Nasıl Bir Cumhurbaşkanı İstiyoruz?

Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu`nun `Nasıl Bir Cumhurbaşkanı İstiyoruz?` başlıklı açıklama metnidir:
 

Türkiye tarihinde ilk kez bir Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilecektir. Ülkenin kutuplaştırıcı, ötekileştirici ve her türlü nefret söyleminden uzak; eşitliği, özgürlüğü, barış ve kardeşliği savunan bir cumhurbaşkanına ihtiyacı olmasına rağmen seçim süreci, özellikle Recep Tayyip Erdoğan`ın ırkçı, mezhepçi ve kendisi gibi düşünmeyen herkese ağız dolusu hakaretler içeren söylemleri üzerinden yaratılan yeni kutuplaştırmaların gölgesinde yürütülmüştür.  

Türkiye`de seçimlerin hiçbir zaman demokratik ve eşit bir temelde olmadığı bilinmektedir. Tıpkı önceki seçimlerde olduğu gibi Cumhurbaşkanlığı seçimi süreci de başından sonuna eşitsizlik ortamında yaşanmış, devletin bütün imkanları “tek” bir adayın seçilmesi için adeta seferber edilmiş, bütün devlet kurumları adeta “tek adam”ın seçilmesi için gece-gündüz çalışmıştır.  

10 Ağustos Pazar günü bizleri bugüne kadar uyguladığı politikalarla yoksulluğa, işsizliğe ve sefalete mahkum edenlere, ağzını her açtığında nefret suçu işleyen, bu topraklara yıllarca bir arada yaşadığımız halklara, emekçilere, farklı inanç gruplarına ve kadınlara hakaret eden bir zihniyeti onaylamak ve desteklemek mümkün değildir.  

Cumhurbaşkanlığı seçiminde oy pusulasında yer alacak üç adaydan hangisinin gerçek anlamda işçi ve emekçilerin, kadınların, ezilen halkların ve inanç gruplarının adayı ya da temsilcisi olduğunu anlamak bizler için hiç zor değildir. Nasıl bir Cumhurbaşkanı istediğimizi anlamak için Cumhurbaşkanı adaylarının, kimler ve hangi siyasi partiler tarafından aday gösterildiği, geçmişten günümüze savundukları fikirleri ve seçim kampanyası sürecinde ve öncesinde söylediklerine bakmak yeterlidir.

Demokratik ve barış içinde bir Türkiye için, emeğin özgürlüğü için mücadele eden, demokrat, eşitlikçi, özgürlükçü laiklik anlayışını benimsemiş, bütün inançlara, mezheplere ve etnik kimliklere saygılı olan bir kişi Türkiye`nin tamamını kucaklayabilecek ve sadece toplumun belli bir kesiminin değil, bütün emekçilerin, yıllarca ezilen ve yok sayılan halkların temsilcisi olabilecektir. 

Türkiye`nin ihtiyacı, kimsenin dili, dini, etnik kökeni, inancı, cinsiyeti, cinsel yönelimi nedeniyle ayrımcılığa uğramadığı, emekçilerin, yoksulların, ezilenlerin ve tüm halkların devlet yönetimine katılımını savunan bir Cumhurbaşkanı`dır. Bunun için Türkiye`de halklarının barış içinde, eşit, özgür ve gönüllü bir birliktelik içinde yaşayabilmesi, kadınların şiddete ve ayrımcılığa uğramadan gerçekten eşit ve özgür bir yaşam sürdürebilmesi, yaşamın her alanında baskı, şiddet ve zorbalığın son bulması için adım atacak bir Cumhurbaşkanı istiyoruz. 

10 Ağustos Pazar günü yapılacak olan seçim, basit bir Cumhurbaşkanlığı seçimi değildir. Cumhurbaşkanlığı seçimi, Türkiye`deki işçi ve emekçilerin hak ve özgürlüklerini kazanması mücadelesinin, yıllardır ezilen, ötekileştirilen ve yok sayılanların, emekçilerin hakları, demokrasi, eşitlik ve özgürlük mücadelesi açısından önemli bir adım olacaktır. 

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin seçim sonucu ne olursa olsun, Türkiye`de emek, demokrasi, barış ve özgürlükler için uzun yıllardır yürütülen mücadele elbette sona ermeyecek, bütün yasaklara, baskı ve engellemelere rağmen emek, demokrasi ve özgürlük mücadelesi güçlenerek sürdürülecektir. 

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu