Din Dersi Zorunlu Olmaktan Çıkartılıp Seçmeli Hale Getirilmelidir!

Eğitim Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer`in “Din Dersi Zorunlu Olmaktan Çıkartılıp Seçmeli Hale Getirilmelidir!” başlıklı açıklama metni:

Yeni anayasa hazırlığının başlamasıyla ile birlikte din derslerine ilişkin olarak da tartışma başladı. Din derslerinin zorunlu olmaya devam etmesi ya da seçmeli hale getirilmesi tartışılıyor. Bu tartışma ülkemizde yeni bir tartışma değildir. Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze değin din dersinin veriliş biçimi koşullara göre değiştirilmiş ve bu değişim her seferinde tartışmalara neden olmuştur. Cumhuriyetin ilk yıllarında modern laik eğitim anlayışından hareketle seçmeli olarak düzenlenen din eğitimi 1935-1948 yılları arasında tümüyle kaldırılmıştı. 1948`de tekrar seçmeli yapılan din dersleri 12 Eylül`de zorunlu hale getirildi.

12 Eylül`ün mantığı toplumu sol düşüncelerden uzak tutmak için siyasal İslam’a destek vermek şeklindeydi. Bu yaklaşımlarının sonuçlarından birisi de din derslerinin zorunlu hale getirilmesi olmuştu. 12 Eylül sonrasında zorunlu hale getirilen dersin ismi “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi”dir. Bu ad altında verilen bir dersin amacının, genel olarak bütün dini öğretileri eşit bir şekilde öğretmek olması beklenirdi. Oysa dersin zorunlu hale getirildiği 12 Eylül döneminden günümüze değin, bu derslerde İslam dininin Sünni mezhebi ile bunun ibadet esasları (kimi zaman uygulamalı olarak) öğretilmiştir. Dolayısıyla dersin adından çıkarılan bütün din ve inanışların öğrencilere eşit mesafede tanıtılması hiçbir zaman uygulanmamıştır.  Bunun yerine din derslerinde namazın nasıl kılındığı, abdestin nasıl alındığı, namazda okunan dualar vb. öğretile gelmiştir. Böylece “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” dersinin gereği yerine getirilmediği gibi, İslam dininden olmayan ya da İslam dininden olsa bile Sünni mezhebinden olmayan, örneğin Alevi mezhebinden olan çocuklar zorunlu olarak İslam`ın Sünni mezhebini öğrenmek durumunda kalmışlardır.

Yeni Anayasa ile öğrencilerin bir kısmını mağdur eden bu uygulamaya son verilerek din dersi zorunlu olmaktan çıkartılmalı ve seçmeli hale getirilen din derslerinde ise bütün dinlere eşit mesafede bir öğretim programı esas alınmalıdır. Bu değişiklik hem laiklik ilkesi açısından hem de din ve vicdan özgürlüğü açısından zorunludur.

Ayrıca belirtmek isteriz ki, devletin yapısını, devlet toplum ilişkilerini, siyasal sistemimizi ve sosyal haklar alanını etkileyecek, anayasa gibi kapsamlı bir düzenlemeye ilişkin tartışmaların türban ve din derslerinin biçimi ile sınırlandırılmasını bir manipülasyon olarak değerlendirmekteyiz. İnsan haklarına ilişkin temel evrensel değerler ve laiklik ilkesi ekseninde bir toplumsal uzlaşma ile aşılabilecek din eğitimi ve türban gibi sorunların, temel tartışma ve gerilim noktaları olarak öne çıkartılması, taslakta yer alan ve devletin sosyal niteliğini daraltacak olan sosyal haklarla ilgili düzenlemeleri görünmez kılmaya hizmet etmektedir. Kamuoyunu bu konuda duyarlı olmaya çağırıyoruz.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu