Eğitim Sen’den Basına ve Kamuoyuna / Eğitim Günlüğü 16

118

Siyasi iktidarın salgının yayılmasının engellenmesi, krizin toplumsal kesimler üzerindeki yükünün azaltılması için yapılan önerileri yok saymaya, dikkate almamaya dönük tutumu devam etse de, kimsenin yalnız, geride ve çaresiz kalmaması için çabalarını ısrarla sürdürenlerin yolunu eşit ve özgür bir gelecek düşü aydınlatıyor. Zamanın ruhu, yavaş yavaş ve derinden yayılıyor,  yol gösteriyor. Sahip olduğunu tanımadığı ile, belki de bir daha hiç görmeyeceği ile paylaşmak; zamana, koşullara ve sonuçlarına bakmaksızın ihtiyacı olanla dayanışmak; çaresiz olanın umudu, yalnız olanın omuz başında olmak üzerimize çöken zifiri karanlığı aydınlatıyor, sıcak ve aydınlık mevsimleri müjdeliyor. Gücü ve yetkiyi elinde bulunduranlar gerçeklere sırtını dönse de, sorumluluklarını yerine getirmese de, “asıl olan yaşamdır” diyenler şimdi bir adım ileri atıyor, tüm eğitim ve bilim emekçilerine elini uzatıyor.

Eğitim Sen sizi dayanışmanın sıcaklığına; paylaşarak çoğaltmaya davet ediyor. Eğitim Sen sizi eşit, özgür, aydınlık yarınlara birlikte yürümeye çağırıyor.

Eğitim Sen, içerisinde bulunduğumuz bu zor dönemin birlikte aşılması için bir dayanışma kampanyası başlatıyor. KHK’ler ile hukuksuz şekilde işinden koparılan, açlığa mahkum edilen ihraç arkadaşlarımızla; yoksulluğun verdiği çaresizliğin üstesinden gelmeye çalışan öğrencilerimizle; emekliye ayrılmış, bizleri yanında isteyen, sesimizi duymanın yüzünü güldüreceği tüm üyelerimize bir telefon kadar yakın olacağız. Bu zor dönemin aşılması için tüm şubelerimizle birlikte hazırız. Bugünün gündemi:

  1. Öğretmenlere ücret ödenmemesi için MEB tarafından 28 Mart 2020 tarihinde alınan kararlara karşı yasal haklarımızı kullanacağımızı ifade etmiştik. Söz konusu kararların, öğretmenler açısından hak kaybı yaratmasına itiraz etmiştik ancak bizler açısından daha da önemli olan toplu sözleşmeyle edinilmiş bir hakkın kullanımının engellenmesidir. Eğitim Sen, Danıştay’a söz konusu kararların yürütmesinin durdurulması ve iptali istemi ile dava açmıştır. Konuyu takip etmeyi sürdüreceğimiz bilgisini kamuoyu ile paylaşırız.
  2. Canlı yazılım programlarının uzaktan eğitimde kullanımı ile ilgili uyarılarımızı yapmayı sürdürüyor, eğitim yöneticilerinin öğretmenleri ilgili mevzuata göre incelenmiş ve eğitim aracı olarak belirlenmiş araçlar dışındaki araçları kullanmaya zorlamamaları gerektiğini ifade ediyoruz. MEB’in de bu konuda açıklama ve uyarıları olmasına rağmen sorunun hala devam ettiğine dair bilgiler genel merkezimize gelmeye devam etmektedir. Muğla İl Milli Eğitim Müdürlüğü, öğretmenler kurullarının ve zümre toplantılarının uzaktan katılım yoluyla yapılmasını istemektedir. Kullanılan tele-konferans sistemlerine dönük, gizlilik ve güvenlik tehlikeleri açık olmasına ve bu durumun MEB tarafından teyit edilmesine rağmen, Muğla İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün resmi toplantıların bu araçlarla yapılmasını istemesini anlamamız ve kabul edilebilir bulmamız mümkün değildir. MYK’mız söz konusu talimatın acilen geri çekilmesi ve bu türden taleplerden vazgeçilmesi gerektiğini düşünmektedir.
  3. Vefa gruplarına yapılan istek dışı görevlendirmelerle ilgili görüş, öneri ve kaygılarımızı kamuoyu ile paylaşmıştık. Kocaeli’den genel merkezimize ulaşan bilgiler, bu görevlendirmelerle ilgili kaygılarımızın haklılığını ortaya koymaktadır. Öğretmenler, il ve ilçe girişlerinde, arabalarla seyahat eden yurttaşların ateşlerini ölçmekle görevlendirilmişlerdir. Yapılan bu görevlendirmeden fayda beklemek mümkün olmadığı gibi, bu durum arkadaşlarımızın sağlığı ile ilgili de risk oluşturmaktadır. MYK’mız, valiliklerin ve kaymakamlıkların görevlendirmeleri isteğe bağlı ve uzmanlık alanına göre yapmaları gerektiğini; ayrıca Kocaeli Valiliği’nin yapmış olduğu görevlendirmeleri yeniden değerlendirmesi gerektiğini düşünmektedir.
  4. Salgınla mücadele için illerde Vefa Sosyal Destek Grupları kurulmaktadır. Yürütülecek mücadelenin başarılı ve etkili olabilmesi için ortak akıl ve farklı toplumsal kesimlerin sürece katkı sunması yaşamsal öneme sahiptir. Ancak, kimi valiliklerin sadece bazı kesimleri bu grupların çalışmasına dahil edip, diğerlerini dışarıda bırakarak dönemin gereklerine ve hassasiyetlerine uygun davranmadığını gözlemekteyiz. Giresun Valiliği’nin, yapılan toplantıya bazı sendikaları davet edip, diğerlerini dışarıda bırakmasını kabul etmiyor ve acilen bu eksikliğin giderilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim alanında yapılacaklar, bu alandan sadece bir sendikanın katılımcı olduğu bir toplantıda kararlaştırılamaz. Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu, Giresun Valiliğini bu tutumundan vazgeçmeye ve tüm kesimlerin katılımı ile yeniden bir toplantı yapmaya çağırmaktadır.
  5. Özel öğretim kurumlarında yaşanan sorunları farklı boyutları ile değerlendirmeye ve önerilerimizi sunmaya çalışıyoruz. Bu alanın en mağdur kesimlerinin başında Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri öğretmenleri ve çalışanları gelmektedir. MYK’mız elinden geldiğince arkadaşlarımızın sorunlarını gündemde tutmaya çalışmakta, çözüm ile ilgili öneriler geliştirmektedir. Bu merkezlerin kamulaştırılması, hem bu merkezlerden yararlanan öğrencilerimizin aldığı hizmetin niteliğinin artması, hem de çalışanların sorunlarının çözümü için en geçerli seçenek durumundadır. Bu konu ile ilgili şu an bir imza kampanyası devam etmektedir. Söz konusu kampanyanın desteklenmesi, sorunun çözümü açısından anlamlı ve önemli olacaktır. MYK’mız, MEB’e özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin, öğretmenlere olan borçlarda dahil olmak üzere tüm borçların ve öğretmen hak edişlerinin de işverenden tahsil edilerek, kamulaştırılması talebini gündemine alma çağrısı yapmaktadır.
  6. 18 Mart 2020 tarihinde ataması yapılan Ocak-2020 dönemi öğretmenleri hala göreve başlatılmadı. Bugün (08 Nisan 2020) arkadaşlarımızın atamasının yapılmasının 3. haftası ve her geçen gün yaşadıkları mağduriyet artmakta. MYK’mız, MEB’in zaman geçirmeden ataması yapılan arkadaşlarımızı göreve başlatma çağrısı yapmaktadır.

 

Kamuoyuna Saygıyla Sunarız.

 

EĞİTİM SEN MERKEZ YÜRÜTME KURULU

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu