Eğitim Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer`in “Dersi Boş Geçen Öğrenciye Mıntıka Temizliği, Olmazsa Sıra Dayağı! Eğitimde Bu Kafayla Nereye Kadar Gideceğiz?” başlıklı basın açıklaması metni:
Dünya ülkeleri, çocuk ve gençlerinin yaratıcı gelişimine katkı sunacak eğitim programları uygularken; onları daha inisiyatif sahibi kılacak ve sorgulayıcı düşünsel yetiler geliştirmelerini sağlayacak yöntemler ararken, bizim eğitim sistemimiz halen disiplin-itaat ve şiddet sarmalı içinde sürdürülüyor.
Ne yazık ki bu gün bir kez daha öğrenciye yönelik öğretmen şiddetinin dehşetini yaşadık. Basında yer alan haberlere göre Mersin`in Silifke ilçesi`nde Cumhuriyet İlköğretim Okulunda yüz kızartıcı bir dayak olayı gerçekleşti. Verilen haberlere göre okul müdürü Y.K., öğretmenleri rahatsızlandığı için ilk dersleri boş geçecek olan 6-A sınıfı öğrencilerini “mıntıka temizliği” yapmak üzere bahçeye gönderdi. Daha sonra yaşları 12-13 arasında değişen bir grup kız öğrencinin sınıflarına tekrar dönmekte olduklarını gören okul müdürü kızları yanına çağırdı. Küçük kız öğrencileri sıraya dizen okul müdürü, çocukların ellerine büyük bir pergelle vurmaya başladı. Pergelin ucundaki sivri metalin ellerini parçaladığı kız öğrenciler hastanelik oldular. Bir kısmının eline dikiş atıldı.
Ellerinde çeşitli boyutlarda kesikler oluşan ve hastane raporu alan kız öğrencilerin velilerinin hakkında şikayette bulunduğu okul müdürü, bu şiddeti hangi disiplin anlayışıyla gerçekleştirdi; kız öğrencilerin “temizlik” gibi geleneksel bir görevi yerine getirmekten imtina etmelerinin ayrıca etkisi oldu mu bilmiyoruz ama açık olan bir husus var ki o da bu kafayla özgür düşünebilen, şiddetten uzak, kendine güvenen bir neslin yetiştirilemeyeceğidir. Çocuklarımıza bu denli şiddeti reva görürsek, toplumsal düzlemde her geçen gün artan şiddetin önüne geçemeyeceğimiz de başka bir gerçektir.
Okul kışla değildir ve dersi boş geçen öğrencilere sunulacak alternatifin “mıntıka temizliği”nden başka şeyler olması gerekir. Öğrencilerin onurunu zedeleyecek, özgüvenini ve okul sevgisini aşındıracak psikolojik şiddet bile kabul edilemezken, onları hastanelik edecek derece fiziksel şiddet uygulanması karşısında söyleyecek söz bulamıyoruz.
Milli Eğitim Bakanlığını, bu konuda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye ve okulda şiddeti bir “terbiye aracı” olmaktan çıkarmak için gereken önlemleri almaya çağırıyoruz.









