ATAMASI YAPILMAYAN ÖĞRETMENLERİN, MESLEKTAŞLARIMIZIN YANINDAYIZ!
Ataması yapılmayan öğretmenler, meslektaşlarımız… Kamu okullarında ücretli, güvencesiz, asgari ücretin dahi altında; özel okullarda,etüt merkezlerinde açlık sınırının altında çalıştırılan, esnek çalışma saatlerine mahkum edilen, mobbinge baskıya uğrayan yaşamlarının en güzel yıllarını geleceğe dair inatla umudunu koruyarak sürdürmeye devam eden arkadaşlarımız…
Geçtiğimiz hafta içersinde ataması yapılmayan öğretmenlere ‘Öğretmenlik dışında bir meslek bulun.’ diyen AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan, dün de mitingi sırasında atama talep eden öğretmen arkadaşımızı ‘azarladı’. Bir ülkeyi yönetenler, bir ülkenin cumhurbaşkanı neden öğretmenlere dair öfke besler? Binlerce kişinin gözleri önünde bir öğretmeni neden azarlar? Öğretmenden neden bu denli korkuyorlar?Bir öğretmenin yüreği nasıl bu denli acıtılabilir?
Bir öğrencinin yaşamına dokunmanın nasıl bir duygu olduğunu, öğrettiğimiz her kelime, her konu ile ilgili yaşadığımız mutluluğu bir gün bile sınıfa girmemiş, bir öğrencinin gülümsemesi ile birlikte gülmemiş kişiler bizi hiçbir zaman anlamadı. Anlamamaktan da öte ağızlarından mesleğimizi,bizleri hedef alan söylemleri durmaksızın devam ettirdiler.
Ataması yapılmayan öğretmenler, meslektaşlarımız; atama talebi ile Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer ile görüşmeye gittiklerinde ‘Ben öğretmenlik yapmak isteyenleri, Eminönü camisinin önünde bekleyen güvercinlere benzetiyorum. Bekliyorlar ki biri önlerine yem atsın.’dedi.
AKP milletvekili Çamlı sosyal medya ile taleplerini duyurmaya çalışan arkadaşlarımızı provokatör diyerek hedef haline getirdi.
Uzun zamandır mutsuzum. Mutlu nasıl olunur onu bile bilmiyorum aslında. Hayatımın geri kalanını devam ettirmek için umudumu, ışığımı kaybettim, diyen İsa Öğretmen, yaşamını kaybettiğinde cebinde yalnızca 6TL’si olan İbrahim Öğretmen, iş bulmaya gidiyorum diyerek evden çıkan Merve Öğretmen yüreğimizde hep büyük bir acı olarak kaldı. Bu acı milyonlarca kişinin, öğretmenlerin yüreğinde büyük bir acı iken Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın sözlerini hatırladık hep birlikte…N.Avcı; ‘Etrafında ilgi uyandırmak için intihar ediyorlar,gösterişçi intihar eylemi.’ sözlerini söyledi…
Ataması yapılmadığı için öğretmenlik dışında işlerde çalışırken, iş cinayetlerinde kaybettik arkadaşlarımızı. Çalıştığı fabrikanın gece vardiyasında enjeksiyon makinesinin içindeki prese sıkışarak hayatını kaybetti Hasan Öğretmen… Köyün ormanında çalışırken tomruğun kendisine çarpması sonucu yaşama gözlerini kapadı Süleyman Öğretmen… Milli Eğitim Bakan-lar-ı, yetkililer tarafından hatırlanmadılar hiçbir zaman…
Ataması yapılmadığı için kaybettiğimiz arkadaşlarımızı, akıttığınız gözyaşlarını, hayatlarının en güzel yıllarında yaşanılmamış hayatları unutmayacağız. Ücretli, sözleşmeli, güvencesiz, kadrolu; çalışma koşulları ne olursa olsun bu ülkenin öğretmenleriyiz, geleceği ilmek ilmek örenleriz.
Eğitim Sen olarak geçmişten bugüne ataması yapılmayan öğretmenlerin, meslektaşlarımızın sesi, nefesi olduk. Ataması yapılmayan öğretmenler platformunu birlikte kurduk, atama talepleri için ilk mitingi birlikte örgütledik. Tüm arkadaşlarımızın ataması gerçekleşinceye,öğrencilerine kavuşuncaya kadar arkadaşlarımızın sesine ses ,nefeslerine nefes olmaya devam edeceğiz.












