Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddet Araştırması Sonuçları Kamuoyuna Duyuruldu

11

Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreterliği tarafından düzenlenen “Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddet Araştırması” sonuçları basın toplantısıyla duyuruldu. Genel Eğitim Sekreterimiz Elif Çuhadar, Genel Basın Yayın Sekreterimiz Hanım Koçyiğit, Ankara 1 No‘lu Şube Kadın Sekreteri Evrim Özdemir, Ankara 2 No‘lu Şube Kadın Sekreteri Zeynep Yurdagül Duman, Ankara 3 No‘lu Şube Kadın Sekreteri Songül Başbuğ‘un da katıldığı basın toplantısında açıklamayı Merkez Kadın Sekreterimiz Ebru Yiğit yaptı.

Araştırma sonuçlarını görmek için tıklayınız. 

Merkez Kadın Sekreterimiz Ebru Yiğit‘in yaptığı açıklama metni:

Okullar Erkek Şiddetinin Baskısı Altındadır!

Kadınların taciz, tecavüz ve şiddet sarmalında boğulmak istendiği bir dönemden geçmekteyiz. Evde, sokakta ve iş yerinde kadına yönelik şiddete karşı kadın bilincinin, dayanışmasının ve direnişinin örneklerini sergilemekteyiz. Bugün eğitim ve bilim emekçisi kadınların ortak çalışmasının bir ürününü siz basın emekçileri ile paylaşırken kadın dayanışması ile birlikte sözümüzü daha güçlü söylüyoruz. Erkeğin bireyciliğine karşı kadın dayanışmasını savunan bizler; erkek egemen sistemin bize dayattığı geleneksel rolleri kabul etmiyoruz.

Hepinizin bildiği gibi toplumsal cinsiyet rolleri kadınları erkeğe bağımlı, itaatkâr ve ikincil görmektedir. Kadınlardan erkek egemen sistemin devamı için evde ve işyerinde kölece çalışmaları beklenmektedir. Kadın bilinci ve iradesi geliştikçe bu beklenti şiddet yoluyla sağlanmaya çalışılmaktadır. Bu yüzden sadece geçen yıl öldürülen kadın sayısı 297’dir. Erkek şiddeti hiçbir sınır tanımadan kadınları hedef alırken yüzlerce kadın tacize ve tecavüze uğramıştır. Her alanda sergilenen cinsiyet ayrımcılığı okulları ve üniversiteleri de etkisi altına almaktadır. Pek azı gazete haberlerine yansıyan, yansıdığında da medyanın cinsiyetçi dili ile bulanıklaştırılan erkek şiddeti sanıldığının aksine son derece yaygındır.

Eğitim alanında kadına yönelik şiddetin boyutlarını gösteren çok az çalışma vardır. Literatürdeki bu eksiklik eğitim alanında erkek şiddeti ile mücadele eden biz Eğitim Sen’li kadınların kolektif tepkiyi örgütlemesini zorlaştırmaktadır. Toplum içerisinde yeteri kadar “tartışılmayan” eğitim alanındaki cinsiyetçilik temel insan hakkı olan çalışma hakkımızı engelleyecek kadar güçlüdür. Okullarda ve üniversitelerde eğitim ve bilim emekçisi kadınlara yönelik erkek şiddeti münferit olaylar gibi değerlendirilmekte, failler birtakım “psikolojisi bozuk” kişiler olarak sunulmaktadır. Oysa erkek şiddeti hiçbir zaman birbirinden bağımsız gerçekleşen bireysel olaylar toplamı değildir. Sistemli bir saldırının ürünüdür.

Bu saldırı okulları ve üniversiteleri de etkisi altına almıştır. Biz eğitim ve bilim emekçisi kadınlara yönelik erkek şiddeti erkek egemen okul kültürü içerisinde normalleştirilmek istenmektedir. Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreterliği olarak bu tehlikenin farkındayız. Bu yüzden 27 ilde bulunan 29 şubemizde kadın meclislerimiz aracılığıyla kapsamlı bir alan araştırması gerçekleştirdik. 869 eğitim ve bilim emekçisi kadın ile yapılan anket çalışmamızda ortaya çıkan sonuçlar tedirgin edicidir. Bu tedirginlik bilmediğimiz bir şiddetin ortaya çıkmasından dolayı değil, düşündüğümüzden çok daha yaygın şekilde şiddet pratiklerinin gerçekleşiyor olmasındandır.

Araştırmamızda çıkan sonuçların özetini sizlerle paylaşmak istiyoruz. Ayrıca detaylı sonuç raporumuzdaki değerlendirmelere bakabilirsiniz. Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreterliği’nin yapmış olduğu alan araştırması sonucunda;

· Katılımcıların %41,3’ü psikolojik şiddete uğramıştır. Yani, her beş eğitim ve bilim emekçisi kadından ikisi görevi sırasında psikolojik şiddete maruz kalmaktadır.

· En fazla karşılaşılan psikolojik şiddet çeşitleri kıyafetlerle ilgili rahatsız edici söylemler, kadınların ilişki kurdukları kişileri belirlemeye çalışma ve yaşadıkları yeri ve partnerlerini değiştirme konusunda uygulanan baskı olmuştur.

· Eğitim ve bilim emekçisi kadınların %14’ü görevleri sırasında en az bir kere cinsel tacize uğramaktadır.

· Cinsel tacize uğrayan kadınların %83’ü aynı zamanda psikolojik şiddete de uğramaktadır.

· En yaygın cinsel taciz çeşitleri gözle taciz, cinsel içerikli şakalar yapılması ve fiziksel görünüş hakkında cinsel yorumlar yapılması olmuştur.

· Kadınların %4’ü fiziksel şiddete uğramıştır.

· Hiç olmamasını beklediğimiz cinsel şiddet çalışan kadınları etkilemektedir. İstatiksel olarak az olmasına rağmen 4 eğitim ve bilim emekçisi kadın görevleri sırasında cinsel şiddete uğramıştır.

Araştırmamız var olan cinsiyet temelli şiddeti gözler önüne sermektedir. Bugün yaptığımız alan araştırmasının sonuçlarını kamuoyu ile paylaşarak bu sorunun görünür olmasını amaçlıyoruz. Okullar ve üniversiteleri etkisi altına alan erkek şiddetinin ortadan kaldırılması ise öncelikle biz kadınların sorumluluğudur. Yaşam ve çalışma hakkımızı tehdit eden şiddet sarmalına karşı Eğitim Sen’li kadınların mücadelesi yükselerek devam edecektir. Erkek şiddetine karşı mücadelemizde hiçbir zaman yalnız kalmayacağımızın farkındayız. Herkesi okullardaki cinsiyetçi saldırı konusunda mücadele etmeye çağırıyor;

“Kadın Yaşam Özgürlük” diyoruz.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu