Eğitim Sen’den Basına ve Kamuoyuna / Eğitim Günlüğü 21

73

Eğitim alanında örgütlü sendikaların görüşü alınmadan, bilim insanları ile tartışılmadan TBMM’ye getirilen yükseköğretim ve eğitim alanı ile ilgili torba kanunun görüşmeleri tamamlandı ve yasalaştı. Bu kanun ile yükseköğretim alanında muhalif olanın tasfiyesine dönük ciddi bir mesafe alınmış olacak. Öğretmenlerin tatillerinin yeniden düzenlenmesi ile de, öğretmenlerin çalışma süreleri ile ilgili siyasi iktidarın tek taraflı tasarrufunun önü açılmış olacak. Temel mesele ise, siyasi iktidarın, eğitim ve bilim emekçileriyle ve sendikaları ile tartışma gereği dahi duymadan, eğitim ve yükseköğretim alanını yeniden yapılandırmasıdır. Bu yaklaşımı bugüne dek kabul etmedik, bundan sonra da etmeyeceğiz.

Bugün de çok değerli bir bilim insanının aramızdan ayrılmasının acısını içerimizde yaşıyoruz. İstanbul Üniversitesi’nden Ali Ülkü Azrak covid-19 nedeniyle yaşamını yitirdi. Değerli bir bilim insanını, pek çok akademisyenin yetişmesine katkısı olan örnek bir öğretim üyesini daha uğurlamak zorunda olacağız.  Sevenlerine ve ailesine sabırlar dileriz. Güle güle sayın hocam, seni unutmayacağız.

Eşitlik ve adalet gözetilmeden çıkarılan infaz yasası, Salda Gölünde yaşananlar ve son olarak dün (14 Nisan 2020) TBMM’ye verilen yeni kanun teklifi ile emekçilerin günlük 39.24 TL ile yaşamaya mahkum edilmesi siyasi iktidarın önceliklerini ve tercihlerini çok açık olarak ortaya koymaktadır. Emekçiler haklarının  ve özgürlüklerinin ancak mücadele ederek kazanılacağının dünde farkındaydı, bugünde farkında ve bunun için mutlaka üzerine düşeni yapacaktır. Bugünün Gündemi :

  1. Kimi internet sitelerinde “zoom” adı verilen canlı paylaşım uygulamasını kullananların kişisel verilerinin satışa çıktığı haberleri yayınlandı. Bu yayınları yapan siteler, haber içeriklerinde öğretmenlere şifrelerini yenileme önerisinde dahi bulundular. Öğretmen arkadaşlarımız bu uygulamayı kendi istekleri veya tercihlerinin sonucu olarak değil, eğitim yöneticilerinin talimatlarıyla, yönlendirmesiyle ve hatta zorlamasıyla kullanmak durumunda kaldılar. Bu uygulamanın kullanımından dolayı yaşanacak ekonomik ve hukuki sorunların tüm sorumluluğunun eğitim yöneticilerinde olacağının bilinmesini isteriz. Eğitim Sen bu konuyu yakından takip edecektir.
  2. 18 Mart tarihinde ataması yapılan Ocak-2020 dönemi 20.000 öğretmen arkadaşımızın göreve başlamak için bekleyişi devam etmektedir. Bugün itibarı ile atamalarının üzerinden 4 hafta geçti. MEB, bir an önce arkadaşlarımızı göreve başlatmalı ve yaşanan bu mağduriyeti sona erdirmelidir.
  3. Salgınla beraber yaşanan ekonomik kriz toplumun geniş kesimlerinin üzerinde yıkıcı bir etkiye sahiptir. Yaşanan sorunlardan dolayı, özel okullarda öğrencileri bulunan aileler çocuklarını bu okullardan alarak devlet okullarına kayıt yaptırmak istemektedir. Ancak, MEB’in aldığı bir karardan dolayı bu nakiller gerçekleştirilememektedir. Öğrenci hareketliliğinin azaltılması amacıyla nakillerin durdurulmuş olmasını anlamak mümkün değildir. Nakil talebi ve nakil olunan okula kayıt elektronik ortamda yapılabilmekte, bunun için öğrencinin okula gitmesine gerek bulunmamaktadır. MEB’in aldığı karar sadece özel okulların öğrenci kaybetmesine engel olmaya yaramaktadır. MYK’mız, MEB’in özel okullardan öğrencilerini almak isteyen veliler için  nakilleri acilen açması gerektiğini düşünmektedir.
  4. Yükseköğretim kurumlarında disiplin kurullarına çalışanların üyesi oldukları sendikaların temsilcisinin katılması toplu sözleşme ile edinilmiş bir haktır. Dün (14 Nisan 2020) TBMM’de kabul edilen kanunla bu hak kullanılamaz hale gelmiştir. Bu durumda toplu sözleşme ile edinilmiş hakların, yasalar dahil mevzuatla, kullanılamaz hale gelmesinin ikinci örneğini görmüş olduk. İlki 28 Mart 2020 tarihinde MEB tarafından alınan kararlarla gerçekleşmişti. MYK’mız siyasi iktidarı toplu sözleşme sonuçlarına aykırı adımlar atmamaya çağırmaktadır.
  5. Türkiye’de eğitim alanında örgütlü sendikalardan sadece Eğitim Sen’in üyesi olduğu Avrupa Eğitim Sendikaları Komisyonu (ETUCE), dün (14 Nisan 2020) yaptığı açıklama ile hükümetleri ve eğitim alanında karar alıcıları salgına karşı alınacak önlemleri belirlerken sendikalarla ve çalışanlarla bir araya gelmeye çağırdı. Yapılan açıklamada, uzaktan eğitim sürecinin engelliler, azınlıklar, kırsal kesimde yaşayanlar başta olmak üzere çeşitli gruplar açsısından eşitsizlikler yarattığının altı çizildi. Bu eşitsizliklerin giderilmesi için önlemler alınması gerektiğinin belirtildiği açıklamada, bu önlemlerin mutlaka alanın uzmanları ve uygulayıcıları ile birlikte belirlenmesi gerektiğine vurgu yapıldı.

 

Kamuoyuna Saygıyla Sunarız

 

EĞİTİM SEN MERKEZ YÜRÜTME KURULU

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu