Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu`nun `Eğitim Sen`e Yönelik Karalama Kampanyası Kabul Edilemez!` başlıklı açıklama metnidir:
Sendikamız Eğitim Sen kuruluşundan bu yana demokratik, laik, kamusal, nitelikli, eşitlikçi ve anadilinde eğitimi savunmaktadır. Bu konuda başından beri yaptığımız her faaliyet, söylediğimiz her söz, değiştirmek ve dönüştürmek için attığımız her adım farklı kesimlerin hedefi haline getirilmiştir.
Korkusuzca savunduğumuz tüm ilkeler uğruna yeri geldiğinde cezaevleri yeri geldiğinde polis şiddeti ile karşılaştık. Okullarda asılsız iftiralarla yıldırılmaya çalışıldık, meslekten atıldık, devletin ve bu çürümüş düzenin tüm kollarıyla bizi sarmalamasına rağmen taleplerimizden ve mücadelemizden vazgeçmedik. Çünkü bizim taleplerimiz yeni bir dünyanın müjdesidir ve tüm öğrencilerimiz güzel bir gelecekte yaşamayı hak etmektedirler. Omuzlarımızda taşıdığımız sorumluluğun bilinciyle tek dil, tek ırk, tek din, tek mezhep ve tek cinsiyet kimliğini dayatan eğitim sistemine karşı sesimizi daha fazla yükselteceğimizi herkesin bilmesi gerekmektedir.
Geçen hafta Batman Eğitim Sen Şubesi tarafından gerçekleştirilen “Eğitimde Homofobi ve Transfobi ile Mücadele: Eğitimde LGBTİ Öğrencilerle Çalışma” konulu panel tam da bu noktada ötekileştirmeye, ayrımcılığa ve tekçi zihniyete karşı yapılmıştır. Amacımız demokrasi, eşitlik, kardeşlik, dayanışma ve paylaşım kültürünü geliştirmektir. Tüm farklı kimliklerin herhangi bir dayatma ile karşılaşmadan eşitlik temelinde bir arada nasıl yaşayabileceği tartışılmıştır. Eğitim Sen olarak tüm ezilen kesimlerin sesi olduğumuzun bilincindeyiz. Sendikamız tekçi dayatmalara karşı ötekileştiren tüm kesimlerin kendilerini ifade edebilecekleri bir kürsüdür. Ancak amacı içinde yaşadığımız anti-demokratik düzenin sürdürülmesi olan farklı kesimler asılsız iftiralarla panelimiz hakkında linç kampanyası başlatmışlardır. Herkes bilmelidir ki sendikamıza yöneltilen karalama kampanyası faşizmin ta kendisidir. Buradan bahsi geçen kesimlere sormak istiyoruz: Farklı kimlikleri olan tüm bireyleri asılsız iftiralarla linç etmek ve ötekileştirmek ile devletin tek ırk, tek dil, tek din, tek mezhep ve tek cinsiyet kimliği dayatmaları arasında bir fark var mıdır?
Arkası karanlık bu güçlerin yerel seçimlerin yaklaştığı bu dönemde rant elde etmeye çalıştığı çok açıktır. Demokrasi mücadelesi veren tüm kesimlere yönelik saldırılar yeni değildir. Bizler asılsız iftiralarla bu linç kampanyasını örgütleyenleri yakından tanıyoruz. Ancak bizi hedef göstererek yaptıkları çirkin saldırıların karşısında susmayacağımızı herkes bilmelidir. Dün olduğu gibi bugün de bizler demokrasi, adalet, eşitlik ve özgürlük mücadelemizden geri adım atmayacağız. Tüm demokratik yolları kullanarak yapılan çirkin saldırılara cevabımızı vereceğiz. Provakasyonlara izin veremeyecek, birilerinin bizim üzerimizden rant elde etmesine müsaade etmeyeceğiz. Mücadelemizi adım adım, ilmek ilmek örmeye devam edeceğiz.
Yaşasın demokratik eğitim mücadelemiz!











