Eşitsizlik ve Ayrımcılığa Son Verilmeli Üniversite Çalışanlarının Sorunları Çözülmelidir

Üniversite alanı da eğitimin diğer alanları gibi sorunlar yumağı içerisinde boğuluyor. Üniversite çalışanlarının sorunları çalışma koşullarından, özlük haklarına, üniversite sisteminin işleyişine ve akademik yükselmelere kadar çözüm bekleyen çeşitli alanları içermektedir. AKP hükümeti ise yaşanan sorunlara çözüm üretmek yerine daha da ağırlaştıran düzenlemeler yapıyor.

EK ÖDEMELERDE AYRICALIK YAPILDI

AKP hükümeti kamu çalışanları arasında ayrımcılığa neden olacak politikalar üretiyor. Bunun son örneği de ek zamlara ilişkin yasal düzenlemenin yapılmasında ortaya çıkmıştır. 2006 yılı Toplu Görüşmeleri kapsamındaki ek ödemelerle ilgili yasa, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu`nda kabul edilen düzenleme ile ilave ödemesi olmayan diğer kurumlarda çalışan bir milyon kişiye toplam 40+40 YTL ödenek ayırırken, polis ve din görevlilerine  bu artışın üzerine fazladan 100 YTL artış yapması, hükümetin diğer kamu emekçilerine üvey evlat muamelesi yapması anlamına geliyor.

AKP hükümeti toplu görüşme mutabakat metninde yer almayan  bir düzenleme yaparak keyfi ve siyasal tercihleri üzerinden ayrımcı uygulamalarını sürdürüyor. Bu türden uygulamalar gerek üniversitede çalışan idari personeli olumsuz etkiliyor. Bu nedenle öngörülen ek hizmet tazminatından tüm eğitim ve bilim emekçileri, üniversitelerin akademik ve idari personeli, YÖK, Yurt-Kur ve ÖSYM çalışanları da yararlanmalıdır.

Ayrıca sadece profesör ve birinci derecede doçentlerin yararlandığı görev tazminatı tüm akademik ve idari personele verilmelidir.

İŞ GÜVENCESİ SAĞLANMALIDIR

Son yıllarda uygulanan esnek çalışma yöntemleri ile bütün alanlarda iş güvencesi ortadan kaldırılıyor. Bu uygulamadan üniversite çalışanları da etkileniyor. Özellikle araştırma görevlileri doktora çalışmalarını başarıyla bitirmiş olsalar bile işsizlikle karşı karşıya kalıyor.

Araştırma görevlileri her yıl atama usulüne bağlı burslu öğrenci statüsü ile çalıştırılmaktadır ve maalesef bu durum günümüz esnek istihdam anlayışının güzel bir örneğidir. Bir dahaki yıl atanmama durumunda, tazminat gibi caydırıcı mekanizmalardan yoksun, güvencesiz bir durumda ‘bilim üretmeye` çalışmaktadır. Bir an önce araştırma görevlilerinin iş güvencesini sağlamaya yönelik çalışmaların başlatılması ve buna uygun politikaların geliştirilmesi gereklidir.

KEYFİ UYGULAMALARA SON VERİLMELİDİR

Akademik yükseltmeler konusunda da üniversiteler tarafından getirilen kriterler yasal olmaktan çok keyfidir. Bu tutum aynı zamanda iş güvencesini ortadan kaldıran bir işlev de görmektedir. Her üniversite akademik yükselmelerle ve kadrolarla ilgili olarak farklı kriterler belirlemektedir. Bu ölçütler YÖK tarafından belirlenen ölçütlere ek olarak gündeme getirilmektedir. Oysa bu tür uygulamalar yasa dışıdır ve akademik yükselmelerin her üniversitede aynı olacak biçimde uygulanması, merkezi bir ölçütün bulunması, yükselmelerin önündeki engellerin ortadan kaldırılması gerekir.

Son zamanlarda tüm toplumsal alanı kuşatan şiddet sarmalı içerisine üniversiteler de çekiliyor. Üniversitelerde öğrencilere yönelik saldırılarla birlikte, demokrat, ilerici öğretim görevlilerini yönelik taciz ve saldırılar da gerçekleşiyor. Son olarak Gazi Üniversitesi Kampüsü çıkışında bir öğretim görevlisi faşistlerin saldırısına uğramıştır. Yapılan saldırıyı kınıyoruz ve görevlilerin bir an önce gereken önlemlerini almasını istiyoruz.

TALEPLERİMİZ

1-      Üniversite Geliştirme ödeneğinin tüm üniversite çalışanlarına ödenmesini,

2-      Öğretmenlere verilen eğitime hazırlık ödeneğini Eğitim Kurumlarında görev yapan tüm kamu çalışanlarına ödenmesini.

3-      Araştırma görevlilerinin kadrolu istihdama dahil edilmesini,

4-      Akademik yükselmelerin önündeki engellerin kaldırılmasını,

5-      Kamu çalışanları arasında ayrıcalık yaratan 100 YTL Denge tazminatının hiçbir ayrım yapılmadan tüm kamu çalışanlarına ödenmesini talep ediyoruz.

TALEPLERİMİZİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ

AKP tarafından uygulanan eşitsiz, ayrımcı, iş güvencesini yok eden anti-demokratik uygulamaları kabul etmiyoruz. Üniversite çalışanları olarak taleplerimizin arkasında olacağız ve kesintisiz mücadelemizi sürdüreceğiz. AKP hükümeti emekçilerin mücadelesini çeşitli baskı yöntemleri ile sindirmeye çalışsa da taleplerimizde ısrarcı olmaya, AKP`yi rahatsız etmeye devam edeceğiz.

Üniversite çalışanları olarak eşitlikten uzak, ayrımcı politikaların engellenmesi için yargıya başvurmak başta olmak üzere her türlü mücadeleye başvuracağımızı bildiriyoruz.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu