Eğitim Sen Olarak Uluslararası Kamuoyuna Çağrımızdır!

Bölgede emperyalist düzenin maşası haline gelen HTŞ rejiminin 6 Ocak 2026 tarihinde Halep’te başlattığı, kuzey ve doğu Suriye’ye doğru devam ettiği çok yönlü saldırılar; çocukları, kadınları ve sivilleri doğrudan hedef alan örgütlü bir katliam sürecine dönüşmüştür. Bu saldırılarla birlikte yaşam hakkı sistematik biçimde ihlal edilmiş; temel yaşam koşullarının ortadan kaldırılmasıyla çocukların eğitim hakkı fiilen yok sayılmıştır. Elektrik, su ve ısınmanın kesilmesi, yaşamı sürdürülemez hale getirirken; eğitim emekçileri ve öğrenciler can güvenliğinden yoksun koşullarda yaşamaya zorlanmıştır.

Kobanê’de dört çocuğun, temel yaşam koşullarının bilinçli biçimde ortadan kaldırılması nedeniyle donarak ölmesi, HTŞ saldırılarıyla sürdürülen kuşatmanın doğrudan bir insanlık suçu olduğunu göstermektedir. Bu ölümler bir doğal afetin değil; IŞİD barbarlığını aratmayan bir yok etme anlayışıyla yürütülen bilinçli bir politikanın sonucudur. Çocukların yaşam hakkına yönelen ve ihlal eden bu tablo, insanlığa karşı işlenmiş açık bir suçtur.

Rojava’da yaşananlar bir “çatışma” olarak tanımlanamaz. Sivil yerleşim yerlerinin doğrudan hedef alınması; evlerin, okulların ve yaşam alanlarının bombalanması, savaş hukukunun ve uluslararası insancıl hukukun ağır ihlalidir. Sivil nüfusu korumasız bırakan bu saldırılar, çocukların ve kadınların yaşam hakkını doğrudan hedef almaktadır. Yaşananlar, halkların eşit ve barış içinde bir arada yaşama iradesine karşı işlenen ağır bir suçtur.

Çocukların yaşam hakkı ile eğitim hakkı birbirinden ayrılamaz. Eğitim fiilen durdurulmuş, okullar işlevsiz hale getirilmiş; eğitim emekçileri ve öğrenciler kuşatma ve şiddetin ortasında, can güvenliği olmayan koşullara terk edilmiştir. Çocukların eğitime erişiminin engellenmesi, onların geleceğinin bilinçli biçimde karartılması anlamına gelmektedir.

Eğitim Sen olarak uluslararası kamuoyunu, Birleşmiş Milletleri ve ilgili tüm uluslararası kurumları sorumluluk almaya çağırıyoruz:

  • Eğitim kurumları, eğitim emekçileri ve öğrenciler derhal uluslararası koruma altına alınmalıdır.
  • Sivil yerleşim yerlerini ve eğitim alanlarını hedef alan saldırılar derhal durdurulmalıdır.
  • Çocuk haklarını ihlal eden tüm saldırılar uluslararası düzeyde bağımsız biçimde soruşturulmalı, sorumlular yargılanmalıdır.
  • Kuşatma ve saldırılar nedeniyle yaşamın sürdürülemez hale geldiği tüm bölgelere derhal insani yardım koridorları açılmalı; gıda, temiz su, ısınma, sağlık hizmetleri ve barınmaya engelsiz erişim sağlanmalıdır.

Çocukların donarak öldüğü bir dünyada sessizlik tarafsızlık değildir. Susmak, bu suça ortak olmaktır.

Bizler; savaşa karşı barışı, ölüme karşı yaşamı savunmaya devam edeceğiz.
Çocukların ölmediği bir dünya mümkündür ve bu dünya ancak dayanışma ve mücadeleyle kurulabilir.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu