az bir üniversite açmakla övünmektedir. “Üniversite”nin eski fakülte binalarına asılan yeni “tabela”larla kurulamayacağını Eğitim Sen de, geniş halk kesimleri de bilmektedir. Altyapı, yurt, derslik, laboratuvar ve öğretim üyesi açıkları kapatılmadan açılan üniversitelerin iş üretmeyen sistemde “diplomalı işsizler ordusu”na yeni neferler üreteceğinin herkes bilincindedir. Ama bir nokta var ki o, üniversitenin en temel bileşenidir. Üniversiteyi üniversite yapan öğrencidir. Öğrenci olmadan üniversite de olmaz. Harçlara dudak uçuklatan cinsten zamlar yaparak üniversite eğitimini hak olmaktan çıkaran ve diplomalı işsizlerin oranını yeni istihdam yaratarak düşürmekte aciz kalan neoliberal AKP Hükümeti`nin, yeni üniversitelerin “öğrenci”siz hiçbir anlamının olmayacağının bilincinde olduğu ise ortadadır. Yeri geldiğinde “kanunlar”ın verdiği yetkiye dayanarak üniversite giriş sınavı baraj puanlarını bir kalemde aşağıya çekip gerekçeyi de “sonuçlara baktık, çok kişi barajı geçemeyecekti, kontenjanların çoğu boş kalacaktı” diyerek açıklayan YÖK-ÖSYM işbirliğinin, konu üniversite harçlarına geldiğinde aynı gayretkeşliği sergilememesinin nedenlerini sorgulamak ise kamuoyunun görevidir.
Bu koşullarda, üniversite kontenjanlarının boş kalmasını önlemek için bir kalemde baraj puanını değiştirme iradesini gösterenlere biz de 2547 sayılı yasanın “Cari Hizmet Maliyeti” başlıklı 46. maddesini hatırlatıyoruz. İlgili maddede yükseköğretim kurumlarında cari hizmet ödeneklerinin, öğrenci başına olmak üzere belirleneceği, öğrenci başına düşen cari hizmet ödeneğinin öğrenim dallarının nitelikleri ve süreleri ile yükseköğretim kurumlarının özellikleri göz önünde tutularak Yükseköğretim Kurulu`nca farklı miktarlarda belirleneceği, bu miktarın her yıl Bakanlar Kurulu`nca belirlenecek kısmının devletçe karşılanıp öğrenci adına ilgili yükseköğretim kurumu bütçesine ödenek olarak kaydolunacağı, geri kalan kısmının öğrenci tarafından ödeneceği öngörülmüştür. Yasanın anılan hükmü uyarınca, devletçe karşılanacak kısım cari hizmet maliyetlerinin yarısından az olamayacaktır. Dolayısıyla cari hizmet maliyetlerinin, örneğin %99`unun devletçe karşılanmasını önünde hiçbir engel bulunmamaktadır.
Eğitim Sen olarak, yasanın verdiği bu yetkiyi kullanarak “cari hizmet maliyeti” olarak belirlenen harç bedelinin %99`unun devletçe karşılanması için Hükümet`ten gerekli kararı almasını beklediğimizi tüm kamuoyuna ilan ediyor ve bu yöndeki mektubumuzun Başbakan Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ve Bakanlar Kurulu`nun diğer tüm üyelerine gönderildiğini bildiriyoruz. Mektup ektedir.
Eğitim Sen, eğitimin en temel insan haklarından olduğu gerçeğinden hareketle, herkese eşit, parasız ve nitelikli eğitim hizmeti sunulabilmesi için öncelikle öğrenci harçlarının yükseltilmemesini, öğrencilerden harç alınması uygulamasından vazgeçilmesi amacıyla da yeni düzenleme yapılmasını talep etmekte ve harçlar üzerinden krizin bedelini ödemeye zorlanan yüz binlerce ailenin ve öğrencinin sesi olmayı sürdürme iradesini bir kere daha ilan etmektedir.









