Eğitim Sen’den Basına ve Kamuoyuna / Eğitim Günlüğü 24

69

Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu olarak, tüm eğitim ve bilim emekçilerine, öğrencilerimize ve halkımıza güzel ve sağlıklı bir hafta dileriz. Umarız ki bu hafta artık siyasi iktidar kendisine yapılan öneri ve eleştirileri dikkate alır ve alınması gereken önlemlerde daha fazla gecikme yaşanmaz. Ayrıca, siyasi iktidarın muhalefet belediyelerini çalıştırmama tutumuna acilen son vermesi gerekmektedir. Zonguldak Valisi’nin, yaşatmak için yaşamlarını tehlikeye atan sağlık emekçilerine dönük sözlerinin de sadece bir özür ile telafi edilmesinin mümkün olmadığının bilinmesi gerekmektedir. Önceliğimizin salgına karşı etkin mücadele olması gereken bir dönemde, yaşananları hafızalarımıza ve günlüklerimize kaydetmeyi sürdürdüğümüzü bildirir, sorumlulukları olanları buna uyun davranmaya çağırırız.

Bugünün Gündemi:

  1. Her fırsatta kendileri gibi düşünmeyen ve yaşamayanları suçlayan, kamusal yaşamdan dışlamaya çalışan çağ dışı zihniyetin hezeyanları çeşitli biçimlerde tezahür ediyor. Öğretmenlerin kıyafetlerini veya yaşam tarzlarını mahkûm etmeye çalışmak aslında kendileri gibi olmayanların öğretmenlik yapmaması gerektiği düşüncesinin ifadesinden başka bir şey değil. Öğretmenleri hedef alan bu hastalıklı zihniyete karşı Milli Eğitim Bakanı’nın sessiz kalmasının, MEB üzerinde vesayet kurmak isteyenleri cesaretlendirdiği açıktır. Hafta sonu, bir kadın hekimin maruz kaldığı şiddete karşı Sağlık Bakanı’nın tepkisizliği ve bakanların sessizliği, bunun bireysel bir tutum değil, politik bir hattın sonucu olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, öğretmenlere saldıranlara karşı, genel müdür düzeyinde değil, bakan düzeyinde yanıt verilmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Kadın emeğinin yoğun sömürüldüğü ve kadına yönelik şiddettin arttığı bu zorlu günlerde, kullanılan nefret dili yaşadığımız şiddeti üretmektedir. Salgın dönemi de göstermiştir ki kadınların ve tüm ezilenlerin dayanışması yaşamsaldır. Bu zihniyete geçit vermeyeceğimizin ve kamusal yaşama da kamusal hizmetlere de sahip çıkmayı sürdüreceğimizin bilinmesini isteriz.
  2. Son iki gündür MEB tarafından sosyal medyada etkinlikler yapılmakta, eğitim yöneticileri tarafından gönderilen mesajlarla da öğretmenlerin bu etkinliklere katılmaları istenmektedir. Öncelikle, öğretmenlerin iradelerine ve tercihlerine saygı duyulması gerektiğini ve yöneticiler tarafından bu tür etkinliklere katılmalarının istenmesinin doğru olmadığını belirtiriz. İkinci önemli konu da sosyal medya etkinliklerinin bir talebin ifadesi veya bir isteğin yaygınlaşması olarak kullanılmasıdır. MEB’in, karar verici ve yetkiye sahip olan kurum olarak bu tür etkinlikler yapması değil, sorumluluklarını yerine getirmesi gerekmektedir. MYK’miz, MEB’in yaptığı bu etkinlikleri meşruiyet arayışı olarak değerlendirmektedir.
  3. Yükseköğretimde uzaktan eğitimle ilgili sorunlar yaşanmaya devam ediyor. Son olarak Dokuz Eylül Üniversitesi’nde yaşanan sorunlar, Eğitim Sen’in sürecin en başında yapmış olduğu uyarı ve önerilerin ne kadar yerinde olduğunu göstermiştir. DEÜ’de öğrenciler uzaktan eğitime erişimde ciddi sorunlar yaşamaktadır. Ayrıca, materyal yetersizliği ve altyapı eksikliklerinden dolayı dersler sağlıklı yapılamamakta, bu nedenle de öğrenciler notlarının düşmesi tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır. DEÜ Rektörlüğü’nün sorunun çözümü için adım atması, öncelikle konunun tarafı olan tüm kesimlerle bir araya gelmesi gerekmektedir.
  4. Özel öğretim dernekleri yöneticileri ve MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü ve daire başkanlarının katılımı ile özel okullarda telafi eğitimi, okul, yemek ve servis ücretlerini iadesi konularının görüşüldüğü bir toplantı yapıldı. MEB’in bu toplantı ile ilgili kamuoyunu bilgilendirmesi ve öğrencilerin ve velilerinin haklarını koruyacak şekilde kararlar alması gerekmektedir. MEB tercihini özel okul sahiplerinden yana değil, öğrenciler ve özel öğretim kurumları çalışanlarından yana yapmalıdır.
  5. Milli Eğitim Bakanı, telafi eğitimi ile ilgili yaptığı açıklamalarda yaz tatilinde eğitimin son ihtimal olduğunu ve uzaktan eğitim ile okullar açılınca yapılacak yoğunlaştırılmış eğitimlerle eksik kalan kazanımların edinileceğini ifade ediyor. 18 milyon öğrenci ve 1 milyon öğretmeni ilgilendiren bu konuda MEB’in mutlaka sendikalarla bir araya gelmesi ve süreci birlikte sürdürmesi gerekmektedir.

Kamuoyuna saygıyla sunarız.

EĞİTİM SEN MERKEZ YÜRÜTME KURULU

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu