AKP Savaş Kalelerine Dur Diyen Licelilere Saldırıyor! Yeter Artık!

Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu`nun `AKP Savaş Kalelerine Dur Diyen Licelilere Saldırıyor! Yeter Artık!` başlıklı açıklama metnidir:
 

Bir ülke düşünün! Hırsızlığın, yalanın, talanın ve katilliğin arsız bir yönetme sanatı haline getirildiği bir ülke… Toprağının gözyaşıyla sulandığı, travmalarına her gün bir yenisinin daha eklendiği bir ülke! Eşit ve özgürce yaşayabilme arzumuzu hayatın içerisinde ilmek ilmek dokumaya başladığımız her an, beynimizin derinliklerine yerleşmiş travmaların hortlaması için devletin tüm gücüyle seferber olduğu bir ülke! Evet, ironik bir durum! Travmayı çağıran da yaratan da aynı devlet! Öyle bir devlet ki eşit, özgür, adil ve demokratik bir yaşam düşüncesini elimizden almak için toplumun tüm ezilen kesimlerine karşı kıyasıya stratejiler üreten, hep kazanan olmak isteyen bir devlet!

Hakkari, Dersim ve Diyarbakır`ın Lice ilçesinde binlerce insan günlerdir, bu galip gelme arzusunun karşısında artık hiç kimse ölmesin diyerek barış nöbeti tutuyor. Savaşın ölüm dışında hiçbir şey getirmeyeceğini ifade edenlere ise AKP özel birlikleriyle saldırıyor! Etrafına ölüm saçan bir zor aygıtı, yandaş medyanın kör noktalarından güç alarak zulüm saçmaya devam ediyor!

Bu nedenledir ki Kürt sorununu barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözeceği iddiasında bulunan AKP`nin, çatışmasızlığın gölgesinde savaş kalelerini inşa etme gayretine girdiği, Lice`de savaşa karşı barışı yeşertme derdine düşenlere karşı özel birlikleriyle saldırdığı bir dönemde, barış için hep birlikte mücadele etmemiz gerektiği açıktır! 

Savaşın açtığı yaraları iyileştirmek için değil de “kalekol” inşaatlarına tepki gösteren halka saldırmakta uzmanlıklarını konuşturanlara karşı güçlü biçimde dile getirilecek bir barış talebinin, egemenlerin tüm stratejilerini alaşağı edeceğine şüphemiz yoktur. Adil bir barışın kazananı bizler olmadan, çocuklarımıza yaşanabilir bir ülkeyi miras bırakabilmemiz mümkün değildir! Tam da bu nedenle, Diyarbakır`da çocukları için kaygılanan ve günlerdir oturma eylemi yapan anneler ile yaklaşık otuz yıldır süren bu savaşta yitirdikleri çocukları için gözyaşı döken tüm annelerin temel özlemini ve isteğini barış olarak değerlendirmeliyiz. Çünkü bizler,

· Gezi Direnişi süresince yitirdiğimiz ve hala yitirmeye devam ettiğimiz gençlerimize,

· Soma`da, 16 yaşında madene inmek zorunda bırakılan çocuklarımıza,

· Küçücük bedenlerden duyulan büyük korkuların sonucunda cezaevlerine gönderilen ve tacize, tecavüze terk edilen çocuklarımıza,

· Daha fazla kar ve rant uğruna işçileştirilen çocuklarımıza,

· Küçücük bedenlere zorla giydirdiğiniz gelinliklerle tüm dünyanın yükünü omuzlayan çocuklarımıza,

· Diline, kültürüne, cinsiyetine, geleceğine pranga vurarak savaşın içine çektiğiniz çocuklarımıza

Karşı kendimizi hep borçlu hissettik! Çünkü bizler, modern savaş stratejilerinin ürünü A, B ve C planlarına, yasaklara ve baskılara karşı; çocuklarımıza eşitlikçi, özgürlükçü ve demokratik bir yaşam yaratabilmenin derdiyle nefes aldık ve alıyoruz! 

Eğitim Sen olarak belirtmek isteriz ki, kaygımız da özlemimiz de tüm farklılıklarımızla birlikte eşit ve özgürce kendimizi var edebileceğimiz, demokratik bir yaşama dairdir! Bu özlemimize bizleri yaklaştıran Gezi Direnişi`nin ardından artan umudumuzla, herkesi savaşa karşı barışın, sömürüye karşı eşitlik ve özgürlüğün, ölüme karşı yaşamın sesi olmaya ve Lice`den yükselen barış çağrısını sahiplenmeye çağırıyoruz! 

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu