Eğitim Sen’den Basına ve Kamuoyuna / Eğitim Günlüğü 20

70

Zorunlu ve acil işler dışında tüm işlerin durdurulması talebi her geçen gün daha da acil ve önemli hale gelmekte. Salgının yayılmasının durdurulması için genel bir karantinaya, fiziksel olarak etkili bir izolasyona olan ihtiyaç üzerinde genel bir mutabakat olmasına rağmen, siyasi iktidar hafta sonları uygulanacak sokağa çıkma yasakları ile günü kurtarma peşinde koşuyor. 10 Nisan 2020 tarihinde yaşanan kaosun tekrarlanmaması için 18-19 Nisan 2020 tarihlerinde uygulanacak olan sokağa çıkma yasağı 4 gün önceden ilan edildi. Emekçiler çalışmaya devam etmek zorunda kaldıkça, hafta sonları uygulanan sokağa çıkma yasaklarının etkili sonuçlar üretmesi mümkün değil.

İnfaz yasası, tüm eleştirileri ve uyarıları yok sayarak, TBMM’de kabul edildi. Yasanın, infazda eşitlik ve adalet gözetilerek hazırlanmamış olmasından dolayı, olumsuz sonuçları olacağı açıktır. Gece yarısı TBMM’ye verilen bir kanun teklifi ile de, çocuk istismarcılarına af konusundaki ısrara tanıklık ettik. Çocukların istismarcıları, tecavüzcüleri ile evlendirilmelerinin önünü açan bu tasarının, bırakın TBMM’ye verilmiş olmasını, hazırlanabilmiş olması bile başlı başlına büyük bir sorundur. Önümüzdeki günlerde, bu konuyu tartışmaya devam edecek, salgın dönemi dahi olsa, bu teklifin yasalaşmaması için elimizden gelen çabayı göstereceğiz.

Siyasi iktidarın salgın dönemini fırsata çevirme arayışı her alanda hız kesmeden devam ediyor. Salda Gölü’nü, millet bahçesi yapma gerekçesi ile, tahrip etmekten bile geri durmayan bir yaklaşım ile karşı karşıyayız. İş makinelerinin çalışmaya başladığı Salda Gölü insanlığın ortak mirasıdır ve onu korumakta ortak görevimizdir. Bu konuyu takip edecek, bölgede bulunan şubelerimizin öncülüğüyle, Salda Gölü’nün korunması için üzerimize düşen sorumlulukları yerine getireceğiz.

Bu gün (14 Nisan 2020) görüşülmesi beklenen bir başka kanun teklifi ile de yükseköğretimde iktidara yakın olmayan bilim insanlarının tasfiyesinin önünün açılması hedeflenmektedir. Bu yasa tasarısının toplumsal fayda üretmesi veya her hangi bir sorunu çözme olasılığı yoktur. Bu nedenle acilen geri çekilmesi gerekmektedir. MYK’mız siyasi iktidarı yapılan eleştiri ve önerileri dikkate almaya çağırmaktadır. Bugünün Gündemi :

  1. Eğitim emekçilerinin salgınla mücadele kapsamında farklı kurumlarda ve işlerde görevlendirilmeleri ile ilgili yaşanan sorunlara dair görüşlerimizi kamuoyu ile gerektiğinde paylaşıyoruz. İstanbul’dan genel merkezimize ulaşan son bilgiler, bu görevlendirmelerde gelinen aşamanın ne kadar sorunlu olduğunu göstermektedir. Okullarda çalışan hizmetli ve memur arkadaşlarımız hastanelere görevlendirilmişiti. Arkadaşlarımız başlarda koridor ve genel temizlik işlerinde görevlendirilmekteyken, dünden (13 Nisan 2020) itibaren virüs pozitif tanısı konulan hastaların odalarının temizlendiğinde de görevlendirilmektedirler. Sağlık alanında çalışmak için eğitim almamış, deneyimi olmayan ve sağlıklarını korumak için yeterli teçhizatı bulunmayan  eğitim emekçilerinin bu şekilde görevlendirilmesinden fayda beklenemeyeceği gibi, aksine sağlıklarıyla risk bulunduğunu belirtmek isteriz. İstanbul Valiliğinin bu konuda acil önlem alması ve konuyu yeniden değerlendirmesi gerekmektedir.
  2. İstanbul’da öğretmen görevlendirmelerinde de sorun yaşandığına dair bilgiler gelmeye devam etmektedir. Genel merkezimize son ulaşan bilgiler, rehber öğretmenlerin görev tanımlarına uygun olmayan işlerde, isteklerine bakılmaksızın görevlendirildiğine dairdir. Toplumsal dayanışma ancak akla ve bilime dayalı işbölümü ve planlama ile mümkündür. İstanbul Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünün yapılan öğretmen görevlendirilmelerini de yeniden değerlendirmeleri gerektiğini kamuoyu ile paylaşırız.
  3. Eğitim yöneticileri için EBA’nın hangi okulda daha fazla kullanıldığı ilan edilmemiş bir rekabet haline gelmiştir. Bunun sonucu olarak da iş yükü artan öğretmenler, kendilerinin sürekli kontrol altında olduğu  ve izlendiğini hissetmektedir. Son olarak Mersin’de başlayan uygulama ile öğretmenlerin sürekli olarak bir  formu doldurmaları istenmektedir. Uzaktan eğitimden olması gereken beklenti, öğretmenlik mesleğinin temel özellikleri ve öğretmen özerkliğini tamamen ortadan kaldıran bu türden taleplerin uygulanabilirliği yoktur. Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün öğretmenlerin görevleri arasında olmayan işleri öğretmenlerden talep  etmemesi gerektiğini hatırlatır, sendikamızın bu konuda yasal haklarını gerektiğinde kullanacağını belirtiriz.
  4. Bağış kampanyalarına çalışanların katılmaya zorlanmaması gerektiğine dair görüşümüzü daha önce ifade etmiştik ve kamu yöneticilerinin bu türden davranışlardan kaçınması gerektiğini belirtmiştik. Ancak, açık olmamakla beraber, farklı şekiller de çalışanların bu kampanyaya katılımını sağlamaya dönük çabalar sürmektedir. Tokat’ta kaymakamlıklar tarafından başlatılan yardım kampanyasının duyurusu da bu şekilde hazırlanmış ve çalışanlar üzerinde örtük bir baskı oluşturmaktadır. Tüm kamu yöneticilerinin çalışanların iradesine saygı duyması gerektiğini hatırlatır, zorlayıcı ve yönlendirici her türden davranıştan özenle kaçınılması gerektiğini ifade ederiz.
  5. MEB Personel Genel Müdürlüğü tarafından dün (13 Nisan 2020) ek ders ücretleri ile ilgili gönderilen yazı; ücretli öğretmen ve usta öğreticilere ek ders ücretinin  ödenmesi, arkadaşlarımızın okullar açıldığında yapacakları telafi eğitiminden ücret alamayacakları ve eğer telafi eğitiminde görev verilmezse aldıkları ücreti geri ödeyecekleri ile ilgili olan kararın duyurulmasıdır. Ücretli öğretmenler ve usta öğreticilerin mağduriyetinin acilen giderilmesi, ücretli idari izinli sayılmaları gerekmektedir.
  6. Bugün yayınlanan Resmi Gazete’de yükseköğretim ile ilgili iki yeni düzenleme yayınlandı. Bunlardan ilki “Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliğinde” değişiklik yapılması ile ilgili olandı. Diğer değişiklikte, “Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliğinde” yapıldı.

 

KAMUOYUNA SAYGIYLA SUNARIZ

 

EĞİTİM SEN MERKEZ YÜRÜTME KURULU

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu