Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu`nun `Eğer Bartın Milli Eğitim Müdürü’nün Bilinçaltında Noel-Yılbaşı Kutlamaları Yoksa Yaptığı Ayrımcılık Bilinçli ve Kasıtlıdır!` başlıklı açıklama metnidir:
Bartın Milli Eğitim Müdürü Yaşar Demir, il genelindeki 108 okul müdürünün cep telefonuna gönderdiği mesajda, yılbaşı kutlamalarının ‘Hıristiyanlık propagandası‘ olduğunu ileri sürmüş ve “noel-yılbaşı kutlamaları” aracılığıyla “Hıristiyanlık propagandasının” çocukların bilinçaltını işgal etmesine fırsat verilmemesini istemiştir. Üstelik bu tehdide karşı tüm okul müdürlerinin “milli bir hassasiyet” içinde olacağından da şüphe duymamaktadır.
İl Milli Eğitim Müdürü Demir`in mesajı şu şekildedir: “Kıymetli yönetici arkadaşlarım; yaklaşan yılbaşı nedeniyle yüzde 99‘u Müslüman olan bu güzel Anadolumuzun anasınıfı, anaokulu ve tüm okullarımızda çocuklarımıza Anadolu insanının gelenek ve görenekleri ile bağdaşmayan, Hıristiyanlık propagandası olan çocuklarımızın bilinçaltını işgal etmesine fırsat vermeyerek, milli bir hassasiyet sergileyeceğiniz için şimdiden teşekkür ederim.”
Belirtmek isteriz ki Yaşar Demir`in söz konusu mesajı, Hıristiyan yurttaşlara karşı bir nefret söylemidir. Belli ki bu ülkenin Hıristiyan yurttaşları, “milli hassasiyet” gösterilmesi gereken konularının içinde ve “milli hassasiyetlerin” hedefinde yer almaktadır.
Siyasi iktidar ve memurları için bir anlamının olmadığını bilmemize rağmen, Anayasanın ilgili bölümlerini hatırlamakta ve ilgili mesaj içeriğinin suç olduğunu belirtmekte yarar görüyoruz.
MADDE 10- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
(…)Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.
MADDE 24- Herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.
(…)Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasî veya hukukî temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasî veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.
Üstelik “yılbaşı” kutlamaları, “noel”den farklılaşmış ve tüm dünyada eğlence kültürünün bir parçası da olmuştur. Ülkemizde fiilen getirilen tüm kısıtlamalara rağmen henüz “eğlenmenin yasaklanmadığı” durumunu da düşünecek olursak, Yaşar Demir`in “ileri görüşlü” biri olduğunu düşünmemiz önünde bir engel bulunmamaktadır. Ancak hali hazırdaki durumda söz konusu mesajın “baskıcı, yasakçı” bir nitelik taşıdığını, çocuklarımızın beyinlerini yıkamaya dönük olduğunu söylemek mümkündür! Üstelik hukuka aykırı biçimde!
Eğitim Sen olarak, yaşamın her alanını kontrol etmeye, dönüştürmeye çalışan ve aldığımız her nefesin “makullüğünü” sorgulayan bir iktidar karşısında, çocuklarımızın yalnız olmadığının ve eşitlikçi, özgürlükçü, demokrat nesiller yetiştirmek için elimizden geleni yapacağımızın bilinmesini istiyoruz!











