Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç‘ın “Eğitimde Sorunlarla Dolu Bir Yılı Daha Geride Bıraktık!” başlıklı basın toplantısı metni:
Eğitim sisteminin ve eğitim emekçilerinin geçtiğimiz yıllarda yaşadığı sorunlar, 2008-2009 eğitim-öğretim yılının ilk yarısında da devam etti. Gerek eğitimin ve yükseköğretimin, gerekse eğitim ve bilim emekçilerinin sorunlarını çözme noktasında hemen hemen hiçbir somut adımın atılmadığı bir dönemi daha geride bırakıyoruz. 2008 yılı, tıpkı önceki yıllarda olduğu gibi eğitimin temel sorunlarının çözülmediği, eğitim niteliğinin daha da gerilediği, eğitim emekçisinin çalışma koşulları ve yaşam düzeyinin yükselmesi noktasında yeterince adımın atılmadığı bir yıl olmuştur. Bugüne kadar öğrencilerin sesleri, eğitim ve bilim emekçilerinin talepleri duymazlıktan gelinmiştir. Bu açıdan bakıldığında, Türkiye‘de her eğitim-öğretim yılı, bir öncekinin tekrarı olmaktan öteye gidememiştir. Türkiye‘de eğitim emekçileri, öğrenciler ve öğrenci velileri, her eğitim yılında eğitim sistemin artan sorunları ile karşı karşıya kalmaktadır. Üstelik giderek derinleşen kriz süreciyle birlikte işsizlik ve yoksulluğun sürekli artması, devletin kamu hizmetlerini büyük ölçüde gözden çıkarmış olması, bugüne kadar geniş halk kesimlerini olduğu kadar eğitim sistemini ve eğitimin bileşenlerini de olumsuz etkilemiştir. Kamu kaynakları faiz ve rantiye yerine, eğitime ve sağlığa aktarılmadığı sürece sorunların üstesinden gelmek de mümkün görünmemektedir. Ülkede yaşanan krizin faturası yine yoksul halkımıza, eğitim hakkından mahrum kalan çocuk ve gençlerimize çıkarılmak istenmektedir. Bugün eğitim sisteminin yaşanan sorunların yeni ortaya çıkmadığını, yıllardır sürdürülen politikaların bir birikimi olarak bugünlere gelindiğini söylemek gerekir. AKP Hükümeti, iktidar olduğu son altı yıl içinde bu olumsuz birikimi daha da arttırmak yönünde yasal ve fiili anlamda sayısız adım atmıştır. Eğitimin ve eğitim emekçisinin bir türlü çözüme kavuşturulmayan sorunları, özellikle AKP iktidarı ile birlikte, kamusal eğitimin zayıflatılması, eğitimin paralı hale getirilmesi, merkez ve taşra teşkilatında yaşanan yoğun siyasi kadrolaşma, özellikle Eğitim Sen üyelerine yönelik soruşturma, sürgün, cezalandırma vb gibi şekillerde kendisini göstermiştir. Her eğitim öğretim döneminde olduğu gibi geçtiğimiz dönemde de, kalabalık sınıf mevcutları sorunu yeterince çözülememiş, öğretmen, derslik, okul, memur ve hizmetli açığını kapatılmamış, okullarımızın araç gereç ihtiyaçları giderilmemiş, eğitim ve bilim emekçilerinin ekonomik, demokratik, sosyal ve özlük haklarında kayda değer bir iyileştirme yapılmamıştır. Kısacası her yıl yaşanan sorunlar geçtiğimiz yıl için de artarak devam etmiştir. AKP, fiili ve hukuki müdahalelerle eğitim sistemini kendi ideolojisi çerçevesinde yeniden şekillendirme noktasında oldukça yol almış, kendi ideolojisine yakın kimseleri MEB merkez teşkilatından başlayarak en alt seviyelere kadar kendisi için önemli mevkilere getirerek yoğun bir siyasi kadrolaşma faaliyetine girişmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı‘nın siyasi kadrolaşma çabaları sık sık yargıdan dönmüş, ancak yine de Cumhuriyet tarihinin en yoğun kadrolaşma girişimi geçtiğimiz altı yıl içinde Milli Eğitim Bakanlığı‘nda yaşanmıştır. Türkiye‘de yıllardır uygulanan paralı eğitim uygulamaları AKP iktidarı ile birlikte daha da hızlanmıştır. Devletin sorumluluğunda olması gereken eğitimin yükü, bilinçli politikalarla birlikte büyük oranda velilerin omuzlarına yıkarak kamusal, parasız eğitim hakkı neredeyse yok edilme noktasına getirilmiştir.
RAPORUN TAMAMINA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN









