Bölge illerinde aylardır süren çatışmalar ve sokağa çıkma yasaklarından dolayı yüz bini aşkın öğrenci okula gidemezken, eğitim-öğretim faaliyetleri pek çok ilçede fiilen durmuş, okullar yaşanan çatışmaların hedefi haline gelmiştir. Aylardır sürdürülen çatışmalar ve sokağa çıkma yasaklarından en çok çocuklar etkilenmekte, özellikle ilkokul çağındaki çocuklar telafisi mümkün olmayan travmalarla karşı karşıya bırakılmaktadır. Sendikamızın tespitlerine göre çatışmalı süreçte bugüne kadar tamamı okul çağında olan 50’ye yakın çocuk yaşamını yitirmiştir.
Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde bulunan Turgut Özal İlkokulu’nu karakola çevirmek için beton blok taşıyan vincin okul duvarını devirmesi sonucu, okuldan çıkmakta olan üç ilkokul öğrencisi duvarın altında kalmıştır. Olay sırasında iki öğrenci yaşamını yitirirken, bir öğrenci de ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılmıştır. Görgü tanıklarına göre beton blokları taşıyan vinç gün boyu okul bahçesine girmek için uğraşmış ve okul bahçesine girdikten sonra okulun dağılma saatinde çıkmaya çalışırken duvara çarparak çocukların yıkılan duvarın altında kalarak can vermesine neden olmuştur.
Eğitim kurumları olan okulları hafta içi “gündüz okul, gece karakol” olarak kullanılmakta, akşam 7’den sabah 6’ya kadar okul binaları karakol işlevi görmektedir. Hafta sonu da sürdürülen bu uygulama nedeniyle, hafta sonu kursları için okula giden öğretmenler öğretmen odalarına girememektedir. Çatışma bölgesinde okulları eğitim kurumu olmaktan çıkaran bu anlayış nedeniyle öğrenci ve öğretmenler büyük bir tedirginlik yaşamakta, eğitim öğretim faaliyetlerinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi zorlaşmaktadır.
Dün Diyarbakır’da yaşanan bu üzücü olayın ardından, bugün de Şırnak’ın Cizre ilçesinde, buldukları bir cisimle oynadıkları sırada meydana gelen patlama sonucunda iki çocuk hayatını kaybetmiştir. Farklı şehirlerde farklı şekillerde gerçekleşen bu iki üzücü olayın ortak noktası okulların hedef haline getirilmesi sürecinde en ağır bedeli çocukların ödüyor olmasıdır.
Aylardır bölgede fiilen olağanüstü hal (OHAL) koşullarının yaşanması, eğitim öğretimi durma noktasına getirmiş, başta çocuklar ve öğretmenleri olmak üzere, halkın can ve mal güvenliği daha önce hiç olmadığı kadar büyük tehditlerle ve tehlikelerle karşı karşıya bırakılmıştır.
Eğitim Sen olarak soruna sivil halkın yaşam hakkı ve öğrencilerin eğitim hakkına yönelik saldırıların sona erdirilmesi boyutuyla baktığımız bilinmektedir. Okullara yönelik hiçbir saldırıyı, hiçbir şiddet eylemini onaylamamız mümkün olmadığı gibi, aynı zamanda güvenlik güçlerinin okullara, sınıflara girerek duvarlara, tahtalara ve sendika panolarına küfür, hakaret, aşağılayıcı sözler yazmasını kabul etmek mümkün değildir.
Öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesine yönelik her türlü girişimin, kim yaparsa yapsın, karşısında yer almak gerektiği açıktır. Çocukların yaşam hakkına ve eğitim hakkına yönelik her türlü saldırı ve girişimin karşısında olduğumuzu bir kez daha belirtiyor. Diyarbakır’da ve Cizre’de yaşamını yitiren öğrencilerimizin ailelerine baş sağlığı diliyoruz.










