Eğitim ve Bilim Emekçilerinin Haklı Mücadelesi Haksız ve Hukuksuz Gerekçelerle Yargılanamaz!

 
Eğitim Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca’nın “Eğitim ve Bilim Emekçilerinin Haklı Mücadelesi Haksız ve Hukuksuz Gerekçelerle Yargılanamaz” başlıklı açıklama metni:
 

Eğitim Sen olarak, 23 Kasım 2013`te eğitim emekçilerinin giderek artan sorunlarına kalıcı çözümler üretilmesi ve eğitimde yalanan dayatmacı uygulamalara tepki amacıyla yapmak istediğimiz “Meslek Onurumuza ve Haklarımıza Sahip Çıkıyoruz” başlığıyla bir basın açıklaması yapılmak istenmiş, bu konuda taleplerimizi iletmek için Milli Eğitim Bakanlığı`ndan randevu talep edilmiştir. 

AKP iktidarının kendisi gibi düşünmeyen herkese karşı uyguladığı baskı, sindirme ve görmezden gelme politikalarına rağmen, 23 Kasımda binlerce eğitim ve bilim emekçisi haklarına ve geleceğine sahip çıktığını ilan etmiştir. Başbakan`ın Gezi direnişi sırasında destan yazdığını söylediği polisler, 23 Kasım`da yapmak istediğimiz basın açıklamasını fiilen engelleyerek bizlere vahşice saldırmış, aralarında şube başkanlarımızın da bulunduğu onlarca üyemizin yaralanmasına sebep olmuştur. 

Milli Eğitim Bakanlığı önünde neredeyse her hafta bir basın açıklaması yapılmaktadır. Bunlardan bir kısmını Eğitim Sen ve Ankara`da bulunan şubelerimiz gerçekleştirmektedir. Basın açıklamaları etkinliklerinin neredeyse hiçbirinde, hiçbir sorun yaşanmadığı halde, Ankara Valiliği ve Emniyet Müdürlüğü`nün 23 Kasım 2013 günü Milli Eğitim Bakanlığı önünde basın açıklaması yapılması talebimize aşırı şiddet kullanarak tepki göstermiş olması dikkat çekicidir.  

Ankara Valiliği Emniyet Müdürlüğü, tek amacı demokratik tepkilerini dile getirmek olan sendikamız üye ve yöneticilerini suçlu gibi göstermeye çalışmış, onlarca polis aracı ve binlerce polisle basın açıklamasına katılacak kitleyi kuşatma altına almış ve sonunda (orantılı güç kullandığını iddia ederek) tazyikli su, kimyasal gaz ve coplarla üyelerimizi dağıtmıştır. Bununla da yetinmeyen Ankara Valiliği ve Emniyet Müdürlüğü, güvenlik görevlilerinin müdahaleleriyle yaralanan sendika yöneticileri de içerisinde olmak üzere, sendikamızın eski Genel Başkanımız Ünsal Yıldız ve Merkez Yürütme Kurulu üyelerimizin de aralarında bulunduğu 15 üye ve yöneticimiz hakkında bir fezleke hazırlayarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı`na başvurmuştur. Başvuru gerekçesinde 2911 sayılı yasaya muhalefet ettiğimiz iddia edilmesine karşın, sendikamızın basın açıklaması yaptığı ve bunun 2911 sayılı yasa kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı açıktır. 

Kamu görevlilerinin, sendikaların aldığı karar doğrultusunda toplu eylem hakkı insan hakları sözleşmeleri ve Anayasa ile güvence altına alınmıştır. Bu güvenceye göre verilen pek çok mahkeme kararı da bulunmaktadır. İç hukukumuzu doğrudan etkileyen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, sendikal eylem ve etkinlikler nedeniyle verilen cezaları, defalarca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi`nin 11. maddesine aykırı bulmuştur. Emniyetin 23 Kasımdaki tutumu Anayasanın 118. maddesinde düzenlenen sendikal faaliyetin engellenmesinin yasaklanması kapsamına girmektedir. Bu nedenle ortada bir suç ve suçlu varsa o da Ankara Valiliği ve Ankara Emniyet Müdürlüğü`dür. 

AKP iktidarının demokrasi ve hukuk anlayışının gerçek yüzü bu saldırı ile bir kez daha ortaya çıkmıştır. Silah gibi kullanılan biber gazları, yakın mesafeden sıkılan tazyikli su ve coplu müdahale sonucunda onlarca emekçi yaralanmıştır. Bu korkunç tablonun mimarı hiç kuşkusuz sadece polis değil, AKP iktidarının bizzat kendisidir. 

Tamamen demokratik ve barışçıl nitelikli kitlesel basın açıklamamıza saldıran kolluk kuvvetleri ve saldırı emrini veren yetkililer hakkında herhangi bir işlem yapılmamış olmasını kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Eğitim ve bilim emekçileri olarak, bizlere yönelen her türlü hukuk dışı ve fiili saldırıya rağmen demokratik tepkimizi her platformda göstermeye devam edeceğimizin bilinmesini istiyoruz.

Demokratik ve barışçıl içerikli kitlesel basın açıklamamıza yapılan saldırı ve arkasından açılan dava, siyasi iktidar tarafından yaratılmak istenen Türkiye tablosunu göstermektedir. Eğitim Sen`i bu tür baskılar ve davalarla savunduğu ilkelerden ve mücadele çizgisinden vazgeçirmek mümkün değildir. Bu nedenle, iktidara itaat etmemizi bekleyenlere inat, sınıflarımızda, okullarımızda, üniversitelerimizde, bütün eğitim öğretim kurumlarında mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğimiz bilinmelidir. 

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu