Çocuklarımızın Hayatına Karabasan Gibi Çöken SBS Sonuçları Açıklandı!

Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu`nun “Çocuklarımızın hayatına karabasan gibi çöken SBS Sonuçları Açıklandı!” başlıklı açıklama metnidir:
 

1 milyonu aşkın ilköğretim sekizinci sınıf öğrencisinin girdiği Seviye Belirleme Sınavı`nın (SBS) sonuçları dün gece açıklandı. Sonuçlar açıklanır açıklanmaz, Fransızca ve Almanca sınavlarının hatalı değerlendirildiği iddiası ise gündeme düştü.

Yıllardır ifade ettiğimiz üzere eğitim sisteminin gün geçtikçe daha fazla oranda “sınav odaklı” hale getirilmesiyle benzeri sorunlarla karşılaşmaya devam ediyoruz. Ancak yapılan sınavlar hatasız gerçekleşmiş olsa dahi, çocuklarımızın nasıl bir cenderenin içine çekildiğini her seferinde görmek zorundayız. Çünkü, sınav odaklı eğitim sistemi başlı başına bir sorun olarak görülmediği sürece çocuklarımızın üzerindeki baskı ve hatta travmalarla yüzleşebilmemiz, çocuklarımız arasında var olan eşitsizlikleri gidermemiz ve çocuklarımıza çocukluluklarını da yaşayabilecekleri  nitelikli bir eğitim sistemini sunabilmemiz mümkün olmamaktadır.

AKP`nin yıllardır yürüttüğü eğitim politikaları tam olarak bu körlüğün üzerine inşa edilmektedir. Göreve gelen her Milli Eğitim Bakanı ile çocuklarımız yeni sınav düzenlemelerine maruz kalmış, sorun adeta sınavların sayısına ya da kimin tarafından yapılacağına indirgenmiştir. Örneğin başlangıçta SBS`nin bu yıl son kez yapılacağı açıklanmış, arkasından her okulun kendi sınavını yapacağı iddia edilmiş, son olarak da ortaöğretime geçişte sınav uygulamasının devam edeceği, hatta öğrencilerin yıl içinde birkaç sınava tabi tutulacağı, bizzat Milli Eğitim Bakanı tarafından açıklanmıştır. Milli Eğitim Bakanı`nın “Öğrencilerin dershanelerde başarılı oldukları test becerileri ile müfredat ağırlıklı notlarını da içine katan bir düzenleme kurmaya çalışıyoruz” sözleri, Başbakan`ın büyük bir iddia ile dile getirdiği “Dershaneleri kapatacağız” söyleminin kuru bir propagandadan ibaret olduğunun ispatıdır.

Bu yıl SBS ile ilgili olarak getirilen yenilikler bu durumu gözler önüne sermektedir. Örneğin geçen yıl 6,7 ve 8. sınıf okul başarı puanları, çocuklarımızın tercihlerinde kullandıkları nihai puanı %10 düzeyinde etkilerken, bu yıl yapılan puanlama değişikliği ile bu katkı %30 düzeylerine çıkarılarak okul başarı puanının belirleyiciliği artırılmıştır.  Bunun anlamı, özel okullarda müşteri memnuniyeti çerçevesinde şişirilen notlar aracılığıyla, paran kadar eğitim ve paran kadar “başarı” satın alabilirsin mantığının yerleştiği bir eğitim sistemi yaratmaktır. Eğitime tüccar gözlükleriyle baktığı için eğitimin niteliğini ve temel sorunlarını göz ardı eden, öğrenciyi müşteri, öğretmeni de basit işgücü olarak gören MEB`in yarattığı sistem işte budur!

Söz konusu piyasacı politikalarla birlikte, sınava hazırlanmak zorunda olan öğrencilerin küçük yaşlardan itibaren dershanelere, özel kurslara ve nihayet özel okullara gitmesi nedeniyle devlet okullarındaki eğitimin niteliği daha da geriye gitmektedir. Ayrıca öğrencilerin sınavlara hazırlanırken yaşadıkları stres ve diğer sorunlar pek çok öğrenci ve öğrenci velisinin psikolojik baskılanma yaşamasına da neden olmaktadır.

Bu kapsamda, çocuklarımızın küçük yaşlarda hazırlanmaya başladığı SBS ile ilgili olarak, Fransızca ve Almanca sınavlarının hatalı değerlendirme gibi iddialara açık olması gerek öğrencilerimizin gerekse velilerimizin üzerindeki psikolojik baskıyı daha da artırdığına şüphe yoktur. Konuyla ilgili resmi makamlardan herhangi bir açıklama yapılmamış olması da manidardır. Görülmektedir ki çocuklarımızdan beklenen özen ve gayret, MEB tarafından gösterilmemektedir.

Eğitim Sen olarak, öncelikle SBS üzerindeki velilerimizin ve öğrencilerimizin kaygılarının giderilmesi için derhal bir açıklama yapılmasını istiyoruz. Bir kez daha altını çizerek ifade ediyoruz ki sınavların içeriğinden biçimine, süresinden amacına kadar hemen hiçbir özelliğinin gerçek anlamda aday başarısını ölçmede yeterli olmadığı yaşanan örneklerden yola çıkılarak görülmeli ve sınav odaklı eğitim politikaları ve uygulamalarından derhal vazgeçilmelidir. Unutulmamalıdır ki nitelikli, kamusal ve parasız eğitim hakkı temel bir haktır. Bu hakkı ortadan kaldırmak isteyenlerin karşılarında sendikamızı bulacağı iyi bilinmelidir.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu