6 Ekim 2007 tarihinde Eğitim Sen tarafından örgütlenen sözleşmeli, ücretli ve işsiz öğretmenlerin talepleri için Milli Eğitim Bakanlığı önünde eylem gerçekleştirildi. Eyleme İstanbul, İzmir, Diyarbakır, Samsun ve Ankara başta olmak üzere yurdun çeşitli illerinden Eğitim Sen tarafından getirilen otobüslerle binlerce sözleşmeli, ücretli ve işsiz eğitim emekçisi katıldı. Sık sık “Bakan Çelik İstifa, Ücretli Köle Olmayacağız, Emekçiler Burada Bakan Çelik Nerede” sloganlarının atıldığı eylem Eğitim Sen Ankara 1 No`lu Şube önünde başladı. Ankara 1 No`lu Şube önünden Milli Eğitim Bakanlığı`na kadar pankart, döviz ve sloganlarla yürünerek Bakanlık önünde bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Basın açıklamasını Eğitim Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer gerçekleştirdi.
Basın Metni:
Milli Eğitim Bakanlığında sözleşmeli çalışanlar, ders ücreti karşılığı çalışanlar ve hiç çalışmayan işsiz öğretmenlerin sorunları yıllardır çözüm bekliyor. Bakanlık ise yaşanan sorunları çözmek yerine, çözümsüzlükteki ısrarını inatla sürdürmeye devam ediyor.
Eğitim Sen olarak, iş güvencesiz çalıştırılmaya karşı, işsiz öğretmen adaylarının istihdam edilmesi ve güvencesiz çalışan öğretmenlerimizin güvenceli-kadrolu istihdamı için, mücadelemizi sürdürmekteyiz. İş güvencesinden yoksun, geleceği hem belirsiz hem de eğitim yöneticilerinin iki dudağı arasında olan eğitim emekçilerinin sorunlarına birlikte çözüm arıyoruz.
Eğitim Sen, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde esnek, parçalı ve tek amacı eğitim emekçileri arasındaki dayanışmayı yok ederek, onları rekabete zorlayan tüm istihdam biçimlerine son verilmesini ve herkese kadrolu, iş güvenceli çalışma hakkının tanınmasını savunmaktadır. Eğitimde iş güvenceli ve kadrolu istihdam için mücadelemizi, güvencesiz eğitim emekçileri ile omuz omuza sürdürmeye kararlıyız.
Dünya Öğretmenler Günü için ILO, UNESCO, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), UNICEF ve Eğitim Enternasyonali tarafından yayımlanan ortak mesajda şöyle denilmektedir;
“Öğretmenleri mesleğe kazandırmak için uygulanan bazı politikalarsa, eğitimin niteliği pahasına uygulanabiliyor. Sınıf mevcutlarını arttırmak, özellikle öğretim desteğinin zayıf olduğu durumlarda öğretmenlerin iş yükünü çoğaltmak, eğitim fakültelerine kabul puanlarını düşürmek, eğitimsiz ya da az eğitimli profesyonelleri ya da düşük iş güvencesine sahip sözleşmeli öğretmenleri işe almak suretiyle öğretmen açığı sorunlarına geliştirilen çözümler, öğretmenlik mesleğinin statüsünü daha da düşürebilir, öğretmenleri sınıfın gerçekliğiyle başa çıkma noktasında gerekli ekipmanlardan mahrum bırakabilir ya da mesleki motivasyonun kaybına yol açabilir.”
5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü için yayımlanan bu mesaj, aynı zamanda hükümetlere yönelik önemli bir uyarıdır. Hükümet bu uyarıyı dikkate almalı, eğitim gibi önemli bir alanda parçalı ve güvencesiz istihdam uygulamalarına son vermeli, atama bekleyen binlerce öğretmen adayının atamalarını yaparak yıllardır yaşanan mağduriyetler giderilmelidir.
Okullarımızda net öğretmen açığının şu an 70 bin, işsiz öğretmen sayısının 185 bin olduğu göz önüne alındığında, atama bekleyen öğretmenlerin bir kez daha işsizliğe mahkum edilmelerinin makul bir gerekçesini bulmak mümkün değildir. 1998 yılından bu yana 305 bin öğretmen ataması yapılmış, aynı dönemde 150 bine yakın öğretmen de emekli olmuştur. 1998`de toplam öğrenci sayısı 11 milyon 550 bin iken, 2007 yıllında öğrenci sayısı 14 milyon 872 bine yükselmiştir. Son on yılda öğrenci sayısı 3 milyon 322 bin artmıştır. Resmi rakamlar, ataması yapılan öğretmen sayısının öğrenci artışını karşılamaktan uzak olduğunu göstermektedir. Bu açık gerçeğe karşın, yüz binlerce arkadaşımız okulunu bitirip, öğretmenlik diplomasını aldığı halde, ataması yapılmamakta ve işsizler ordusuna dahil edilmektedir.
Güvencesiz çalıştırılan arkadaşlarımız ve işsiz öğretmen arkadaşlarımızla birlikte taleplerimizi dile getirmek için Milli Eğitim Bakanlığı önündeyiz. Türkiye`nin çeşitli illerinden gelen ve aynı sorunları yaşayan öğretmen adayları, sözleşmeli, vekil, ücretli vb adlar altında güvencesiz çalıştırılan öğretmenler olarak, hep birlikte geleceğimize sahip çıktığımızı göstermek için buradayız. Buradan sayın Milli Eğitim Bakanı`na ve hükümete sesleniyoruz. “Kadrolu, güvenceli, insanca yaşayabilecek, onurlu bir yaşam sürmek istiyoruz”
İşsizliğe mahkum olmamak için, güvencesiz çalıştırılmaya karşı işimize, emeğimize ve geleceğimize hep birlikte sahip çıkmaya devam edeceğiz.









