2025-2026 eğitim-öğretim yılının sona ermesine sayılı günler kala, okullarda yaşanan temizlik ve yardımcı personel sorunu bir kez daha kamusal eğitim hizmetlerinin nasıl geçici, güvencesiz ve günübirlik çözümlerle yürütülmeye çalışıldığını göstermiştir.
Eğitim-öğretim yılı 26 Haziran’da sona erecek olmasına rağmen, ilçe millî eğitim müdürlüklerinden okullara gönderilen yazılarda, Toplum Yararına Program (TYP) kapsamında geçici olarak görev yapan yardımcı personelin 12 Haziran itibarıyla işten ayrılacağı bildirilmiştir. Eğitim yılının son iki haftasında çok sayıda okulun temizlik hizmetlerinden yoksun kalacak olması, eğitimin sağlıksız ve güvensiz koşullarda sürdürülmesi anlamına gelmektedir.
Millî Eğitim Bakanlığı’nın konuya ilişkin önceden herhangi bir planlama yapmamış olması, sorunun boyutunu daha da büyütmektedir. Temizlik ve hijyen, eğitimin tamamlayıcı değil, temel unsurlarından biridir. Okullarda hijyen koşullarının sağlanamaması; öğrencilerin sağlık hakkını, eğitim emekçilerinin sağlıklı ve güvenli çalışma hakkını ve güvenli eğitim ortamına erişimi doğrudan tehdit etmektedir.
Üstelik yaşanan sorun yeni değildir. Yıllardır pek çok okulda eğitim, yeterli sayıda temizlik ve yardımcı hizmet personeli olmadan sürdürülmektedir. Bazı okullarda temizlik hizmetleri öğretmenlerin, öğrencilerin ve velilerin çabalarıyla ayakta tutulmaya çalışılmakta; velilerden bağış toplanarak dışarıdan hizmet alınmakta, öğretmenler kendi sınıflarını temizlemek zorunda bırakılmakta ya da okullar uzun süre yeterli hijyen koşullarından yoksun kalmaktadır. Bu tablo, kamusal eğitimin içine sürüklendiği yapısal ihmalin somut göstergelerinden biridir.
Bugün ülke genelinde yaklaşık 60 bin devlet okulu bulunmasına karşın, yardımcı personel sayısının 49 bin civarında olması, çok sayıda okulda bir kadrolu temizlik çalışanının dahi bulunmadığını göstermektedir. Millî Eğitim Bakanlığı, yıllardır bu açığı kadrolu ve güvenceli personel istihdamıyla gidermek yerine geçici, süreli ve güvencesiz çalışma modelleriyle kapatmaya çalışmaktadır.
Bu kapsamda TYP uygulaması, eğitim kurumlarının süreklilik gerektiren personel ihtiyacını karşılamaktan uzaktır. Düşük ücretler, iş güvencesinin bulunmaması ve çalışma sürelerinin sınırlılığı, bir yandan çalışanları güvencesizliğe mahkûm etmekte, diğer yandan okullarda düzenli ve kalıcı bir hizmet sunulmasını engellemektedir. Eğitim kurumlarının temizlik gibi asli bir ihtiyacının geçici ve esnek çalışma biçimlerine dayandırılması, her eğitim-öğretim yılında yeniden ortaya çıkan hijyen ve sağlık sorunlarını kaçınılmaz hale getirmektedir.
Kamusal eğitim; velilerden toplanan bağışlara, okul idarelerinin ve öğretmenlerin özverisine ya da geçici istihdam programlarına bırakılamaz. Temizlik hizmeti, eğitimin sağlıklı biçimde sürdürülebilmesi için asli ve vazgeçilmez bir kamusal yükümlülüktür. Bu yükümlülük ancak yeterli sayıda kadrolu, güvenceli ve sürekli personel istihdamıyla yerine getirilebilir.
Eğitim hakkı yalnızca dersliklerin varlığı, müfredat ya da ders kitaplarıyla sınırlı değildir. Öğrencilerin temiz, sağlıklı ve güvenli ortamlarda eğitim görmesi de eğitim hakkının ayrılmaz bir parçasıdır. Kamusal eğitimin niteliğini korumak ve geliştirmek isteyen bir anlayış, öncelikle okulların temel ihtiyaçlarını güvence altına almak zorundadır.
Eğitim Sen olarak Millî Eğitim Bakanlığı’nı sorumluluk almaya çağırıyoruz. Okullarda temizlik ve yardımcı hizmetlerde yılın hiçbir döneminde aksama yaşanmaması için gerekli önlemler derhal alınmalıdır. Her eğitim-öğretim döneminde yeniden karşımıza çıkan bu sorunun kaynağı ortadan kaldırılmalı; okulların temizlik ve yardımcı hizmetler alanındaki personel ihtiyacı kadrolu, güvenceli ve sürekli istihdam yoluyla karşılanmalıdır.
Öğrencilerin sağlığı, eğitim ve bilim emekçilerinin çalışma koşulları ve kamusal eğitimin gerekleri tasarruf politikalarına, geçici çözümlere ve güvencesiz istihdam modellerine terk edilemez. İktidar ve Millî Eğitim Bakanlığı’nın görevi, eğitim hizmetlerini günü kurtaran uygulamalarla değil; kamusal sorumluluğun gereklerine uygun, planlı ve kalıcı politikalarla yürütmektir.









