Eğitim Sen’den Basına ve Kamuoyuna / Eğitim Günlüğü Haftanın Özeti

90

Yaşadığımız zorlu dönemde bir haftayı daha geride bırakıyor, hafta sonları uygulanan sokağa çıkma yasağının ikincisini yaşıyoruz. Bu hafta İstanbul Üniversitesinden çok değerli hocamız Ali Ülkü Azrak’ı kaybetmenin hüznünü yaşadık. Geride bıraktığımız haftada genel bir izolasyon olmadan salgının yayılmasının kontrol altına alınmasının mümkün olmadığı gerçeği, bilim insanları başta olmak üzere, tüm kesimler tarafından ifade edilmeye devam etti. Eğitim Sen de dahil olmak üzere, sendikaların ısrarla zorunlu ve acil işler dışında kalan tüm işlerin durdurulması çağrısı bu haftada sürdü. Ancak, siyasi iktidar, her koşulda ve ne pahasına olursa olsun, üretimin devam etmesi ve sermayenin gereksinimlerinin karşılanması üzerine inşa ettiği politik hattı takip etmeyi sürdürdü.

Geride bıraktığımız hafta TBMM yoğun bir çalışma ile siyasi iktidarın çıkarmayı hedeflediği yasalarla ilgili görüşmeleri tamamlayarak tatile girdi. Yaşanan sorunlara çözüm üreten kurum olması gereken TBMM’nin bu dönemde tatile girmesini doğru bulmadığımızı belirtmek isteriz. Eşitlik ve adalet açısından tartışmalı olan “infaz yasası” kabul edildi ve tahliyeler başladı. Tahliye talebi reddedilenler düşüncesinden, siyasi görüşünden veya yaptığı haberden dolayı cezaevlerinde olanlardı. Bu durumun kamu vicdanında derin yaralar açtığı kesindir. Geçtiğimiz hafta TBMM’de kabul edilen yükseköğretim ve öğretmenlerin tatilleri ile ilgili yasalarda yoğun tartışılan konulardandı. Yapılan değişikliklerden doğrudan etkilenen kesimler ve temsilcileri ile görüşme ihtiyacı dahi duymadan çıkarılan bu yasalarla ilgili tartışmalarımızı ve eleştirilerimizi sürdüreceğimizin bilinmesini isteriz. Gelecek haftanın geride bıraktığımız haftadan daha iyi, daha güzel ve en önemlisi daha sağlıklı olması dilekleri ile, iyi hafta sonları dileriz.

EĞİTİMDE GEÇEN HAFTA

  1. Meslek liselerinin dersleri yeniden belirlenerek, haftalık ders çizelgesi yayınlandı. Sanat ve spor derslerinin 9. sınıfta 4 saatten 2 saate indirilmesini ve Rehberlik dersinin kaldırılmasını kabul etmemiz mümkün değildir.
  2. MEB, EKYS sonuçlarının açıklanmasının hemen ardından “Yönetici Atama Takvimini” açıkladı. Salgının geldiği aşamada MEB’in önceliğinin yönetici ataması olmasının doğru olmadığı, takvimin yeniden planlanması gerektiğini düşünmekteyiz.
  3. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdare Dava Dairesi ihraç bir üyemizin pasaport yasağının kaldırılmasına karar verdi. Tüm ihraç arkadaşlarımız acilen görevlerine iade edilmeli ve tüm hakları geri verilmelidir.
  4. 2020 LGS’de en fazla kontenjan artışının Bolu’da yaşanmış olması, öğrencilerimizin eğitim hakkı için Bolu Eğitim Sen Şubemizin ve öğrenci velilerimizin mücadelesinin sonucudur. Kamusal eğitim mücadelesi ortak geleceğimizin mücadelesidir.
  5. Rehber öğretmenler, özellikle İstanbul’da, uzmanlık alanlarına, aldıkları eğitime ve mesleki deneyimlerine uygun olmayan işlerde görevlendirilmeye başlandı. Görevlendirmelerin isteğe bağlı ve uzmanlık alanına uygun yapılması gerekmektedir.
  6. Sağlık kuruluşlarında resen görevlendirilen MEB’de hizmetli ve memur arkadaşlarımıza verilen görevler sağlıkları açısından risk oluşturmaktadır. Görevlendirmeler bilimsel ölçülere ve mesleki deneyime göre, isteğe bağlı ve akılcı şekilde yapılmalıdır.
  7. Yardım kampanyalarına katılımın gönüllü olmasına rağmen, eğitim yöneticilerinin bu konuda ısrarı sürmektedir. Çalışanları bağış yapmaya zorlayan eğitim yöneticileri ile ilgili yasal haklarımızı kullanacağız.
  8. MEB’in ücretli ve usta öğreticilerin ek dersleri ile ilgili alınan kararı illere göndermesinin ardından, eğitim yöneticileri arkadaşlarımıza telafi eğitiminde ücret talep etmeyecekleri ve eğer bu eğitimde görev verilmezse aldıkları ücreti iade edeceklerine dair taahhütname imzalatmaya başladılar. Bu durumu kınıyor ve tüm arkadaşlarımızın ücretli, idari izinli sayılması gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz.
  9. Eğitim yöneticilerinin öğretmenlerden kullanmasını istediği, yönlendirdiği, kimi yerlerde de kullanmaya zorladığı “Zoom” programını kullananların kişisel bilgilerinin satışa çıkarıldığını öğrendik. Buna rağmen, MEB Bakan yardımcısının imzası ile kimi önlemler alınarak bu programların kullanılabileceğine dair illere yazı gönderildi. Oluşacak ekonomik ve hukuki sorunların sorumluluğu eğitim yöneticilerinde olacaktır. Onaylanmamış canlı sınıf uygulamalarını kullanmayacağız.
  10. 18 Mart tarihinde ataması yapılan 19.921 öğretmen arkadaşımızın göreve başlamak için bekleyişi sürüyor. MEB, acilen arkadaşlarımızı göreve başlatmalı, mağduriyeti sonlandırmalıdır.
  11. MEB’in öğrenci nakillerini durdurması, özel okullardan kamu okullarına geçmek isteyen öğrencileri mağdur etmektedir. MEB, tercihini özel okullardan yana değil, öğrencilerden yana kullanılmalı ve nakilleri açmalıdır.
  12. Türkiye’den sadece Eğitim Sen’in üyesi olduğu Avrupa Eğitim Sendikaları Komisyonu (ETUCE), hükümetlere ve karar alıcılara, salgına karşı alınacak önlemleri çalışanlar ve sendikalarla birlikte belirleme çağrısında bulundu.
  13. Tüm uyarılarımıza rağmen, salgın döneminde kapalı olması gereken meslek liseleri açık tutularak, kimi malzemelerin üretimi devam etmektedir. İl, ilçe eğitim yöneticileri okul müdürlerini, okul müdürleri de öğretmenleri çalışmaya zorlamaktadır. Tüm eğitim yöneticilerine öğretmenlerin bu dönemde idari izinli olduğunu ve okullara gelmeye zorlanamayacaklarını yeniden hatırlatırız.
  14. Kimi okul yöneticileri, okul aile birlikleri tarafından çalıştırılan eğitim emekçilerinin ücretlerini öğretmenlerin karşılamasını istemektedir. Kamunun sorumluluklarını öğretmenlerin üstlenmesi beklenemez. Kimse mağdur edilmemeli, arkadaşlarımızın ücretleri devlet tarafından ödenmelidir.
  15. Tüm uyarılara rağmen çalışma devam ediyor. MEB Personel Genel Müdürlüğünde çalışan bir arkadaşımıza virüs tanısı konulmuştur. Tüm önlemler acil olarak alınmalıdır. Arkadaşlarımıza acil şifalar dileriz.
  16. YÖK Personel Daire Başkanlığı kayıt dondurma kararının araştırma görevlileri için nasıl uygulanacağına dair bir yazıyı üniversitelere gönderdi. YÖK tarafından alınan “Kayıt Dondurma” kararının, lisansüstü eğitimini kadrosunun bulunduğu üniversite dışında bir üniversitede yapan araştırma görevlilerini mağdur etmemesi için yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.
  17. Öğretmenlerin tatilleri ile ilgili yasa kabul edildikten sonra yaz tatilinin kısalıp kısalmayacağı ile ilgili bir tartışma başladı. Bu konuda bir mağduriyet oluşmaması ve öğrenciler açısından istenilen sonuca ulaşılabilmesi için, MEB’in konunun tüm tarafları ile bir araya gelmesi ve süreci birlikte sürdürmesi gerekmektedir. Söz konusu yasanın en fazla mağdur ettiği kesim Rehber Öğretmenler olmuştur. Bu konuda acilen yeniden bir düzenleme yapılmalı ve oluşabilecek sorunlar engellenmelidir.

Kamuoyuna Saygıyla Sunarız

EĞİTİM SEN MERKEZ YÜRÜTME KURULU

 

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu